Sizi bilmem ama ben edebiyatı ve şiirleri çok seviyorum. Kelimelerin büyüsüne ve gücüne inanan, yazılarımda da bu büyü ve gücü kullanmaya çalışan bir birey olarak kelimelerin kalbe değen, şiir olup ruha dokunan yanını çok önemsiyorum. Ama öyle "Aşkım, canım" minvalinde değil de daha derin, mecaz ve ironi barındıran ve bunu çok iyi başaran usta şairleri çok okuyorum. Amma velakin bir de başka başka şeylerle tanıdığımız, bildiğimiz, şiir yazdığına ve böyle bir yeteneği olduğuna inanmakta hayli zorluk çekeceğimiz öyle ünlü isimler var ki. İşte bugün bunlardan 4 isme değinmek istedim.

O halde edebiyat ve şiir güzelliğinde, arasına biraz eğlence, biraz şaşkınlık ve bolca samimiyet kattığım birkaç farklı dakika başlıyor.. :)
Eski Başbakan Bülent Ecevit

İlk olarak Bülent Ecevit ile başlayalım istedim. Siyasi görüşü her ne olursa olsun, mütevaziliği, alçak gönüllülüğü ve dürüstlüğü ile hemen herkesin gönlüne girmiş, Türk siyaset tarihine damgasını vurmuş bir siyasetçi, eski başbakanımız. Ölümünün 12. yılında onun çok da fazla bilinmeyen şair yanına değinip şiirlerinden örneklerle bu özel 'Bence' me kalite katmak istedim. Çünkü adının geçtiği yer, zaten kaliteyi de beraberinde getiren, çok özel bir siyasetçi kendisi. Sosyal Demokrat düşünceye sahip olmayan biri olarak bunu tüm objektifliğim ve gönül rahatlığıyla ile söyleyebiliyorum. O, Türk siyasetinin 'Karaoğlan'ı.
Rahşan'a: "Yapamadığımız" şiiri

Bülent Ecevit'in hayat arkadaşı, ismiyle birlikte akla gelen en önemli kişi. Eşi Rahşan Ecevit idi.
Akşam kapı eşiğinde bir terli giysi gibi, / Soyunmak vardı derdinden evrenin, / Bir entari serinliğini giyinmek. / Kendi derdini tespih gibi çekmek elinde. / Yün örmen vardı akşamları koltuğa gömülü. / Karşında polisiye roman okumak vardı. / Sorgusuz bakışmak yoruldukça gözlerimiz. / Sevinçsiz gülmek üzüntüsüz ağlamak.
Diye başlayan şiir ne kadar içten ve hayata dair öyle değil mi?
Tüm siyasi hayatına damga vuran eşi Rahşan Ecevit ile vefat ettiğinde tam 60 senelik evliydi. Ve aslında birçok şiiri ona idi.
Koca bir hayata şair olmamasına rağmen sığdırılan 17 şiiri oldu

Yarın
Bir şeyler olacak yarın. / Duruşundan belli. / Kırdaki atların, bulutların koşuşundan belli. / Kazışından köstebeklerin toprağı. / Karıncaların telâşından belli. / Bir şeyler olacak yarın. / Belki bir tomurcuk. / Belki bir ağacın düşen yaprağı. / Belki de bir çocuk...
Diye başladığı insana umut veren bu şiiri çok sevdim. Umudu, ekmeği kabul eden ve iflah olmaz iyimserlere selam olsun. 'Karaoğlan' hiç unutulmayacak.
Kuşların uçuşundan belli
Bir şeyler olacak yarın
Öbür günden önemsiz
Yarından önemli. Bülent ECEVİT
Oyuncu / Radyo Programcısı Ceyhun Yılmaz

Ceyhun Yılmaz, radyoculuğun en sevilen ve popüler isimlerinden.
Ve karşınızda Ceyhun Yılmaz. Kendisini Instagram'dan takip ediyorum. Şiirlerini oradan keşfettim ve o kadar sevdim ki. Ayrıca çok iyi bir Galatasaraylı olması beni çeken başka bir konu olsa da asıl konumuz Ceyhun Yılmaz'ın çok bilinmeyen şair yanı. Eskiden radyo dinlemek daha revaçta olsa da yine varlığını devam ettiriyor. Eski radyoculardan kendisi. Bir ara oyunculuğa da başladı. Amma velakin asıl işine geri döndü. 42 yaşındaki Yılmaz'ın tam 6 tane şiir kitabı var.
Bunlar;
Yalnızsam düzelt. / Sensiz Harfler. / Kasım'ın bıçak yarası. / Sevdiğim ikinci kadınsın. / İkinci el yalnızlık ve Ben Sana Yanarken Şimdi Sen Kim Bilir Nerede Üşüyorsun? ismini taşıyor.
İsimler bile cezbedici doğrusu. :)
"Sevdiğim ikinci kadınsın sen..."

"Kulaktan kulağa oynamak kadar ilginçtir aşk aslında. Sen ona 'Seni seviyorum' dersin. O başkasına.." diyerek insanın kalbine bir çizik atan.
"Duvardaki yangın düğmesini örten cam parçasıyım, kurtuluşun olacaksa hiç düşünme ayakkabının topuğuyla kır beni."
derken hani o anlatmak isteyip anlatamadığımız, boğaza yumruk olan şeyin dile gelmiş halini 'Ha işte bu' dememize sebep olan.
Sevdiğim ikinci kadınsın sen!
hayatım boyunca omuzumda taşıyorum onu,
ve sen her sabahımdasın, kıskanma
alfabede bile senin adının baş harfi ondan sonra gelir,
kalbim şimdi senin,
onun kadar sev beni kafi
o doğurdu, sen öldürme!..
derken de bir erkeğin hayatında olabilecek iki değerli kadını çok güzel anlatırken;

Onu, o tür filmlerin sadık izleyicileri 'Çakallarla dans, / Maskeli beşler intikam peşinde' gibi komedi filmlerinden hatırlasalar da görüldüğü üzere fazlasıyla iyi şiirlerin şairi aslında.
Gözlerine bakarken umurumda değil mevsimler
Gülüşün hep deniz kenarı bana
Sen bir adım attığında göreceksin
Elinde balonlarla bekleyen o adam benim
Aldığım en derin nefes sin sen
Dudaklarının dudaklarımda ki işgali hala yüreğimde
Nefes alıyorum ama hala bulamadım seni
Ben sana yanarken şimdi,
Sen kim bilir nerede üşüyorsun..
Dedikten sonra;

"Bana da yazıklar olsun. Çağırsan yine geleceğim.." diyerek noktayı koyuyorum. Var ol Ceyhun Yılmaz. Sen bir tanesin.
Yeşilçam'ın efsane sanatçısı İhsan Yüce

Türk sinemasının 1929 yılından doğan ve 1991'de kaybettiğimiz usta ve efsane oyuncusu İhsan Yüce'nin şair yanını sanırım hiçbiriniz bilmiyordu. Ben öğrendiğimde çok şaşırdım ve şiirlerine hayran oldum. Kendisi genellikle rahmetli Kemal Sunal filmlerinde, baba rollerini, köy ve ağa temalı komedi filmlerinde ise genellikle köy ağası, Şener Şen'in sözünden çıkmayan yancı muhtar olarak hatırlanır. Amma velakin öncesinden gelen bir tiyatro serüveni var ki aynı zamanda senarist. Ve bugün bahsedeceğim tarafıyla o, usta şairlere taş çıkartan şiirlerin yaratıcısı.
Ünlü şair Can Yücel'in kadim dostu olan sanatçı tam 55 önemli filmde rol alan aslında o filmlerin gizli kahramanı, Dağıstan göçmeni 7 çocuklu bir ailenin çocuğu. Aynı zamanda 60 senaryo yazmış. İşte onun çok az bilinen şair yanına dair, usta şairlere taş çıkartan efsane şiiri;
Ekmek şarap sen ve ben
bir de sabahın dördü
dışarda kar
odamız ılık
gözlerin ılık ılık damlarken boş kadehe
anlattın bana ağzı sarımsak kokan bir oğlanla yattığını
aşkı tattığını, karım dediğini ve aldattığını
kıskandım Gogen’i Tahitilim
terlemiş vücudunu silerken
demiş ve..

(Devamı..)
sam yelim sahra-i kebirim
kahrettim her şeye o gün
babanın şarap çanağına,
Gogen’e,
kadere,
sana,
bana,
bir de gittiğin arabanın tekerine..

(Devamı..)
ne diyordum arkadaş….
diyordum ki ben bu zıkkımı içmek için içerim
ama içerken düşünmem neden içiyorum diye
daha sonra yaparım hayatın felsefesini
sırayla olurum Fatih, Selim, Kanuni
bazen kadın hamamında tellak….
bazen Christoph Colomb
Napolyon’ken düşünürüm Elbe’de geçen günleri
Timur’ken Beyazıt’ı yenişimi….
bir kere Aristo’nun hocası olmuştum
ona verdiğim dersle gurur duymuştum
bazen Jan Dark’ı kurtarmak için çalışan bir kahraman
bazen odunun ateşleyen bir cellat olurum
eğer daha da içersem.

(Devamı..)
Shakespare halt etmiş derim karşımda
salyalı dudaklarımdan yayık sesimi dinlerim de
işte Mozart’ın aradığı melodi bu diye gülerim
enayiymiş be Platon…
Bir içsin de görsün….ne felsefesi varmış bu hayatın
anlasın geçmişi kınalı dünyanın kaç bucak olduğunu
ıslak kaldırımlarda yürürken acırım
önde yalpa vuran sarhoşun zavallı haline
ukalalık işte derim neme lazım senin
kendine bak; sende bir serserin bir sarhoş….
ve yavaş yavaş kaybolur acı kahkahalarım
şehrin izbe sokaklarında
yavaş yavaş kaybolur benliğim…
Efsaneler unutulmaz #ihsanyüce
Ve Haydar Dümen

Dr. Haydar Dümen'in şiir yazdığını bilen çok az insan var
En büyük sürprizi, en sona sakladım. İşte karşınızda Haydar Dümen hocamız. :) Haydar Dümen aslında iyi bir doktor. Yani eğitimini aldığı Nöropsikiyatri alanında devlette 25 yıl hizmet vermiş ve alanında kitaplar yazmış bir hekim. Ancak herkes onu cinsel sorunlara verdiği yanıtlar ile tanıyor.

Şu sıralar Posta gazetesinde yazılar yazıyor ve yine soruları cevaplıyor. Ancak onun çok çok az bilinen, hatta hiç bilinmeyen bir yanını, şair yanını ben yıllar önce keşfetmiştim. Tahminlerin aksine Haydar hocamız öyle bir şiire imza atmış ki. Eminim okuduktan sonra sevgilisi veya eşi olan herkes, bu şiirle sevgisini haykıracaktır. :)

Haydar Dümen'in çok az kişinin bildiği bir de hobisi varmış. O da karga beslemek.
Gözlerinin karası sevda bu
Damla damla eriyorum
Ne bir şiir
Ne bir şarkı
Belleğimde sadece iki sözcük
Seni seviyorum
Seni seviyorum
Adının harflerinin geçtiği her kelime
Çakılıp kalıyor beynime.
Çıldırmak sa bu, çılgınım.
Antik mermerlerin omuz başlarında sen
Bir deniz kıyısında uzanmış
Güvercin topuklu dilberin rujunda
Dünyanın ta öbür ucunda
Üşüyen bir kadının avucunda, gene sen.

Üzerinde çiğ damlalarıyla
Sabahın serinliğinde
Güneşin doğuşunu bekleyen çiçeklere
Nasıl sabırsızsa arılar
Ben de öyle sabırsız
Yollarını gözlüyorum
Seni özlüyorum
Karanlığın aydınlıkla
Acının mutlulukla
Buluştuğu yerde randevum var
Seni bekliyorum
Al yüreğimi
ister karanlığa at
İster aydınlık yarınların düşlerine yat.Ne yapar ne edersin bilmiyorum.
Bildiğim tek şey
Seni seviyorum...
Şaşkınlığınıza ortağım. :)
Bu arada Haydar hocamızla söyleşi yapmayı düşünüyorum. Tabi kabul ederse. Henüz konuşmadım. İster misiniz? Fikrinizi lütfen yoruma yazın..

Matematik, sibernetik, fizik, müzik, tüm bunlar, eninde sonunda, sadece, insanlar şiir okumayı öğrensinler ve anlasınlar diye gereklidir. / Nazım Hikmet
Bugün size, şiir yazdıklarını çoğunuzun bilmediğini düşündüğüm 4 ünlü isimden bahsettim. Ve tabi ki yazdıkları dizelerden. Her biri birbirinden güzeldi. Çünkü şiir, başlı başına güzeldir. Çok güzeldir. :)
Sevgiyle..
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar