Daha Fazla Riff İsteyen Metalcilere Özel: Dinlerken Rifflerine Doyamayacağınız 15 Şarkı

Metal müzik dendiği zaman şüphesiz insanların aklına gelen ilk şey sert gitar riffleri oluyor. Haklılar. O güzelim riffleri dinleyip mutlu olmayacak insan pek azdır hele ki yeni keşfettiği bir şarkının riffleri ise. Eğer headbang ve pogolarınız hazırsa sizi bu birbirinden güzel şarkılarla baş başa bırakayım. 🤘🏿

Daha Fazla Riff İsteyen Metalcilere Özel: Dinlerken Rifflerine Doyamayacağınız 15 Şarkı

1- Amon Amarth - The Pursuit of Vikings

Listemize İsveç'in bağrından kopup kulaklarımıza kadar gelen metal dünyasının Viking adamlarını almasak olmazdı. Gitar rifflerindeki zenginlik ve o dinlerken epik bir şeye şahit olma hissi en arabesk arkadaşımı bile etkilemişti zamanında. Güzide grubumuzu dinlerken siz de kendinizi İskandinavya topraklarının gizemli mitolojisine düşmüş gibi hissedeceksiniz.

2-Rammstein - Mann Gegen Mann

Metal ile ilgili bir liste oluşturuluyorsa orada Rammstein olacak! Kendileri bize yaptıkları her işte almancanın ne kadar güzel olabileceğini kanıtladılar. Mann gegen Mann şarkısından bahsetmeye ne kadar gerek var bilmiyorum sözleri yeteri kadar kendini anlatıyor zaten. Onur ayı kapsamında homofobik bireylere gelsin bu güzelim şarkı. "deine haut gehört mir ulan!"

3- Lard - Forkboy

Gelelim güzelim grubumuz Lard'a. Bas gitarsa bas gitar bateriyse bateri aradığınız her şeyi bu grupta bulacağınızın garantisini verebilirim. 1988 yılında kurulan grubumuzun yaptığı işler gözlerden kalpçikler pörtletecek seviyede.

4- Ghost - Secular Haze

Ghost öyle mistik bir formül tutturdu ki hem bu kadar satanik hem de bu kadar commercial bir sound nasıl yakalanabiliyor bir türlü çözemedim. Kurukafalı black sabbath kadehinde servis ediliyor, İskandinav tadı katması için kadehe öncelikle İsveç'ten gelen buzları koyuyoruz. Ardından da tüm malzemeyi shaker'a koyup güzelce karıştırdıktan sonra kadehe döküp alevle servis ediyoruz. Bunlar ilk başta birbiriyle alakasız ve uyumsuz gelebilir ama öylesine ustaca karıştırılmış ki tadına baktıktan sonra şaşkınlık içerisinde bağımlısı olmanız muhtemel.

5- Opeth - Ghost of Perdition

Opeth ve o aşık olduğumuz bas partisyonları... yaptıkları müzik, benim de aralarında bulunduğum devasa bir hayran kitlesi tarafından 'müziğin ötesi' olarak tanımlanıyor bence hiçte haksız değiliz. Grubu dünyanın bu alandaki bir numarası haline getiren çok fazla unsur var bunun bana göre en baştakileri grup üyelerinin dahi olması ve işledikleri temaların çok yoğun olması. Michael akerfeldt ise tamamen ayrı bir konu bana kalırsa dünyanın en güzel sesine sahip. Brutal vokale geçtiğinde coşarsınız şarkıyı milyonlarca defa dinleyin, her seferinde aynı hayranlık duygusunu hissedersiniz. Yaptıkları müziğin bağımlılık yaptığı su götürmez bir gerçektir dikkatli tüketin eğer karamsar bir insansanız sizi daha fazla karamsarlığa çekecektir.

6- Orphaned Land - The Cave

Orta Doğu'nun sıcak rüzgarlarında pişip kulaklarımıza çaldığı nadide bir ezgidir Orphaned Land. Sertliğiyle aşina olduğumuz metali doğu kültürüyle pişirip biz dinleyicilere harika eserler sunuyorlar. Müziklerinin niteliği, musalahayı savunan tavırlarıyla birleştirerek tüm dünyaya mesaj vermeye ve bizlere güzel işler sunmaya devam ediyorlar. İyi ki varlar.

7- Havok - From the Cradle to the Grave

''Thrash bitti ya'' diyenlerin yüzüne tokat gibi çarpan bir grupla karşı karşıyayız. Slayer'ı slayer'dan daha hızlı çalma hayvanlığını göstermiş, günümüz thrash metal grupları arasında en çok gelecek vadeden gruplardan biri. Gönül rahatlığı ile thrash daha ölmedi ulan! diyebilirsiniz. Buram buram 80'ler thrash'ini hiç bozmadan yapmaları gerçekten takdir edilesi. Türkiye'ye uğrasalar da çıldırtsalar keşke. Duyun sesimizi ey Havok!

8- Testament - Over The Wall

1983 yılından beri hala hunharca müzik yapmaya devam ediyorlar kanımca hiç kötü albümü olmayan nadir gruplardan dinleyin dinlettirin.

9- Almora - Ay Işığı Savaşçısı

2013 yazında nasıl olduğunu hatırlamadığım ama iyi ki de olmuş dedirten bir şekilde tanıştım bu grupla. Kıyamet senfonisi, ay ışığı savaşçısı derken, rüzgarın kızı, güneşin ozanları, cyrano, masalcı... bu gitti böyle ve en sevdiğim grupların arasında yerini aldı, evet belki eksikleri de var ama olsun. Özellikle Türkiye'den böyle bir grup çıkabilmesi çok hoşuma gitti arkadaş Türkiye koşullarında böyle bir grup çıkarmanın zorluğunun müzik ile az çok içli dışlı olmuş herkes bilir. Tabii Türkiye'deki her güzel şey gibi, bu grup da maalesef fazla dayanamamış, dağılmış. Yazık oldu.

10 - Pentagram - Anatolia

1997 çıkışlı Pentagram albümüne ismini veren şarkıdır aynı zamanda. Bu topraklar üzerine yapılmış en kallavi, en manidar şarkılardan birisidir. Enstrüman kullanımının doruk düzeye çıktığı, bağlamanın, elektronik gitarın, çığlıkların birbirine karıştığı sevgi ve temenni haykıran bir şaheserdir.

11- Nightwish - Ghost Love Score

Nightwish için dinleyiciler olarak 2013 yılına kadar "Tarja'nın eksikliğinde eski günleri mumla arıyor" diyorduk ki 2013 yılında Floor Jansen bu eksikliği gidermekle kalmayarak grubu o eski güzel günlerine geri döndürdü resmen. Enteresan bir senfonik metal grubu Nightwish, sanırım güncel hayranları bir konuda ikiye ayrılıyor, Tarja Turunen ile Nightwish'i sevenler ve Floor Jansen ile gelen güçlü metal tınısını sevenler. Ben ikinci grubun azılı bir üyesiyim yıllar yıllar evvel phantom of the opera'yı Tarja'dan dinleyerek tanıştım bu grupla. Tarja gerçekten eşsiz bir ses fakat sürekli sopranoluğunu konuşturması beni pek çekmiyordu. Ta ki 2014'ün başında tamamen rastgele bir şekilde 2013 wacken açık hava konseri dvdsini izleyene kadar... şimdi son 6 yıldır önce Floor Jansen, sonra Nightwish hayranı olarak kaldım. Floor Jansen'ın epik vokali ile Nightwish şarkılarının ölümcül bir kombinasyon oluşturduğunu kimse inkar edemez.

12- Korpiklaani - Lempo

Folk metal denince ilk aklımıza gelen gruplardandır kendileri bir metal grubu en fazla ne kadar tatlı olabilir sorusunun cevabıdır. Viking kafası mı? Al sana babalar gibi viking kafası.

13- Lacrimosa - Dich Zu Töten Fiel Mir Schwer

1991 yılında kurulan grup gotik metalin bayrak taşıyanlarından biridir. İlk dinlendiğinde insan dumura uğratır, donup kalmaya yol açar. Sürekli dinlendiğinde zihni tuhaf bir karanlıkla birlikte ele geçirdiğini hissedebilirsiniz. Almancanın nefis tonlamalarıyla kulaklarınızdan girip ruhunuza işlemesine izin verin.

14- Therion- Night Reborn

Bir defa dinledikten sonra kendine esir edebilecek bir tınıya sahip senfonik heavy metalin aşmış grubu. Klasik müzik ögeleriyle heavy metal ögelerini öyle harmanlıyorlar ki metal müzik janrasına gram hakim olmayan birine bile heavy metalin günümüzün klasik müziği olduğuna ikna edebilirler. (aslında ben zaten öyle olduğunu düşünüyorum.)

15- Gojira - Wolf Down The Earth

Fransızların her zaman romantik olmadığının en büyük kanıtıdır bu grup. İnanılmaz sert şarkılar yaparken bir yandan çok güzel duygular ve entelektüel bir bakış açısını nasıl katabiliyorlar kestirmek güç. Lokomotifi denebilecek Joe ve Mario Duplantier kardeşler yapılan bir röportajda Camel dinleyerek büyüdüklerini söylemişler. Bana kalırsa Camel ile beraber en duygulu müzik yapan iki gruptan biri.

Daha Fazla Riff İsteyen Metalcilere Özel: Dinlerken Rifflerine Doyamayacağınız 15 Şarkı
Cevapla