Benim gibi yazıyla var olan başka kimseler de var mı? Bu yolda, benim gibi kalemiyle yürüyen başkaları bulunur mu?

İnsan bazen bir odanın ortasında durur da duvarların üstüne üstüne geldiğini hisseder. Kapılar vardır ama açılmaz, pencereler vardır ama ışık girmez. İşte sıkışıp kalmışlık tam olarak budur: Nefes alırsın ama hava sana ait değildir. Çaresizlik, içinden çıkamadığın bir kuyunun dibinde yankılanan kendi sesindir; ne kadar bağırırsan bağır, sana geri döner. Ümitsizlik ise yarının bugünden farklı olabileceğine dair inancın yavaş yavaş elinden kaymasıdır. Aile sevgisinden uzak büyüyen ya da o sıcaklığı hiç tam hissedemeyen insan, hayata hep yarım başlar. Başkaları için sıradan olan bir sarılma, bir “yanındayım” cümlesi onun için lüks olur. Kendi evinde misafir gibi yaşarsın bazen; aynı çatı altında ama başka dünyalarda. Sevilmemek değil belki, ama anlaşılamamak insanın içini en çok üşüten şeydir. Bu yüzden insan, kök salamadığı topraklardan sessizce kaçmak ister. Kaçmak değil aslında; kendine ait bir yer aramak. Ve sonra “kendi yuvam” diye bir hayal büyür içinde. Gürültüsüz, yargısız, kırmadan konuşulan bir ev. Kapısını açtığında yorgunluğunun sorgulanmadığı, sustuğunda bile anlaşıldığın bir alan. Evlenmek bu hayalde sadece bir imza, bir tören değildir; yarım kalmışlıklarını bir başkasının kalbiyle tamamlayabilme umududur. Birlikte susabilmek, birlikte iyileşebilmek demektir. Geçmişin yaralarını geleceğin elleriyle sarmak gibi…Mutluluk ise büyük kahkahalarda değil çoğu zaman. Akşam aynı masaya oturabilmekte, sabah aynı niyetle uyanabilmektedir. Huzur, fırtınasız bir hayat değil; fırtına çıktığında elini bırakmayan bir eş demektir. İnsan en çok da bu yüzden ister evlenmeyi: Dünyaya karşı tek başına durmamak için. Ve belki de en derin umut şudur: Kendine gösterilmeyen sevgiyi başkasına gösterebilmek. Soğuk bırakılan bir kalbin, sıcak bir yuva kurabilmesi… Geçmiş seni kırmış olabilir ama gelecek hâlâ seninle konuşmak istiyor. Çünkü bazı insanlar karanlıktan geçer ki, ışığı daha iyi tanısın.

Benim gibi yazıyla var olan başka kimseler de var mı? Bu yolda, benim gibi kalemiyle yürüyen başkaları bulunur mu?
Cevapla