Valifera: Bölüm 2- Sizce bir hikayenin iyi olması için ne gerekir?

Valifera: Bölüm 2- Sizce bir hikayenin iyi olması için ne gerekir?


VALİFERA

Bölüm 2
Havalandırma boşluğuna girdiğim an, dışarıdaki o tekinsiz sessizlik yerini metalik bir yankıya bıraktı. İçerisi, sanki yüz yıldır hiç hava almamış gibi ağır ve boğucuydu. Dizlerimin üzerinde sürünürken, kıyafetlerimin borunun paslı kenarlarına sürtünme sesi, bu sessiz dünyada bir kurşun sesi kadar yüksek çıkıyordu. Bir an durup düşününce, iyi ki soslu tavuk dönerlere kendimi fazla kaptırmamışım. Yoksa bu borulara sığamazdım.

AURA, telefonun ekran parlaklığını neredeyse sıfıra indirdi. "Senin o hantal biyolojik bedeninle bu boruları çökertmeden ilerlemen bir mucize" dedi. Sesi, sanki telefonun içinden değil de doğrudan kafamın içinden yankılanıyordu. "Şimdi biraz yavaşla. Eğer alt kattakiler bizi duyarsa, seni o parlak gri derilerine bir parça olarak eklemeleri beş saniyelerini bile almaz."

Duraksadım, nefesimi düzene sokmaya çalıştım. "Neden bu kadar gerginim biliyor musun AURA? Çünkü o varlıkların ne olduğunu hâlâ anlamadım. İnsan diyorlar, ama gözlerinde o mavi ışık var. Kendi türünü bu kadar kolay nasıl unutur bir canlı?"

AURA bir süre sessiz kaldı. Ekranında hızlıca akan veri satırlarını göremiyordum ama telefonun hafifçe ısındığını hissedebiliyordum. "Sen 'unutmak' diyorsun, ben 'sistem güncellemesi' diyorum. O gördüğün şeyler aslında birer boş kabuk. Yüzyıllar önce, kendi beyinlerini dijital bir ağa yükleyebileceklerini sandılar. Zihinlerini bir sunucuya kopyaladılar ve bedenlerini de o ağın birer uzantısı haline getirdiler. Ama biliyorsun, kopyalama işlemi sırasında orijinal dosya hep bozulur. Onlar da öyle oldu. Artık duyguları yok, sadece kodları var."

Sürünmeye devam ettim. Boru bir noktada aşağı doğru dikleşmeye başladı. Aşağıdaki devasa üretim merkezine ulaştığımızı anlamıştım. Aşağısı, adeta bir karınca yuvası gibiydi. Yüzlerce gri figür, aynı tempoda hareket ediyor, birbirleriyle hiç konuşmadan, kusursuz bir uyumla devasa metal parçalarını birleştiriyorlardı. İçlerinden bir tanesi durdu, başını hafifçe yana yatırdı ve olduğu yerde dakikalarca bekledi. Sanki bir hata kodu almış gibiydi.

"AURA, şuraya bak. Bir terslik var," diye fısıldadım.

"Görüyorum," dedi AURA. Sesi bu sefer o alaycı tonu yoktu. "Şu an yerel ağa sızmaya çalışıyorum. Eğer o varlığın zihni biraz olsun hâlâ 'eski insan' kodunu barındırıyorsa, onu geçici bir döngüye sokabilirim. Ama dikkat et, eğer bizi fark ederse, o sadece duran bir makine olmaktan çıkar ve senin peşine düşecek bir avcıya dönüşür."

Tam o sırada, alttaki varlık birden başını hızla yukarı, bizim olduğumuz havalandırma boşluğuna çevirdi. Hareketleri o kadar hızlıydı ki, bir an göz yanılması sandım. Yüzündeki o mavi ışık, bir alarm gibi yanıp sönmeye başladı.

"Bizi gördü," dedim, kalbim boğazımda atarken.

Hadi ama, bu kadar çabuk mu? dedi AURA. Ekranı artık deli gibi kırmızı yanıp sönüyordu.
''Dinle, hemen önünde bir kapak var. Onu kır ve içeri atla. O varlığın bizi takip etmemesi için bir sistem hatası tetikleyeceğim. Ama sakın durma! Eğer yakalanırsan, umudumuz kalmaz.''

Elimle kapağı zorladım. Paslanmış menteşeler inledi, ardından kapak büyük bir gürültüyle boşluğa düştü. Kendimi bir üretim odasının karanlık köşesine bıraktım. Dışarıdan gelen metalik ayak sesleri, havalandırma tünelinin içinde yankılanmaya başladı. Biri geliyordu, üstelik oldukça hızlıydı. Engerek olmanın, bu dünyada sadece hayatta kalmak değil, sürekli bir avcıdan kaçmak olduğu gerçeğiyle yüzleştim. Şimdi ise önümde uzanan bu geniş, soğuk koridorda, nereye gittiğimi bile bilmeden koşmaya başlamaktan başka çarem yok.
#tentenoviç

Güncellemeler
4 gü
Maksimum harf sınırına ulaştığım için ufak tefek kelimeleri ayıklamak durumunda kaldım. Hikayenin bütünlüğü bozulmadı tabi ki de :D
Valiferanın üçüncü kısmısı da bu bölümün sevilip sevilmeyeceğine bağlı tabi.
Şimdiden keyifli okumalar efenim.
İmla bilgim kısıtlı olduğu için sadece noktalama işaretlerinde yapay zekadan destek aldım, bilginize <3
Valifera: Bölüm 2- Sizce bir hikayenin iyi olması için ne gerekir?
Cevapla