Krıstın Hannah'ın "Ateşböceği Yolu" kitabının ilk sayfasında uzun zaman önce izlediğim diziyle aynı olduğunu anladım. Neyse ki diziyi çok hatırlamadığım için kitabın içine girebildim. Zaten iki sezonluk dizinin ilk sezonunu izlemişim. Kitabın son sayfalarında ağlamaktan gözlerim şişti. Kitap bittikten sonra ikinci sezona göz gezdirdim kitapta ki aldığım tadı alamadım..
Hayvan mezarlığının kitabını okudum. Filmini de izledim. Kitabı daha sürükleyiciydi. Ana karakteri filmde değiştirmişler. Erkek bebeğin ölmesi gerekiyordu. Küçük kızı öldürmüşler. Puu size dedim.
Kesinlikle okurum. Çünkü film ne kadar başarılı olursa olsun, süreden ve görsellikten dolayı kitabın katmanlarını, karakterlerin iç dünyasını ve detayları mecburen kırpıyor. Kitabı okumak filmin eksik bıraktığı parçaları tamamlıyor.
Benimki tam tersi kitabını beğendiysem filmini de izlemek isterim Mesela çöl çiçeği diye bir kitap vardı onu okudum filmini izledim Her iki şekilde de beğendim
Kesinlikle teşvik eder. Bir filmi sevdiğinde kitabına dönmek, aynı hikâyenin daha ayrıntılı ve farklı bir yorumunu keşfetmek gibi geliyor. Özellikle senin Odyssey örneğinde, yeni çevirinin çıkması tekrar okumak için güzel bir bahane.