Oysa aşk neydi, ne değildi?

Aşk bir his miydi, duygu mu? Yoksa bir anlık mı veya süreç mi?

Aşk insanı kendinden, nefsinden sıyırıp, bendinden yırtar ve varlık gömleğinden soyar. Seven sevgisinin sahibi, öznesi olmaktan çıkar. Geriye sadece aşk kalır. Seven de sevilen de, aşıkta maşukta O'dur.

Öyleyse aşk bir süreçtir. mecazdan hakikate, suretten asıla ulaştıran bir köprüdür. Vuslat anında seven sevdiğinde yok olduğunda süreç tamamlanır.

Aşk yakmalı ve dönüştürmeli. Aşk ateştir. Yol O'nadır. Mecnunu Leylaya değil Mevla'ya ulaştıran yolun adıdır aşk. Sanma ki Leyla bu aşka layıktır.

Aşkta beklenti değil, teslimiyet vardır. Sevilmek için sevmez. Aşk hem bir yanış hem de yeniden doğuştur. Aşık eski benliğinde yanar ve yeni bir varlık olarak doğar.

Aşk yok olma iradesidir. Ne nefse dayalı bir arzu, ne de dünyaya sıkışmış bir hevestir. Birini elde etmek, ona hükmetmek ya da onun üzerinde hak iddia etmek aşk değil nefsin bencilliğidir. Aşk özgürleştirir, tutsak etmez. Aşk bedeni, aşar ruhu sarar.

Aşk acı çekmek değildir. Aşk kendine zarar vermek, kendini tüketmek değil, kendini aşmaktır. Ve aşkta menfaat olmaz, aşkta pazarlık yapılmaz. Aşk pazarlık değil feda etmektir.

İçinde olduğun hal seni bağlayan bir zincirse, o aşk değildir. Seni senden kurtarıyorsa aşktır.

Aşk dil ile anlatılamayan, kelimelerin taşıyamayacağı bir sırdır. Öyle ki, akılla değil kalple bilinir. Kitaplardan okunmaz, dilden duyulmaz.

Oysa aşk neydi, ne değildi?
Oysa aşk neydi, ne değildi?
Cevapla