Arkadaşlar bizler Latin alfabesi yerine kendi alfabemizi neden kullanmıyoruz? Kendi özümüze dönmemiz gerekiyor gibi hissediyorum.
2 ay
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer Arkadaşlar bizler Latin alfabesi yerine kendi alfabemizi neden kullanmıyoruz? Kendi özümüze dönmemiz gerekiyor gibi hissediyorum.
Dönemin matbaası, telgrafları ve daktiloları Latin harflerine uygundu ve bilim, edebiyat ve felsefe literatürü Batı kaynaklıydı. Bu yüzden Latin harflerine geçildi. Aynı şekilde müslüman olan Bosna-Hersek, Arnavutluk, Kosova ve Azerbaycan gibi ülkeler de Latin alfabesi kullanıyor. En son Kazakistan da Latin alfabesine geçti Kiril alfabesini terkederek. Göktürk alfabesi daha çok Eski Türkçeye özgüdür. Ruslar eski alfabelerini yeni Rusçaya uygun bulmadıkları için Yunan ve Sırp kökenli olan Kiril alfabesini aldılar.
Eksik harfler dil kurumu tarafından tasarlanıp ayarlanabilirdi. Zaten kendimize özgü değerlerle felsefe, edebiyat, bilim üzerinde dilimizi geliştirecektik. Bizim batılılaşmaya ihtiyacımız yok türkleşmeye ihtiyacımız var. Batı Türkler kadar asil bir millet değildir...
Ben şu an Türklerin asillik seviyesinde olduğunu zerre kadar düşünemiyorum maalesef. Barış Manço "Bizim uygarlaşmaya ihtiyacımız var Batılılaşmaya değil." demişti. Oysa uygarlık tamamen Batı'da var. Bilim, sanat, edebiyat, felsefe, teknoloji hep Batı'da. Doğu'da varsa Doğu ülkeleri bunları hep Batı'dan aldılar zaten, yani demem o ki gelişen Doğu ülkeleri de gelişmişliklerini Batılılaşmaya borçlu. Rusya'da Batılılaşma hamlesi olan Büyük Petro devrimleri, Japonya'daki Batılılaşma hamlesi olan Meiji Restorasyonları olmasaydı bu iki ülke bugün böyle gelişmiş düzeyde olmayacaktı. Türkiye'nin ite kaka İslam ülkelerinden daha gelişmiş olma nedeninin temelinde sadece Atatürk devrimleri değil II. Mahmut devrimleri de vardır. Latin harflerine gelirsek, o harflerde de Türkçeye uygunsuzluk vardı ve ö, ü, ç, ğ gibi harflar meydana geldi. Aynısı Azerbaycan alfabesinde de var.
Sadece alfabenin göktürk alfabesi olması bunlara engel değildi. Şahsen bugün yunanistan bile avrupa birliğinde bir ülkeyken kendi yunan alfabesini kullanabiliyorlar. Modernleşeceğiz diye Cumhuriyetin temelleri atılırken batı tarzı kıyafetlerle insanları hem zorladılar hem çok fazla zulüm ettiler bu ülkemiz için kabul edilecek bir durum değildi fakat hepimizi böyle kanunlarla dahada çok asimile ettiler. Halbuki sadece devlet memurlarına türk kültürüne uygun kıyafet kanunu olarak uygulanabilirdi. Bütün halkı birden buna zorlamaları hiçbir medeniyetede sığmaz açıkça modernlik adı altında soykırıma uğradık. Buğün avrupa insan hakları bu uygulamalara nasıl bakardı onuda düşün. Oda bir tarafa ülkemizdeki çoğu insana baktığında modern görünümlü fakat beynini açıp baktığında suriyelidir. Önemlı olan zihniyet kıyafetlik değilmiş bunuda gördük.
Bunları Teoman Duralı'dan okudun sanırım. Atatürk döneminde sokaklarda peçeli kadınlar bile vardı. Dönemin arşiv videolarını izlersen İstanbul sokaklarında fesli dolaşan insanlar bile vardı. Bu siyasal İslamcı mitolojilerini geçelim artık. Sadece memurlarla mebuslara takım elbise ve şapka zorunluluğu vardı. Kaldı ki bu Batılılaşma hamlesini o dönemin Afganistan'ında Amanullah Han ile İran'daki Rıza Pehlevi bile yapmıştı. Şimdi Afganistan'a bak Amanullah Han'ı mumla arıyorlar, kimse orada sırf geleneksel Peştun kıyafeti giyiyor diye de mutlu değil. Yunanistan'ın kendi alfabesini kullanma nedeni Yunanlıların antik bir yazılı kültüre sahip olmalarıdır. Türklerin antik yazılı bir kültürü yok. Çünkü Türkler göçebe bir kavimdir. Eski Yunan'da İlyada'dan tut Medea'ya kadar yazılı antik destanlar var. Adamlar elbette yazılı kaynaklarıyla örtüşmek için kendi öz alfabeleriyle örütüşük olmak durumundalar. Kaldı ki hem Selçuklu hem de dönemin Osmanlısı Horasan'daki ve Mavera'ünnehir'deki ilmi havzadan dolayı dönemin ilim/bilim dili olan Farsî harfleri kullanmıştır. Atatürk devrimlerinde de Latin harflerinin kullanılma nedeni Batı dünyası dillerinin bilim dilleri olmasından kaynaklıydı. Mesela sen bana dünyanın falancı bir yerinde Göktürkçe kayıtlı milyonlarca kitabın olduğu bir kütüphane gösterebilir misin? Ama Antik Yunanca'da böyle milyonlarca kitap var.
Yunan antik çağlarınaki belgelere şu an günümüz çağından bakarsak birçok hurafelerlede doludur. Tamam atina demokrasi ve felsefenin merkezi oldu ama şu an avrupa ülkelerinin birçoğundan daha az gelişmiş bir ülkedir yunanistan... Farabi, İbn Sina, ibn rüşd, gazali, ibn haldun gibi isimleride hafife almamak lazım batı dünyasında etkileri illaki olmuştur. İbn Sinayı ders kitaplarına sokan batı bugün gelip bizden daha medeni olduğunu iddia ediyorsa kimin medeni olduğunu sorgularım ben... Tamam biz islamla kaynaştığımız için araplaşmıştıkta fakat kendi kültürel kıyafetlerimizlede uyum sağlayabilirdik. Şahsen ben batının bizden daha medeni olduğunu hiç düşünmüyorum. Eşcinsel bireylere evlilik ve çocuk sahibi olmalarına kadar haklar veriyorlar bu türk kültürüne çok terstir ve medeni bir toplumda böyle olmaz. Cezeri adında müslüman bir bilim adamı dünyanın ilk robotunu diyarbakırda tasarlamıştır. İnsansız hareketlerle içecek sunan bir robot hemde hava basıncı ve yerçekimiyle adam bunlarla tasarlıyor. Su elektrik yok kendin araştırıp bakabilirsinde... evrensel deha birûni bilimin 30 ayrı dalında eserleri olan medresede okuyan müslüman bir bilim adamı daha 1000 yıl önce dünyanın döndüğünü yuvarlak olduğunu savunuyordu. Hatta bilimsel kanıtlar ilede kanıtlamıştır. Yer çekimi diyince hepimizin aklına newton gelir. Bîrúni bu fikri öncesinden savunduğunu hiçbir insan konuşmaz. Dünyanın yarıçapını hesaplamış ve kendi ekseni etrafında dönerek günlerin oluştuğunu tespit etmiştir. Orta çağda bîrûni çağı olarak adlandırılacak derecede çalışmaları olmuş. Benim asıl merak ettiğim şu an modern gelişmiş çağ diye yaşadığımız bu çağda neden böyle bilim adamları çıkmıyor?
Yalnız ben bu konuyu bugün Yunanistan'ın neden Yunanca alfabeyi terketmediği konusu açısından ifade ettim. Onun dışında elbette İbn Sinalar ve Farabiler değerlidir. Ancak İbn Sinalar ve İbn Rüşdler bugünkü ana akım Sünnicilik akımının benzerleri tarafından zamanında kâfir olmakla itham edilmişlerdi. Selçuklular döneminde İşrakilik mezhebinin kurucusu Şehabeddin Sühreverdi Halep'te fanatik Sünniler tarafından idam edildi. İslam'ın ilk 300 senesinde aydınlanma vardı ama bunlar da Eski Yunan kaynaklarından faydalanmaları sayesinde olmuştur. Ona bakarsak Eski Yunan bilim adamı Erothosthenes zamanında dünyanın yuvarlak olduğunu bilmiştir, hatta dünyanın çapının kaç kilometre olduğunu da doğru ispatlamıştır. Diğer yandan Eski Yunan filozoflarından ve bilim adamlarından Aritosteles aynı zamanda embriyoloji biliminin de kurucusudur. Batı'daki eşcinselliği öne sürüp Batı medeni değil demişsiniz ama Batı'daki bir grup eşcinselli öne sürüp Batı komple asil değil demek saçma. Zira Batı eşcinsellerden fazla eşcinsellik karşıtı insanlar da var. Şu an Amerika'yı kürtaj karşıtı sağcılar yönetiyor. Nitekim ecdad dediğimiz Osmanlı'da bile eşcinsellik vardı, Yeniçeri ocağında civelek taburu olarak adlandırılan aşçıbaşı yardımcılığı yapan yeniçelerin cinsel ihtiyaçlarını karşılayan genç erkekler vardı. Çünkü yeniçerilerin 40 yaşına kadar evlenmeleri yasaktı ve cinsel ihtiyaçlarını da yeniçeri ocağındaki yeniçeri adayı olan civeleklerden karşılıyorlardı. Osmanlı döneminde çok boyutlu bir âlim olan Künhü’l Ahbar’ın yazarı Gelibolulu Mustafa Âli divanında “Zenne rağbet eder mi âkil olan? Tab-Âli civana maildir.” demektedir. Yani ne diyor; “Aklı başında olan kadına eğilim gösterir mi? Âli’nin yaradılışında delikanlıya yöneliş vardır.” Âli’den kastı ise kendisi tabi.
Bir de sorunda Göktürk alfabesiyle Türk kültürünün özüne dönelim diyorsun ama bugünün Türk toplumu bile Eski Türklerden çok daha muhafazakâr. Niye dersen dönemin Arap seyyahlarının Türkistan seyahatnamelerini incelediğimizde Eski Türklerin kadın erkek çıplak şekilde karışık bir şekilde gölde ve ırmakta yüzülüp eğlenildiğinden bahsedilir. Benzer ifadeler İbn Fadlan'ın seyahatnamesinde de var. O zaman özümüze döneceksek bu cinsel serbestliği de kabul etmemiz gerekir. Zaten insanın özünde çıplaklık vardı yerleşik hayata geçmeden önce.
Erothosthenes doğum yeri antik yunanken iskenderiye o günün bilim merkezinin yeri olan şu an ki mısırda yapmıştır. Carl Sagan - Kozmos kitabındada anlatılır. Hatta baş kütüphane görevlisi olduğu bilinir. Açıkçası medeniyet ilk nereden başladı kavgası bir kaostan ibaret bütün medeniyetlerin birbirinden etkilenmesiyle herkes birbirinden etkilenmeyi başarmıştır. Merak ettiğim şu eşcinsellik veya çıplaklık eskiden günümüze kadar ahlaken şekillenerek toparlamışsa buda bir ahlaki medeniyet gelişimi olmaz mı? Medeniyet sadece bilim odaklı diye batıyı merkeze almamız ne kadar mantıklı? Bir toplum hem ahlak hem bilim yönünden gelişmesi daha altın bir medeniyet gibi geliyor bana... Burada sana osmanlı tavırları takınmıyorum. Örnek bugün bing bang patlaması modern bilimde söylenirken temel mantık olan aklımıza takılan soru patlamayı tetikleyen şey ne gibi sorular olur. Eğer batı bu temel mantığı inkar ediyor bu soruya cevap vermiyorsa bilimin merkezi kendisi olamaz. Bak ibn-i sina padişahtan kaçarken at üzerinde yakalanıyor orada varlık felsefesinin kodlarını yazıyor. Orada zorunlu varlık ve münkün varlıkla yaratıcının varlığını ispatlıyor. Buna rağmen ulemâların çoğu âdi bir müslüman hükmündedir diyorlar. Yani demek istediğim şu; bilim temel mantığı inkar ederek yapılamaz. 600 Sene İbn-i Sinanın kitaplarını okuyan batı temel mantığı inkar ederek kendilerini merkeze koyuyorlar. Ya temel mantık sorusuna cevap neden bulamuyorlar? Bak antik çağ yunan felsefesi diyoruz bu temel mantığı kursalar bile inandıkları kutsal kitabın tahrif edilmesi onlarda temel mantığı inkara sürüklüyor. Batının şuanki konumu ağır ideologlara karşı bilimsel zehirlenmedir. Çünkü temel mantık yok... buda toplumun ahlaki medeniyetini yükseltmiyor olduğu yerde kalıyor. Daha birçok konu varda bahsedeceğim daha sonra yine konuşuruz.
Ama İskenderiye Kütüphanesi'nin kurucusu Selevkosların kurucusu Ptolemaios'tur. Ptolemaios ise Büyük İskender'in en önemli komutalarındandı. Onun dönemi Mısır'da Helenizasyonun zirveleriydi. Helenler Mısır'daki Yahudileri bile asimile etmeye çalışmıştı, Mısırlıların dili Kıptice'ye de bir sürü Yunanca kelime sokmuşlardı. Peki Batı'ya karşı şu an Doğu toplumlarını nereye koyuyorsun? Tamam madem Batı bu kadar kötü Doğu çok mu idealize edilecek bir yapı oluşturuyor? Batı deyince nedense herkes direkt cinselliği akla getiriyor, cinsellik zihinlere kodlanmış. Afganistan'da ise Baca Bazi kültürü var. En ağır muhafazakâr iki ülke olan Hindistan ve Pakistan'da bile travestiler var. Hatta Bangladeş'te geçim sağlamak için kızına fuhuş yaptıran insanlar da var. Doğu'nun kendini Batı karşısında cinsel anlamda ahlaklı sanması kendi cinsel sapkınlıklarını henüz kurumsallaştırmamasından ileri gelir.
şu an açıkça söylemek gerekirse doğuda batıda birbirinden beter. İnsanoğlu fıtratı gereği biyolojik olarak zaten böyle arzulara kapılabilir. Fakat sonrasında derin düşünüyorsak şunları sorabiliriz; Bizler neden böyle isteklerin peşinden koşar ve geçici bir haz olmasına rağmen tekrar bunu isteyip yaparız bu neyi etkiliyor veya hazdan sonra hiçbir şey olmamış gibi hayatımıza neden devam ediyoruz, bunun anlamı nedir gibi sorular sorabiliriz. Burada önemli olan bunu yapıp yapmamış olmanda bir tarafa temel mantık olarak ilahi kaynağı referans alırsak bu fizyolojik gerçekler bile anlam kazanır. Eğer bu kişi dine inanan biriyse bunun yasak olduğunu ve yaparsa günahkâr olacağının bilincinde olur. Fakat temel mantığı ilahi referansla birleştirip bakmadığımızda anlamsal bir tamamlayıcı bulamayız eksiklik hissine kapılır ve belirsizliğe karşı tahammülsüzlük beslemeye başlarız. Çünkü inkar ediyoruz bir anlamı yok varoluşsal boşluk üzerindeki temel mantık nedir? sorusu bu sefer başka arayışlara yönlendirir bizi bu; agnostizm, deizm ve benzeri gibi... Eğer bu temel mantık nedir arayışı varsa arananda vardır. Mesela evde televizyonu açacaksın kumanda kayboldu aramaya başlarsın bu arayışın sebebi kumandanın varolmasıdır. Bez yıkayan kurusun diye güneşi arar, balık sudan çıksa tekrar yaşamak için suya gider. Peki Bez yıkayan güneşe kızar, balık suya öfkelenir düşman olursa kendi varoluşların temel mantıksızlığı olmaz mı? Çünkü herşeyin bir sebebi var mantığı işler. Seninle yan yana gelip kuranı merkeze alalım. Sence kendi yöntemimizle çıkaracağımız şeriat modeli çok mantıklı ve adaletli bir düzende olmaz mı? Az çok sende tahmin edebiliyorsundur. Peki kafanda sistemleştirdiğin şeriat modelinde yönetilen bir devlet var mı bak bakalım. Unutma kuran hukuki cezalar söyler fakat nasıl uygulanacağına karışmaz sadece bir yöntemle uygulamanı ister. Modern sistemlerle uygulanabilir mesela 😉
Bu yakalamaya çalıştığın çağdaşlıktan bilimden modernizmden kendini soyutlamak olurdu o dönem. Nasıl ki geri kalmışlık içindeydik, yine aynı olurdu bir ilerleme sağlamış olmazdık.
Fikrini destekliyorum ama pratikte oluru yoktu. Şu an için söylüyorsan yapsınlar öğrenelim kullanalım, İngilizcenin yanında öğretilsin. Çoğu lisede ikinci yabancı dil Almanca. Böyle olmasın örneğin bence iyi fikir.
Göktürk alfabesi fikri romantik duruyor dostum, kabul, ama işler pratikte biraz karışık 🎭 Şu an tüm eğitim sistemi, teknoloji, klavye, kitaplar, hukuk, her şey Latin alfabesine göre kurulmuş. Bir anda değişsek ülke komple “update bekleyen program”a dönerdi. 😅 Ama merakın süper, istersen hobi olarak öğren, dövme, tasarım, sanat işlerinde kullan, baya karizmatik duruyor 🖋️📚
Cevap
2Cevap
100 yıldır tüm tarihimiz yalan.. bir gün her şey ortaya çıkacak hain sandıklarımız kahraman kahraman sandıklarımızda ne olduğu er geç ortaya çıkacak
Zaten öyle türkler çok fazla asimile edildi. Dili, Kültürü, Medeniyeti neredeyse 100 yıldır başka bir toplum haline geldi. Türk desen değil Arap desen hiç değil avrupalı desen değil...
Çünkü Mustafa Kemal Atatürk senin gibi Faşist değildi
Diline sahip çıkmak faşistlik değildir. Fakat batı medeniyetini türklere dayatmak tam bir faşistliktir. Bizim batılaşmaya ihtiyacımız yoktu vatanımızın her bir insanına sahip çıkma ihtiyacımız vardı.
Göktürk devleti yıkıldıktan yıllar sonra Uygur devleti kuruldu onlar bile Göktürk alfabesi kullanmadı senin derdin vatanseverlik değil Irkçılık yapmak
Benim ırkçı biri olmadığım adımdan bile belli olur. Şahsen bugün türkiyedeki bütün insanlara sorsan batı medeniyeti mi türk medeniyeti mi diye türk medeniyetini seçerler. Çünkü türkler savaşırken bile çok namuslu vicdanlı insanlardı. Osmanlı bunun en büyük örneği
öğrendin mi ki
Bazı harfleri öğrendim devam ediyorum.
helal
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?