güneşin hiç batmadıgı bir ülkede yaşayan bir barış varmış. herkes mutlulugunu kıskanır ama bir o kadar da severmiş. Hatta o kadar sevilirmiş ki barışa taht tekfif etmişler ama barış ben huzurumu kaybetmekten korkarım diyerek red etmiş...
saygı duyuyor ve kısmen katılıyorum. Ben tamamen gerçeklerden kopmaktan bahsetmiyorum arada da olsa gerçekleri rafa koyup, dinlenmekten kafayı boşaltmaktan bahsediyorum. Yoksa gerçeklerden soyutlanmak bagışlayın ahmaklık... Saygılarımla
Zamanın çarkının şaştıgı felegin tersine döndüğü pirelerin tellal iken; kıymetin kah bilindiği kah bilinmediği bir evrede, sulak yeşil bir alan varmış. o bölgeye herkes gelmez gelende gitmek istemezmiş. Güneş dahi işıgını oraya ayrı bir özenle verirmiş. Çeşit çeşit çiçekler, boy verir, şarkılar söyler arıları ve bülbüleri davet eder, bazen yer değiştirirler ama keyiften eglenceden ödün vermezlermiş... Gün dönmüş, devran olmuş bir nesil gitmiş başka nesil gelmiş, Dereken;bu güzel bahçenin köşesinde, suskun bir çiçek açmış. aslında göz önünde olan nadide çiçek türlerindenmiş ama nedense digerlerine garip gelmiş çünkü yaprakları aşagı eğikmiş... Güneş tuhaf karşılamış onu kuşlar, böcekler, takip etmiş... bizim çiçek, bu duruma hayli ile içerlemiş ve kimseyle konuşmama arıları, bülbülleri dave etmeme kararı almış. Aslında eşsiz bir yapısı varmış ama daha görülmemiş bu yüzden yadırganmış. suskunçiçek bunları içine atmış. ama solup, gitmemiş dik durmuş güneş ısıgını esirgese de rüzgar fazla degsede durmuş. Ama ne kadar daha dayanırmış ki? derken; uzak diyarlardan bir bal arısı onu fark etmiş eşsizbir kokusu ve zerafeti varmış git peteginden almış bülbüle haber vermiş bülbül isteksizz ama şakımış suskun çiçek birden yapraklarını salı vermiş ve büyüleyici bir şekle bürünmüş. herkes onunla arkadaş olmak ondan beslenmek ya da yakın olmak istemiş. Ama o zor zamanında hiç tanımadan yadırgamadan gelen arı dışında herkese kapanmış... erişilmez ve suskun çiçek olarak kalacak derken erişilmesi zor ama kıskandıran bir sesiyle dagı taşı büyülemiş
dalmış yürüyorsunuz bir an da kendinizi çıkmaz sokakta buldunuz derken duvar ışıldamaya başlar önce korkarsanız sonra merak eder dokunursunuz. duvar kapıdır aslında; bir anda gök kuşagından aşagı kaymaya başlarsınız ve kendinizi bir göl kenarında bulursunuz. orada periler var etrafta uçuşuyorlar. dersiniz ki; keşke onlar gibi olsam ve birden bir kıvılcım kanatlarınız belirir heyacandan yüreginiz kocaman olur ve uçmaya başlarsınız... Orası her dilegin gerçek oldugu yerdir...
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
1Cevap
anlat evet
güneşin hiç batmadıgı bir ülkede yaşayan bir barış varmış. herkes mutlulugunu kıskanır ama bir o kadar da severmiş. Hatta o kadar sevilirmiş ki barışa taht tekfif etmişler ama barış ben huzurumu kaybetmekten korkarım diyerek red etmiş...
Bizim masallara karnımız tok 😂
ama bazen gerçekler yormuyor mu? bazen uzaklaşmak gerekmiyor mu? oralarda daha özgür olmuyor muyuz?
Herşeyin sonunda gerçek diye sert bir duvar var çarpmaya gerek var mı
anlık mutluluklar mı? az da olsun güzel bir şey yaşamak mı? yoksa gerçeklere bogulup hep kaygımı yaşamak? karar sizin..;)
Gerçekleri kabul edip mutlu olmayı seçmek daha mantıklı
saygı duyuyor ve kısmen katılıyorum. Ben tamamen gerçeklerden kopmaktan bahsetmiyorum arada da olsa gerçekleri rafa koyup, dinlenmekten kafayı boşaltmaktan bahsediyorum. Yoksa gerçeklerden soyutlanmak bagışlayın ahmaklık... Saygılarımla
Masallara dalınca tabi mutlu olursun çünkü orada her istediğin olur ama gerçeğe uyanınca koca bir acı hayattan nefret ediyorsun
İyi günler dilerim
Olur
Zamanın çarkının şaştıgı felegin tersine döndüğü pirelerin tellal iken; kıymetin kah bilindiği kah bilinmediği bir evrede, sulak yeşil bir alan varmış. o bölgeye herkes gelmez gelende gitmek istemezmiş. Güneş dahi işıgını oraya ayrı bir özenle verirmiş.
Çeşit çeşit çiçekler, boy verir, şarkılar söyler arıları ve bülbüleri davet eder, bazen yer değiştirirler ama keyiften eglenceden ödün vermezlermiş...
Gün dönmüş, devran olmuş bir nesil gitmiş başka nesil gelmiş,
Dereken;bu güzel bahçenin köşesinde, suskun bir çiçek açmış.
aslında göz önünde olan nadide çiçek türlerindenmiş ama nedense digerlerine garip gelmiş çünkü yaprakları aşagı eğikmiş...
Güneş tuhaf karşılamış onu kuşlar, böcekler, takip etmiş...
bizim çiçek, bu duruma hayli ile içerlemiş ve kimseyle konuşmama arıları, bülbülleri dave etmeme kararı almış. Aslında eşsiz bir yapısı varmış ama daha görülmemiş bu yüzden yadırganmış.
suskunçiçek bunları içine atmış. ama solup, gitmemiş dik durmuş güneş ısıgını esirgese de rüzgar fazla degsede durmuş. Ama ne kadar daha dayanırmış ki?
derken; uzak diyarlardan bir bal arısı onu fark etmiş eşsizbir kokusu ve zerafeti varmış git peteginden almış bülbüle haber vermiş bülbül isteksizz ama şakımış suskun çiçek birden yapraklarını salı vermiş ve büyüleyici bir şekle bürünmüş. herkes onunla arkadaş olmak ondan beslenmek ya da yakın olmak istemiş. Ama o zor zamanında hiç tanımadan yadırgamadan gelen arı dışında herkese kapanmış... erişilmez ve suskun çiçek olarak kalacak derken erişilmesi zor ama kıskandıran bir sesiyle dagı taşı büyülemiş
Çok dramatik hayalperest bir yazı çok sevdm saolun
adı üzerinde masal teşekkür ederim
Anlat hadi
size yok size yok
Ya niye
Niye anlatmıyorsunuz?
Olur
dalmış yürüyorsunuz bir an da kendinizi çıkmaz sokakta buldunuz derken duvar ışıldamaya başlar önce korkarsanız sonra merak eder dokunursunuz. duvar kapıdır aslında; bir anda gök kuşagından aşagı kaymaya başlarsınız ve kendinizi bir göl kenarında bulursunuz. orada periler var etrafta uçuşuyorlar. dersiniz ki; keşke onlar gibi olsam ve birden bir kıvılcım kanatlarınız belirir heyacandan yüreginiz kocaman olur ve uçmaya başlarsınız... Orası her dilegin gerçek oldugu yerdir...
Aaa baya iyi 😅