Dizilerimiz ve Klişeler


Dizilerimizin durumu ortada. Haliyle millet çareyi yabancı diziler izlemekte veya hiç dizi izlememekte buluyor. Haksız da değil hiçbiri. Sıkı bir şeyler yapılmıyor maalesef.. Bu kötü oluş son zamanlara da ait bir şey değil. Dizilerimiz oldum olası kötüydü. Nostaljik bir hava kattığından belki, eskiler daha iyiydi diyoruz ama durum hep içler acısıydı.


Dizilerimiz ve Klişeler


(Başlarına geleceklerden habersiz nasıl da gülüyor gariplerim :) Neyse konuya döneyim ben)


Mesela Kaygısızlar dizisi, özlemle anıyoruz ama Kültigin'in hikayelerinden başka ne vardı dizide? Hiçbir halt yoktu. Mahallenin Muhtarları, Bizimkiler, Yedi Numara falan, iğrenç olan bu dizileri yokluktan izliyorduk büyük ihtimal. Günümüzde çekiliyor olsaydı bu diziler ancak bir kaç bölüm barınabilirlerdi. Hele bir "Böyle mi Olacaktı" vardı ki, makaraya alırdık diziyi; trajediler, kötü adamlar falan. "lan bunlar hiç rahat yüzü görmeyecek mi" deyip dalga geçerdik. Halbuki başımıza geleceklerden habersizmişiz, kendimizle dalga geçiyormuşuz meğer. Yakın bir gelecekte bizi ne dramlar, ne acılar, ne trajediler bekliyormuş :) Nereden bilebilirdik ki.



Küçük Emrah furyası bizi hiç terk etmiş değil. Şu dizi ismindeki acıtasyona bak. hey Allah'ım.. Kanal 7, Fox Tv bu furyanın başını çekiyor.. He diğer kanallarda da durumlar güllük gülistanlık değil tabi ki. Al birini vur ötekine.



Makaraya alınacak bir sürü dizi var ama kısaca geçtim. Gelelim güzel olan şeylere.. İkinci Bahar ve Süper Baba'yı hep bir ayrı tutmuşturum, sonra Ekmek Teknesi o sıcak havayı biraz yakalayabildi ama o diziler kadar yer edemedi. Daha sonra Avrupa Yakası bazı alışılagelmiş olayları yıktı, bir üst kademeden geldi izleyiciye. Haliyle o da sevildi. Bir de Toygar Işıklı'nın yapmış olduğu müziklerden dolayı Yaprak Dökümü'nü de takip etmiş bulundum. Gerçi benim için İkinci Bahar ve Süper Baba'dan başka her şey çöp. Tabiki bunlar benim görüşlerim. Bilmem siz neler düşünüyorsunuz.



Kerkenez amcayı, ipek'i güzel bulmamızı ve o iç acıtan müzikleri. Bu dizide unutulmayacak bir sürü şey var. Bir kısmımızın çocukluğu bu dizide.



Bir de dizilerimizde hiç değişmeyen olaylar var. Aynı kadına veya adama aşık olmalar, her şeye burunlarını sokan hizmetçiler, bitmek bilmeyen trafik kazaları, en zenginle en zühürtü bir araya getiren kader, neredeyse her diziye bir yalı falan fiston bu listenin sonu gelmez. Ben sadece mizahi bir bakış açısıyla şu hizmetçi tayfalarına kısaca değineceğim.


Bildiğiniz bunlara takmış durumdayım :) Dizilerde aşırı aktifler. Her şeye salça oluyorlar. Bazı dizilerde aile içi kararlara bile karışıyorlar. Hatta bazı dizilerde bildiğin iktidara bile oynuyorlar. Hizmetçiler diye bir dizi yapsınlar, başrole dizsinler bunları. Biz de kurtulalım bu işkenceden :)


Bakışa bak! lan sana ne?



Ulan sen akşam ne yemek yapacağını düşün be :)



Ekonomimiz, sanayileşmemiz, kültür ve eğitim seviyemiz, teknolojik ilerlemelerimiz iyi olsun, dizi sektörü yerlerde sürünsün gibi basit bir düşünce kafamda dolaşıyor ama bu dizilerin, insanların beyinlerini sulandırıyor olması sebebiyle ülke de ilerlemiyor. En güzeli hiç bulaşmamak.


Okuyan olmuşsa teşekkürler.

Dizilerimiz ve Klişeler
Cevapla