Arkadaşlar ben uzun zamandır kuantum mekaniği ve atom fiziği üzerine okumalar yapıyorum ve kafamı fena halde kurcalayan bir konu var.. Şimdi bildiğiniz gibi biz de dahil her şey atomlardan oluşuyor atomun merkezinde pozitif yüklü bir çekirdek etrafında ise negatif yüklü elektron bulutları var. İşin fiziğine bakarsak iki atom birbirine yaklaştığında iki ana bariyerle karşılaşıyor birincisi aynı yüklü negatif elektronların birbirini ittiği elektromanyetik kuvvet. İkincisi ve asıl önemlisi kuantum mekaniğindeki Pauli dışarlama ilkesi. Bu ilkeye göre aynı kuantum durumundaki iki elektron asla aynı alanı kaplayamaz yani evrenin temel kuralları iki atomun birbirinin içine geçmesini veya kelimenin tam anlamıyla temas etmesini kesin olarak engelliyor. Bizim dokundum, sertti, yumuşaktı dediğimiz şey o elektronların birbirini itmesiyle oluşan muazzam direnç kuvvetinin parmak uçlarımızdaki sinir hücrelerini uyarmasından ibaret. Sinirler bu elektrik sinyalini beyne iletiyor ve beynimiz de bunu dokunma hissi olarak simüle ediyor. Yani bebeklerim teknik olarak hayatımız boyunca oturduğumuz koltuğun birkaç angström yani metrenin on milyarda biri kadar üzerinde havada asılı kaldık. Aslında vücudumuz koltuğa hiçbir zaman doğrudan temas etmedi. En sevdiğimiz insana sımsıkı sarılırken bile aramızda kuantum seviyesinde asla aşılamayacak mikroskobik bir boşluk vardı. Bilimsel olarak bu bilgiler her yerde karşıma çıkıyor ama insan beyni bunu idrak etmekte zorlanıyor. Bu konu hakkında bilgisi olan varsa fikrini paylaşabilir mi? 🫠
27 gü
Aşk İlişkileri
Çamaşır Yıkama Sırları
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer 