Hayal kurmanın gücüne inanır mısınız? Peki, kendi hayallerinden ilham alanların gücüne? Bir şeyi gerçekleştirmek için onu çok fazla istemenin hikâyesini dinleyeceğiz bugün. Vanda Karavan Atölyesi'nin kurucu ortağı Girişimci Candan Abacan, #İlhamBulanlar serimizin ilk konuğu oldu! ✨
Kurumsal iş hayatının ona uygun olmadığına karar verdikten sonra kendi işini kurmak için yola koyulan Candan Abacan, Vanda Karavan Atölyesi'nin kuruluş hikâyesini anlatırken ilham kaynaklarını ve yaşadığı tecrübeleri bizimle paylaştı!
Hikâyesini bizimle paylaştığı için çok teşekkür ederiz. 💜 Ruhunda girişimcilik olan herkesi röportajımızı okumaya davet ediyoruz. Okuduktan sonra görüşünü bizimle paylaş lütfen.
Bize kendinizi ve yaptığınız işi anlatır mısınız?

Merhaba, ben Candan. Öğretmen bir anne ve babanın ilk çocuğu olarak 1991 yılında Aydın’da dünyaya geldim. Lise öğrenimimi İzmir Atatürk Lise’sinde yatılı olarak tamamladıktan sonra lisans eğitimi için İstanbul’a geldim ve 2013 yılında İstanbul Üniversitesi Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği’nden mezun oldum. Şu an İstanbul’da erkek arkadaşımla kurduğumuz bir butik bir karavan atölyemiz var. Karavan tasarımı ve uygulaması yapıyorum. Onun haricinde de Yoga Eğitmeniyim.
İşinizi kurmaya nasıl karar verdiniz, girişim hikâyeniz nasıl başladı?

Üniversite eğitimim süresince ve mezun olduktan sonra farklı sektörlerde çalışma fırsatım oldu ve yaptığım tüm işleri çok sevmeme rağmen hep sorguladığım ve beni rahatsız eden durumlar oluştu. Bu durumlara örnek vermem gerekirse, mobbing uygulayan bir yönetici, tüm teknolojik gelişmelere rağmen mevcut çalışma saatlerinin uzunluğu, yıllık izin sürelerinin kısalığı, neden var olduğu belli olamayan kuralların saçmalığı... Gibi uzayıp giden bir liste içerisinde ben hep kendime şu soruları sorup durdum: “Ben burada ne yapıyorum?” “Amacım ne?” “Hayatım böyle mi geçecek?” “Başka bir hayat mümkün mü?” Kafamda bu sorularla geçen 5 yıllık bir iş hayatının sonucunda, amaç illa ki para kazanmaksa gerekirse sokakta kahve satarım, takı satarım en azından denemiş olurum dedim ve son işimden de istifa ettim.
Erkek arkadaşımı da bir şekilde ikna ettikten sonra birlikte bir karavan aldık ve yaklaşık 5 ay sürecek bir yolculuğa çıktık. Bu yolculuk süresinde ikimizinde eski hayatlarına geri dönmek istemediği ve geleceğe yönelik benzer hayallere sahip olduğunu farkedince, döndüğümüzde birlikte bir iş yapmaya karar verdik. Onlarca iş fikri ve değişen karar sonucunda “Karavan hayatını çok sevdik, neden karavan yapmayı denemiyoruz ki?” diye bir fikir filizlenmeye başladı aklımızda ve tüm fikirler içerisinde bizi en çok heyecanlandıran bu olduğu için hemen araştırmalara başladık. 2018 yılıydı, o sıralarda henüz pandemi yoktu ve karavan Türkiye’de çok fazla popüler değildi, hatta bilinmiyordu. Dolayısıyla çoğunlukla yurt dışı kaynaklardan faydalanarak uzun bir araştırma sürecinden geçtik, araştırdık, öğrendik. Direkt atölye kurmaya yetecek bir bütçemiz olmadığı ve yapabilecek miyiz bilmediğimiz için ilk iki karavanımızı sokakta ve oldukça kısıtlı alet ekipman kullanarak tamamladık.
İlk karavanımız tamamlanınca çıkan işten biz çok memnun kaldık ancak elbetteki sadece bizim ve çevremizdeki insanların beğenmesi belirleyici bir kriter değildi. O nedenle heyecanla satış için ilana koyduk ve çok büyük bir beğeni ve ilgili ile karşılaşmak tüm o yorgunluğumuza, yaşadığımız zorlu süreçlere değdi. İlk görmeye gelen kişinin aracımızı satın alması da bize ekstra bir motivasyon sağladı. İkinci karavanımızda büyük bir ilgi ve sevgi ile karşılaşınca bu işi yapabileceğimize artık tamamen inandık ve Vanda Karavan Atölyesi’ni kurduk.
Daha önce iş tecrübeniz var mıydı? Bu işe başlamadan önce hangi işi yapıyorsunuz?

İş hayatına üniversitede denizcilik sektöründe bir firmada yaptığım staj sonrası part-time çalışmaya devam ederek başladım. Buradan sonrada kendi sektörümde hiç çalışmadım. Sonrasında garsonluk, satış danışmanlığı, cruise gemisinde hosteslik gibi farklı sektörlerde çalıştıktan sonra en son işime girdim. Son işimde ise uluslararası fuar organizasyonları yapan bir firmada Proje Uzmanı olarak görev yaptım.
Bir girişimci olarak işinizi kurarken ne tür zorluklarla karşılaştınız, bunları nasıl aştınız?

Benim kendi tecrübem üzerinden gözlemim, alışagelmiş düzeninin dışına çıktığınızda genel olarak bunu etrafınızdaki insanların kabul etmesi için öncelikle kendinizi kanıtlamanız gerekiyor gibi bir durum söz konusu. Her ne kadar destekleniyor gibi görünsemde uzunca bir süre yakın çevrem bile bu yaptığım işin bir geçiş dönemi olduğunu, sonrasında tekrar “gerçek” bir iş bulacağımı, bunun ise sadece bir hobi olduğunu düşündü. Sektörden veya kendi işini yapan insanlara akıl danıştığımızda ise laf hep bir şekilde “o işler o kadar kolay değil, nasıl yapacaksınız” sonuçlarına geldi.
Bu sorunlar erkek arkadaşım ile birlikte yaşadığımız zorluklar iken benim bir kadın girişimci olarak kendimi kanıtlamam gereken bambaşka konularda oldu. Her ne kadar ortak olduğumuzu söylesekte genel kanı, sermayeyi erkeğin verdiği benim ise sadece yanında destek olduğum yönündeydi, birçok insan için elbetteki “patron” erkek arkadaşımdı. İşimizin içeriği fiziksel yük gerektiren işler, dekupaj, testere gibi kesici iş aletlerinin kullanımı olduğundan, bunları bir kadının yapıyor ve kullanıyor olması pek çok kişi için ikna olması çok zor bir konu olarak görüldü. Kısacası, yeni bir girişim yapmak elbetteki zorlu bir süreç, farklı bir şey ortaya çıkarmaya çalıştığınızda maalesef ki o iş öyle olmaz diyen çok oluyor. Gençseniz, farklı bir şeyler yapmak istiyorsanız hele ki kadınsanız insanların söyleyecek çok sözü var ve çoğunluğu da pozitif yönde değil.
Benim en büyük motivasyonum, tüm bu zorluklara rağmen sonuç kötü bile olacak olsa ben yaptığım işten, denemekten, bulunduğum noktan memnundum ve tekrar kurumsal iş hayatına dönme fikri benim için çok daha kötü bir seçenekti. Umutsuz olduğum ve kararsız kaldığım zamanlarda hep yaptığım gibi kendime hep şu soruyu sordum “En kötü ne olabilir ki?” Ve yola devam ettim.
Diğer girişimcilere faydalanabilecekler ekonomik kaynaklar önerebilir misiniz, Koşulları neler?
Açıkçası ben önceki çalıştığım işlerden biriktirdiğim parayı sermaye olarak kullandığım için herhangi bir ekonomik kaynak araştırmasında bulunmadım. Ancak bildiğim kadarıyla KOSGEB’in ve ticaret odalarının kendi işini kurmak isteyen girişimcilere, özellikle de kadın girişimcilere verdiği destek kredileri var. Bunları araştırmalarını önerebilirim.
Her şey bir hayalle başlar; kendi işini yapmak isteyenlere neler tavsiye edersiniz?

Gerçekten her şey bir hayalle başlıyor, o nedenle nasıl bir hayat hayal ediyorsunuz, nasıl bir hayatın içerisinde olmak size keyif verecek bunlar üzerine kafa yormak güzel bir başlangıç. Benim kendi naçizane tavsiyem ise hep sorgulamak, “ne yapıyorum, neden yapıyorum, yaptığım şeyden keyif alıyor muyum, ne yaparak mutlu olabilirim” Bu gibi sorgulamaları yaptığınızda elbetteki bir sonuca ulaşıyorsunuz. Sorgulayın, yeni şeyler keşfedin, hayatınızda yeniye hep yer açın, denemekten korkmayın gerçekten en kötü ne olabilir? Ve bir insan gerçekten bir şeyi severek, isteyerek yaptığında, tüm kapasitesini, emeğini ona verdiğinde başarılı olmaması için hiç bir neden göremiyorum.
İş kurmanın zorlukları neler, bir girişimin başarıya ulaşması için sizce hangi süreçlerden geçmelidir?

Kendi işini yapmak gelecekte elde etme ihtimaliniz olan tüm avantajlarına rağmen oldukça zorlu bir süreç. Daha az çalışmayı hayal edip, artık 24 saat çalıştığınız bir hayata geçiş yapıyorsunuz ve işiniz artık hayatınızın ayrılmaz bir parçası haline geliyor öncelikle bunu kabul etmek lazım. Ancak buradaki fark biri için değil, tamamen kendiniz için çalışıyorsunuz sanırım motive eden kısmıda bu.
Genellikle herkesin söylediği gibi ilk bir kaç yıl oldukça zorlu geçiyor, motivasyonunuzu ve inancınızı kaybettiğiniz, çok yorulduğunuz, çevreniz tarafından yeterince desteklenmediğinizi ve anlaşılmadığınızı düşündüğünüz zamanlar olabilir. Tüm bunların geçici olduğunu her zaman kendinize hatırlatın ve umudunuzu hiç yitirmeyin. Farklı bir şeyler ortaya çıkarmak başarı kadar başarısızlığı da içinde barındıran bir yol, başarısız olsanız bile dünyanın sonu değil ve en azından deneme cesaretini gösterdiğiniz gerçeğini asla değiştiremez.
Bununla ilgili Mark Twain’in çok sevdiğim bir sözünü sizinle paylaşmak istiyorum. Dilerim ki; tıpkı bana olduğu gibi size de ilham olur.
“Bundan yirmi yıl sonra yapmadığınız şeylerden dolayı, yaptıklarınızdan daha fazla pişman olacaksınız. Demir alın ve güvenli limanlardan çıkın artık... Rüzgarları arkanıza alın, araştırın, hayal edin ve keşfedin.” Mark Twain
Bu hikâye kendi hikâyemizi yazabilmek için hislerimizden ilham almamız gerektiğini kanıtlıyor bizce. Sen ne düşünüyorsun, #İlhamBulanlar serimizi beğendin mi?
Candan Abacan ve Vanda Karavan Atölyesi'nin Instagram hesaplarına buradan ulaşabilirsiniz! Projemize verdiği destekten dolayı Candan Abacan'a tekrar çok teşekkür ederiz. 💜
Hiç bir girişimde bulunup kendi işini kurmayı hayal ettin mi? Sen hayatta nelerde ilham buluyorsun?

Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer