Dünya Edebiyatından 3 Kitap Tavsiyesi

Eğer beğenilir ve ilgi duyulursa ara ara okuduğum birçok kitaptan yorumlarımla bahsedip tavsiyeler vermek istiyorum. En azından denemiş olayım ve sizlerin de edebiyata merakını görmüş olayım. Hep de saçma ve boş şeyler paylaşılmasın yani burada.

1) Orhan Pamuk - Benim Adım Kırmızı

Yapı Kredi Yayınları Baskısı
Yapı Kredi Yayınları Baskısı

Orhan Pamuk'un 1998 yılında yayımladığı, 1591 yılında III. Murad zamanında geçen, Osmanlı nakkaş sanatının minyatürler üzerinden işlendiği, Doğu ile Batı resim sanatının karşılaştırılırken aşk ve ölümün de etrafında gezindiğimiz bir roman. Birçok farklı nesne ve kimse ile konuşacağız romanın içinde. Bazen bir ağaç, bazen bir ölü, bazen bir sikke bazen ise şeytan seslenecek bize. Pamuk'un ise "En renkli ve iyimser romanım" dediği Benim Adım Kırmızı bu ay içinde YKY üzerinden çıkacak olan "Veba Geceleri" isimleri kitabı öncesi kalemi ile tanışmamız için başarılı bir eser.

"Biz Âdemoğulları, vicdanımız ve aklımızla bir şeyin çirkin ve yanlış olduğunu bilmemize rağmen o şeyden çok zevk de alabiliriz." YKY, Sayfa - 182

2) Umberto Eco - Gülün Adı

Can Yayınları Baskısı
Can Yayınları Baskısı

Ünlü Orta Çağ tarihçisi ve bilim insanı Umberto Eco'nun 1980 yılında yayımladığı ve ünü kadar aslında okunmasının da zor olduğu, daha doğrusu ilgi istediği başyapıtı Gülün Adı. Orta Çağ İtalya'sında geçen Gülün Adı, Hıristiyan tarikatlarının kendi aralarında çekişmelerini, görüş ayrılıklarını işlerken son derece de başarılı bir cinayet, hatta polisiye bir roman. Tüm delilleri Eco'nun okura verdiği ve kitapla beraber biz okurların da cinayeti çözmemizi istediği bir eseri. Benim Adım Kırmızı'dan sonra özellikle bu kitabı önerdim. Postmodern edebiyatın güzelliği ile iki kitap arasında bolca benzerlikler mevcuttur. Geçtiği zamanlar, cinayet, dinler, dinin içinde değiştirilenler ve kırmızı renk. Orhan Pamuk intihal ile de suçlanmıştır. Eco ve Pamuk'un Eco hayatta iken çok iyi dost olduklarını ve beraber söyleşiler yaptıklarını bilirsek ve postmodern edebiyatta da bunların olduğunu bilirsek bu iddianın da ne kadar yersiz olduğunu biliriz.

"Uyanık ol, oğlum... Bedenin güzelliği deriyle sınırlıdır. İnsanlar derinin altında ne olduğunu görebilselerdi, Beootia'lı vaşağın başına geldiği gibi, kadınları görünce tir tir titrerlerdi. Bütün bu güzellik, balgam, kan, sıvı ve safradan oluşur. Burun deliklerinin, boğazın, karnın içinde nelerin saklı olduğunu düşünürsen, pislikten başka bir şey bulamazsın. Balgama ya da gübreye parmak uçlarıyla bile dokunmak insanı tiksindirirken, o gübreyle dolu çuvalı kucaklamayı nasıl isteyebiliriz?" Can Yayınları, Sayfa - 462

3) Fyodor Mihavloviç Dostoyevski - Cinler ya da Ecinniler

İletişim Yayınları Baskısı
İletişim Yayınları Baskısı

Dostoyevski'nin 1872 yılında yayınladığı, ateizm, nihilizm ve sosyalizm gibi konulara birçok romanında olduğu gibi tekrardan ama belki de daha siyasal görüşle değindiği, ve Rusya'yı Doğu olarak değil de tek kendisi olarak görüp Batı'nın etkilerini işleyip eleştirdiği siyasal romanı. Kabul de etmemiz gerekir ki bu zamana kadar yazılmış en iyi siyasal roman Cinler. Bu tavsiyemde de diğer iki romanda olduğu gibi olaylar genel olarak bir cinayetin etrafında dönüyor, kim bilir belki de gerçeği dönüyordur. İnsanların iktidar gücünün, kazanma ve kuvvetli olma dürtüsünün nefret ile birleşim sonucunu Dostoyevski'nin derinlemesine insan psikolojisi tahlilleri ile okuyoruz.

"İnsan ne kadar zor koşullar altında yaşıyorsa ya da halk ne kadar ezilmiş, bitkin, yoksulluk içindeyse, o kadar büyük bir inatla cennette ödüllendirilmeyi bekler; hele bir de bu arada yüz bin papaz, din adamı, vs. birtakım spekülasyonlarla onların bu hayallerini kışkırtacak çalışmalar yürütülürse..." Türkiye İş Bankası Yayınları, Sayfa 264

Dünya Edebiyatından 3 Kitap Tavsiyesi
Cevapla