Yazar, müzisyen, şair, ressam, heykeltıraş ve daha niceleri.. En sevdiğiniz sanatçı ile kahve sohbetinde ona en çok neyi sormak isterdiniz?

Bir şiir, o veya bu insan grubuna hizmete mecbur muydu? Güzel olması yetmez miydi? Bir roman neden yazılırdı?
Yazar, müzisyen, şair, ressam, heykeltıraş ve daha niceleri.. En sevdiğiniz sanatçı ile kahve sohbetinde ona en çok neyi sormak isterdiniz?

Bir şiir, o veya bu insan grubuna hizmete mecbur muydu? Güzel olması yetmez miydi? Bir roman neden yazılırdı?
Adalet Ağaoğlu'nun Ölmeye Yatmak kitabındaki Aysel karakterini hem çok kasvetli hem de çok derin bulurum. Böyle bir imkanım olsaydı nasıl bir ruh haliyle nasıl bir hayal dünyası ile bu karaktere şekil verdiğini detaylıca sorup öğrenmek isterdim.
Reşat Nuri Güntekin'le hasbihal etseydik, iki lafın belini kırdaydık fena olmazdı yaa, hayatı hakkında da konuşmak isterdim kendisiyle, ay o da benim gibi yay burcu, ah ben boşuna mı yakın hissettim kendimi ona, nasıl da anlaşılır bir dili var, kendisiyle aramızda kuşaklar olmasına rağmen onun dili aşina geliyor bize, halbuki Halid Ziya Uşaklıgil'in ağır bir dili var lakin yine de anlıyorum sevgili Halid Ziya Uşaklıgil'i, ne de yakışıklı bir adammış kendisi demiştim resmini gördüğümde lakin şöyle de bir durum var Halid Ziya Uşaklıgil daha büyük Reşat Nuri Güntekin'den, zannımca o yüzden kendisinin dili o kadar ağır, ikisi de kıymetli yazarlardan. Reşat Nuri Güntekin'e, Halid Ziya Uşaklıgil'i de sorardım, onun hakkında neler düşündüğünü. Reşat Nuri Güntekin'e nasıl bir baba olduğunu da sormak isterdim aslında, ileri mi giderdim bu soruyu sorarak acaba veya da sormazdım, o da bana sorular sorar mıydı, ne sorardı acaba sorsaydı eğer, kim bilir muhabbet edebilseydik kendisiyle, mümkün olsaydı bu belki ben de kendisinin romanının bir parçası olurdum tanısaydı beni, acaba beni nasıl tasvir ederdi yazsaydı eğer. En can alıcı sorumu da sorardım kendisine; Çalıkuşu romanınızı kimden/nelerden ilham alarak yazdınız diye de sorardım, fevkalade güzel bir roman çünkü o roman, o romanın bestesi yapıldı, dizisi yapıldı, ah nasıl güzel olmasın ki. Belki ilk aşkını tasvir etti bizlere, ona yer verdi kaleminde, aşkla yazmış ki o romanı bu zamana intikal etmiş, acaba o Feride kimdi, daha masumane düşüneyim belki de kuzeniydi ya da insani yönünü çok beğendiği birisi, Feride'nin tek başına kurgusal bir karakter olduğuna inanmak istemiyorum, kimdi Onun Feridesi acaba, insanlığına hayran olduğu birisi mi yoksa kalbinde yaşattığı bir sevda mı, şöyle bir inceledim de Reşat Nuri Güntekin'i, siması resmi ve ciddi geldi bana, halbuki Çalıkuşu öyle değil ki, haylaz, munis bir şey, belki kendisi de öyledir de çaktırmıyordur, kendinden de eklemeler yapmıştır muhakkak ki Çalıkuşu'nun üzerine. Çalıkuşu sadece tanıdığı tek bir insana ait olamaz bence, üzerine serpmeler de yapmış, kendisiyle sohbetler ederken tabii günümüzün kıyafetleriyle çıkamazdım, korkar kaçardı benden, uzaylı görmüş gibi, kendi zamanımdan geldiğimi belli etmemeye çalışırdım kendisine, yoksa kendisiyle konuşmak gibi bir şansım olmazdı lakin o da beni yabancı bulmazdı kendisine, ben bu kadar yakın görüyorken kendimi ona. İnsan kendisini bu kadar çok sevene, kendisini yabancı hissedebilir mi hiç, ah ben kendisinin kitabını okurken kâh güldüm, kâh ağladım. Ah Feride, Munise'yi evlat edinen, onca talibi olmasına rağmen kimseleri hayatına almayan, doğurmadığı halde anne olan, anneliği yaşayıp hisseden, güçsüzün yanında olan, kimseye yalakalık yapmayan canım Feride, acısını yaramazlıklarıyla örtmeye çalışan mağrur kız, ah Hayrullah Bey, Feride'yi koruyan, nikahına alan şefkat abidesi, onu da sorardım Reşat Nuri Güntekin'e. Hayrullah diye tasvir ettiği kişi acaba kendisi mi, kimden ya da kimlerden hangi olaylardan ilham aldı Hayrullah Bey'i bize anlatırken, ben hem gülüp hem ağlamıştım Hayrullah Bey'i okurken, ah ben de hayatımın kısacık bir lahzasında Hayrullah Bey gibi bir insanı tanımıştım, nasıl bahtiyar olmuştum onu tanıdığım için, o da doktordu, aynı Hayrullah Bey gibiydi, ah Reşat Nuri Güntekin'in kaleme aldığı şu sahne nasıl ağlatmıştı beni, hem de nasıl gülmüştüm.
https://www.youtube.com/embed/wn_ht925h68Böyle incelikli bir sahneyi yazan, kaleme alan bir adamı ben tanımak isterdim. Lanlı lunlu konuşan kibar bir adamdı şu Hayrullah Bey, hiç kendini sansürlemiyordu konuşurken, içinden ne gelirse o, ah ben tanıdığım o doktora da sizi Çalıkuşu kitabındaki Hayrullah Bey'e benzettim demek isterdim, acaba o da okumuş mudur o kitabı, o da kendisini Hayrullah Bey'e benzetmiş midir okumuşsa şayet, bu adam aynı ben demiş midir okurken o satırları ya da ben söylemiş olsaydım okur muydu merak edip, belki Reşat Nuri Güntekin'in de tasvir ettiği Hayrullah Bey öğretmenidir, arkadaşıdır, komşusudur, ucundan kıyısından belki kendisidir lakin kendisini lan diye konuşurken hayal edemiyorum ve kendisinden yazmış olduğu kitaptan bir sayfa okumasını istirham ederdim bana, rastgele bir sayfa, onun sesinden, onun anlatımıyla, kitabını da imzalatırdım. Ah acaba bilseydi yazmış olduğu romanın hem dizisi, hem de bestesinin çıkmış olduğunu neler hissederdi, aslında izletmek de isterdim, göstermek isterdim kendisine tasvir ettiği Feride'yi, yetişememiş ki, görememiş, izletseydim mümkün olsaydı bu eğer ne hissederdi acaba, ağlar mıydı karşımda yoksa ağlamamak için tutar mıydı kendisini, sizin de romanınızı yazarken içinizde bu müzik mi çaldı diye sormak isterdim Çalıkuşu'nun müziğini dinletip, gelecekten geldiğimi de söylerdim belki ya da söylemezdim, korkardı, aklımı mı kaybediyorum derdi, bence kendisi de tanışmak isterdi Aydan Şener'le, Sadri Alışık'la ve Çalıkuşu'nun bestecisi Esin Evgin'le. Reşat Nuri Güntekin'e bir kez daha teşekkür etmek isterdim, romanındaki karakterlerle akraba gibi olduğum için, romanını okurken mutluluktan ağlayabildiğim için, yalnızlığımda kaybolmadığım için, romanı sayesinde hayatıma yönelik dersler edinebildiğim için, ah sarılmak da isterdim kendisine.
Teşekkür ederim.🌺
Rica ederim
Cahit Sıtkı Tarancı ile oturup konuşmak isterdim. Dünya ile boşluk arasına sıkışıp kalmış, hayata sarılmak isteyen, fakat hayatta da aradığını bulamayan bir şair olarak devam ettiği hayatına ölümün kıyısından bile insanda bulunan yaşama sevincini nasıl naklettiğini bunu nasıl başardığını sormak isterdim.
Bir adam olarak bir kadını bu kadar ince düşünceler ile anlayıp 'Bilsem ki' gibi bir şiiri nasıl yazdığını şu an yaşanılan durumları ona tek tek anlatıp eski ile yeni çatışması hakkında olan düşüncelerini merak ederdim herhalde utandırdı. Bir kadına insana böyle değer verilmesine üzülürdü diye düşünüyorum.
Onun dışında Oğuz Atay hayranı olduğum bir yazar onunla da oturup eserlerinde yer verdiği şu anlamlı sözleri konuşmak isterdim. Oğuz Atay'ı anlatamam satırlar metinler yetmez yaşanmalı bir adam benim gözümde.
•“Kelimelerden önce de yalnızlık vardı kelimeden sonra da var olmaya devam etti yalnızlık… Kelimenin bittiği yerden başladı. Kelimeler yalnızlığı unutturdu ve yalnızlık kelimeyle birlikte yaşadı insanın içinde. Kelimeler, yalnızlığı anlattı ve yalnızlığın içinde eriyip kayboldu. Yalnız kelimeler acıyı dindirdi ve kelimeler insanın aklına geldikçe yalnızlık büyüdü, dayanılmaz oldu.” (Tutunamayanlar)
•“Büyük kalpler nedense çok zayıf oluyor…” (Oyunlarla Yaşayanlar)
•“Beklenmedik bir zamanda. Beklenmedik hiçbir şey olmaz. Hiçbir zaman beklenmedik bir olayla karşılaşmaz insan. Olaylara rastlamak için yolunu sen değiştirdin. Karşı kaldırıma geçtin.” (Tutunamayanlar)
•“Çocukluğun biteceğini bilseydim, her ne pahasına olursa olsun oynardım; ben de hiç olmazsa ihanet ederdim […] haini oynardım, korkağı oynardım, fakat oynardım; kimse beni sahneden çıkaramazdı. Büyüyünce bu rolleri oynamak pek hoş olmuyordu.” (Tehlikeli Oyunlar)
Bunları konuşmamız gereken meseleler var deyip başlardık sohbetin belini kırmaya.
Desem ki** olacaktı
Bilsem ki şarkı ya aklımda kalmış 😀.
Ne güzel yorum :)
Sevgili İbrahim (Erkal) abi, eserlerinin tümünün sözü ve bestesi sana ait. Sana hayran olmamın en büyük sebebi de bu. Nasıl bir aşk nasıl bir sevda yaşadın da yüzlerce güzel şarkı dinlettin bizlere, Allah aşkına kimdi bu dünya güzeli?
Ne derin muhabbetin var.. Keşke karşılaşabilseymişsiniz.
Helaall :))
Dinliyorum, muhabbetin daim olsun be kardeşim..
Cevap
7Cevap
"Bırakırım şâirliği, şâirlik zaten mutsuz adam işi." Bu cümleyi yazarken gerçekten böyle mi düşünüyordu diye ve bana mensur şiir yazmak hakkında birkaç öneri/taktik verebilir mi diye sormak isterdim.
Senden âlâ şiir mi var diyor.. Seven mutsuz olmaz.
Ben de merak ettim :)
En sevdiğim sanatçı yok ama Alan walker şarkılarını çok severim. ona nasıl genç yaşta bu kadar başarılı olup şarkılarının tuttuğunu sorardım muhtemelen.
Söylesene balım kitaplarınız neden bu kadar pahalı? Murat Menteş ve Hakan Günday'a sormak istiyorum. Nazan Bekiroğlu'na da.😏
Murat Menteş mi okuyorsunnn
Adamla alakası yok ama, Bahadır Cüneyt Yalçın da okuyabilirsiniz. Hem de sudan ucuz.
Kıymetli Yazar "Bahadır Cüneyt Yalçın" İle Keyif Dolu Bir Röportaj ↗
diyenar da değil ama nadir de
Düşündüm de en sevdiğim sanatçı bile yok.. Sanki bu aralar dünyadan ve gelişmelerden uzak yaşıyorum..
Bu kötü bir şey değil mi?
Pekâlâ.
Bi kitap vardı ordaki karakter hakinda soru sorardım neden bu kadar acı vardı ve neden hep yanlizkalmaya mahkumdu peki onun suçu neydi sadece doğumak mi 🤨🤔🤔
Sanırım bu soruları sorardım
Çok eksantrik gelecek kulağa belki ama sessizce oturmak isterim. Muhakkak ki ruhu kelimelerden çok daha fazla şey söyleyecektir. Çok içimden geçen bu. 😌
Yıldız Tilbe ile muhabbet etmek isterdim. Bir daha dünyaya gelseydi, aynı hayatı yaşamak isteyip istemeyeceğini, sormak isterdim.
hiç öyle felsefi sorular sormam... oturur iki lafın belini kırar kafa dağıtırız mesela Nilgün Marmara ile isterdim
Bu çok zor bir soru. Kime neyi sorsam diye kararsız kaldım. Turgut Uyar'a "değdi mi?" diye sormak isterdim.
Bir hayal kırıklığı daha yaşamak için eseri değil kendisi hakkında havadan sudan sorular sorardım
Sadri alışık ile deniz kenarında bir meyhanede bir duble rakı ve doyasıya muhabbet etmek isterdim.
gökhan özen/tan tasci olurdu, soru sormazdim, sohbet muhabbet eder anin tadini cikartmak isterdim
Anlat mabel'im. Ne bu gözlerinden geçen gri?
Hergün daha da büyüyor hayranlığım
Sana bunları kim yaşattı
Kim o?
Yıldız Tilbe olurdu sanırım
Desene, başka kime sorulur bu.
Kesinlikle
İlhamı nerden aldığını
Nasıl başladığını sormak isterdim.
Bir şey sormak istemem. Keyfini çıkartmak isterim.
Sevdiğim bir şarkısını ne yaşayarak yazdığını..
Daoyu daha çok açıklamasını isterdim.
Ha bu filmi izlemiştim
Sormazdım
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?