"Savaş ve Barış" Kitabı Analizim!

HelloSelam üyeCanlar :)

Bugün sizin için sevdiğim eserlerden biri olan ve benim hayatımda ayrı yeri olan bir Savaş ve Barış kitabından bahsedeceğim.

"Evet, ben aptaldım, insanlara hala inanıyor, onları seviyor, kendimi feda ediyordum."

Klasik kitaplar denilince benim aklıma gelen ilk kitaplardan biri. Kitaplara olan sevgimi bu kitaba borçluyum diyebilirim. Edebiyat öğretmenim oku ve analiz etmem için 3 gün zaman verdi. 3 tonluk kitabı 3 günde bitiren ben bir hevese geldim sormayın, hatta muhabbet kuşlarıma Napolyon ve Jozefina ismini bile vermiştim 😂 neyse yine mevzuyu kaynattım analize geçeyim ben😂

Konusu: Kitap tamamen Napolyon’un Rusya seferini ve Rusların zaferini anlatıyor. Roman Rus dilinde yazsa da, diyalogların büyük bir bölümü Fransızcadır. Çünkü o zamanlar Fransızca konuşmak prestijli sayılıyordu. 3 tane elit tabakaya ait olan içsel savaşını görüyoruz.

Roman 1805 yılında Petersburg’da, Mariya Pavlovna tarafından verilen ziyafetle başlıyor. Ana karakterlerden olan Piyer Bezuhov, Andrey Balkonsi ve karısı Liza’yla burada tanışıyoruz. Daha sonra yazar bizi ana karakterlerden biri olan Nataşa Rastova’nın evine misafir ediyor. Kitabın Barış kısmı Piyer, doğum sırası karısı Liza'yı kaybeden Andrey ve Nataşa üçlüsüne ait. Savaş kısmındaysa Napolyon'un iyi ve başarılı bir asker olmasına rağmen kendi psikolojik sorunlardan dolayı savaşı nasıl kaybettiğini görüyoruz. Tolstoy’un 1800 sayfa roman yazıp bunu kusursuz bir şekilde yapması hayret verici. Kitapta ne ararsanız var; sınıfsal farklılıklar, aşk, entrika, ekonomik sıkıntıların getirdiği hırs ve yanlış kararlar. Klasik severlerin kesinlikle okumaları gerektiğini düşünüyorum.

Andrey ve Nataşa😍
Andrey ve Nataşa😍

Kitabı hiç okuyamam diyenler için 2007 yılda Fransa ve Rusya'nın çektiği War and Peace 4 bölümlük mini dizisini izlemeye davet ediyorum. Çekilen filmlerin içinde bence en başarılısı.

Savaşmayın Barışın 😇

Sevgiyle sizin #Periliçe

"Savaş ve Barış" Kitabı Analizim!
Cevapla