Bugün #İlhamVerenKadınlar serimizde Yönetmen Serpil Altın'ı konuk ediyoruz. ✨
Birçok başarılı filmde imzası olan Serpil Hanım, bir kadın yönetmen olarak kendi alanında ilki başarmış. Türkiye’nin ilk uzun metraj kadın bilim kurgu ve distopya yönetmeni ünvanına sahip. 💪🏻
Bununla gurur duyduğunu ancak 100 yıllık Cumhuriyet tarihinde bunu başaran tek kadın olmanın onu üzdüğünü söyleyen Serpil Altın'ın bu röportajımız ile birçok kadına ilham olacağını ve Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında birçok başarı kadın yönetmenin yetişmesine ön ayak olacağına şüphemiz yok. ✨

Bu keyifli röportaj ve projemize verdiği destekten dolayı kendisine çok teşekkür ederiz. 💜
Serpil Altın'ı daha yakından tanıman için röportajı buraya bırakıyoruz. Okuduktan sonra düşüncelerini cevaplarda bizimle paylaşmayı unutma. 👇🏻
Öncelikle sizi biraz tanıyalım. Ne zaman, nerede doğdunuz? Eğitim hayatınız nerelerde geçti, başka neler yaptınız? Bize Serpil Altın’ı kendi cümlelerinizle anlatır mısınız?

1979’da Eskişehir’de doğdum. 2002’de Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi, Sinema-TV Bölümü’nü birincilikle bitirdim. Mezuniyetimden sonra sinema, dizi ve reklam sektöründe yardımcı yönetmen ve prodüktör olarak çalıştım. “Bayram Harçlığı” (2014) ve “Yüzme Öğreniyorum” (2017) kısa filmlerinin senaristliğini, yapımcılığını ve yönetmenliğini yaptım. Bu kısalarımla ulusal ve uluslararası festivallere katılarak ödüller kazandım. 2016'da Serpil Altın Film’i kurarak uzun metraj ve kısa metraj filmlerin yapımcılığını ve idari yapımcılığını gerçekleştirdim.
Bilim kurgu ve dram türünde olan “Bir Zamanlar Gelecek: 2121” yönetmenliğini, yapımcılığını ve senaristliğini yaptığım ilk uzun metraj sinema filmimdir. Bu filmimle Amerika (2 farklı ödül), İngiltere, İtalya (3 Farklı ödül), Avustralya, Güney Kore, Almanya ve Kanada’dan toplam 10 ödül kazandık. Bunun dışında Türkiye, Porto Riko, Portekiz, Brezilya, Rusya, İspanya, Romanya ve Ekvator'da toplam 24 film festivalinde finalist olduk. Bu koşturmacalarımın arasında ikinci filmimin senaryosuna başladım. Kariyerime yapımcı, yönetmen ve senarist olarak devam ediyorum.
Senaristlik, yönetmenlik, yapımcılık… 2016'da kendi film şirketinizi açmışsınız ve kariyerinize bu doğrultuda devam ediyorsunuz. İlham veren kariyer serüveniniz nasıl başladı, her şeyi kendiniz yapmaya nasıl karar verdiniz?

Bu mesleği yapmaya karar vermem 15 yaşlarıma dayanıyor. Sinema perdesinin büyüsüyle tanıştıktan sonra, hayallerimin ve hikayelerimin bu perdede var olacağını bilmek beni çok heyecanlandırmıştı. Ailemin hediye ettiği kamera da bu yolculuğun ilk adımıydı. Çektiğim görüntülerin bir hikayeyi anlatmasını istediğim için, o dönemin şartlarında (1995’li yıllar) kurgusunu yapmak kolay değildi. Sıralı çekimler yaparak ya da çektiğim görüntüleri Hi8 kameramdan VHS’ye istediğim sırayla kaydederek basit kurgu denemeleri yaptım. Bu denemeler oldukça heyecan verici keşiflerdi.
Üniversite tercihlerimde de bilinçli bir yol izleyerek mezun olduğum okulu tercih ettim ve kazandım. Eğitim dönemimde teknik ve teorik olan her alanda kendimi geliştirmeye gayret ettim. Yeri geldi tepelere çıkıp ışık astım, yeri geldi kameraman oldum. Bazen kurgucu, bazen de şoför… oldum. Sinema kolektif bir çalışmayı gerektiriyor, ancak bütçesel sebepler bazen bazı işleri bireysel olarak yapma zorluğu getiriyor. Bu zorluklar da zamanla farklı alanlarda uzmanlaşmamı sağladı. Her şeyi kendim yapmak bazen yorucu ve uzun zaman gerektirse de bu durum bir süre sonra kişisel bir disipline dönüşüyor.
Türkiye’nin ilk sürdürebilir yeşil filmi Bir Zamanlar Gelecek: 2121 filminden bahseder misiniz? İlke imza atılmış işlerin zorlayıcı yanları olabiliyor, siz ne gibi zorluklarla karşılaştınız, film sürecinde sizi zorlayan şeyler nelerdi?

“Bir Zamanlar Gelecek: 2121” iklim krizini odağına alarak 100 yıl sonrasında başımıza gelme ihtimali hiç de zayıf olmayan olayları anlatan bir bilim kurgu hikayesidir. Film çekimleri aslında bir taraftan da dünyaya atık bıraktığımız bir fabrika gibidir. Dünyanın geldiği noktayı anlatmaya çalışırken ekip olarak ardımızda dönüştürülemeyen atıklar bırakarak biz de dünyaya zarar vermek istemedik. Bu dürüst bir duruş olmayacaktı. Uzun zamandır yurtdışında katıldığım festivallerde ve film marketlerinde sürdürülebilir film yapımı ve yeşil film prodüksiyonları ile ilgili atölyelere ve eğitimlere katılmıştım. Ülkemizde henüz denenmemiş bir film yapım süreciydi. Bu kararı almak hiç de kolay değildi. Alışılmış doğruları tersine çevirmemiz gerekiyordu.
Yapımcım ve eş senaristim Korhan Uğur ile bu süreci bir girişim olarak uygulamaya karar verdik. Ekibin ve oyuncuların bu yapım sürecini anlaması için uzun uzun açıklamalar yaptık. Bilgilerimizi aktardık. Zaman zaman sette kurallar koyarak alışmalarını sağlamaya çalıştık. Başlarda tabi ki büyük bir direnç ile karşılaştık. En büyük zorluk da buydu. Ancak bu sürecin geleceğimiz için önemini paylaştıkça ekip de zamanla uyum sağladı. Filmin son günlerinde ekibin böyle bir sürece dahil oldukları için mutlu olduğunu duydukça da tüm yaşadığımız zorluklar yerini geleceğe iyi bir adım bırakmış olmanın huzuruna bıraktı. Böylelikle tüm oyuncu ve ekip arkadaşlarımızla “Bir Zamanlar Gelecek: 2121” filmini Türkiye’nin ilk sürdürülebilir film girişimi, diğer adıyla yeşil filmi olarak tarihe yazdık. İşte hepimiz için en büyük mutluluk budur.
Kadın yönetmen ne demek? Kariyer yolculuğunuzda “kadın” olduğunuz için zorlandığınız bir durum yaşadınız mı? Bu durumlarda kişisel çözüm öneriniz nedir?

Bana göre “kadın yönetmen” kavramı oldukça tartışmalı bir kavramdır. Bu sadece yönetmen mesleği için de geçerli değil. Bir mesleğin önüne cinsiyet temsili yerleştirdiğimiz de (Örneğin “kadın doktor, kadın mühendis”…) aslında ataerkil düzen de buna körükleyici bir durum yaratıyoruz. Kadınların varlığını her meslekte hatırlatabilmek için bunu mecburen kullanmak zorunda da kalabiliyoruz.
Kariyer yolculuğumda “kadın” olduğum için zorlandığım anlar oldu. Yardımcı yönetmenlik yaptığım 2005’li yıllarda, bedensel olarak kısa boylu, zayıf bir yapıda olmam, yaşımın küçük olması ve kadın olmam sette farklı departmanlarda çalışan yaşça büyük özellikle erkek ekipler tarafından görünmez olmam demekti. Soru sorduğumda ya da direktif verdiğimde defalarca cevapsız kaldığım anları yaşadım. Bu durum beni asla işimden uzaklaştırmadı. Aksine akıllıca çözümler üretmeme sebep oldu. Zorlayıcı ama bir o kadar da kışkırtıcı bir iletişim yöntemi arayışına sürükledi. Zamanla tecrübelerimle de yeni yöntemler keşfettim. Şimdi sosyal medyanın da hayatımıza girmesiyle bilgi diğer kişilere daha hızlı ulaşabiliyor ve sorunlar hızlıca paylaşılabiliyor. Benim yönetmenliğe giden sürecimde yaşadığım zorluklarda bu durumu biz içimizde yaşıyorduk. Bu durumda kişisel çözüm önerim ise, sadece “direnmek, vaz geçmemek” ve “aklı en yetkin şekilde kullanmak”tır.
Kariyeriniz boyunca siz kimlerden ilham aldınız? Kimleri ilham verici buluyorsunuz?

Kariyerimdeki en büyük ilham kaynağım Mustafa Kemal Atatürk’tür. İlkeleri, çalışkanlığı, dürüstlüğü ve inançlarına olan tutkusu benim ışığım olmuştur. Mesleğimde ise ilham kaynağım olan yönetmenler: Jean Pierre Jeunet, Yorgos Lanthimos, Agnes Varda, Wes Anderson ve Terry Gilliam’dır.
Türkiye’nin ilk uzun metraj kadın bilim kurgu ve distopya yönetmeni ünvanına sahip bir yönetmen olarak hayallerinin peşinden giden genç kadınlara ilham olmak için ne söylemek istersiniz?

“Bir Zamanlar Gelecek: 2121” filmimin ilk fikir aşamasında bu unvana sahip olacağımdan habersizdim. Filmi bitirdiğimizde yapımcım Korhan Uğur ülkemizin 100 yıllık geçmişinde bilim kurgu alanında uzun metraj film üreten bir kadın yönetmen olmadığını fark ettiğini söyledi. İddialı bir cümle idi. Bunu uzun süre araştırdık. Maalesef 100 yıllık cumhuriyet tarihimizde hiçbir kadın yönetmen uzun metrajlı bilim kurgu filmi çekmemişti. Bunu net bir şekilde öğrendiğimde hem çok üzüldüm hem de kendi adıma sevindim. Fark etmeden hayallerimin peşinden koştuğum ve “Bu filmi çekme!” diyen seslerin arasından kendime doğru yolu bulduğum için mutlu oldum. Üniversite dönemi mesleğimizin, dünyada var olma çabamızın ilk ipuçlarını veren bir dönemdir. Bu dönemde de BAYAN MELIES diye isim almam da boşuna değilmiş. İlk uzun metrajımı da seneler sonra bu alanda üretmiş olmam bunun kanıtı gibidir.
Özetle genç kadınlara ilham olması adına, gençliğimizde, henüz öğretilmiş doğrulardan ve yaşam şartlarının gereklerinden uzak dönemimizde kendi varlığımız ile keşiflerimizde bulduğumuz doğrularımızı unutmadan, ısrarla ve tevekkülü elden bırakmadan çalışmaya devam etmek gerektiğini unutmamaktır. Mutlu Hayatlar! Umutla geleceği beklemeye devam edelim.
Bu arada, filmimizi alternatif dağıtım metotlarıyla Türkiye'de seyircisine ulaştırmak istiyoruz. Merak eden herkesi bekliyoruz
Bilet almak için: https://biletinial.com/tr-tr/sinema/bir-zamanlar-gelecek-2121
İlham dolu bu röportaj için Serpil Hanım'a tekrar çok teşekkür ediyoruz. Başarıları ile gururlanmaya, onu takip etmeye devam edeceğiz. 💜
Senin başarmak istediğin ilkler neler? Bunları hayata geçirmek için ne gibi adımlar atıyorsun? Cevabını bekliyoruz!

Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer