Özlediğim çok şey var. Sizinde var mı?

Terk edilmiş harabe bina gibi hissediyorum kendimi. Önceden yaşanmışlıklarla dolu ama şimdilerde derin bir sessizlik. Uzun zaman oldu bir gönüle girmeyeli. Yalnızlığımı taşıdiğim dönemlerde en büyük zararım kendimeydi. Oysa bir hayat vardı dışarıda beni bekleyen. Belkide geç kaldığım ucundan tutamadığım bir hayattı bu. Şöyle bir çocukluğuma iniyorumda her türlü kaygıdan, stresten, korkudan, üzüntüden uzak o dönemler. Büyüdükçe çocuklaşabilmekte vardi elbet. Ama onu yaşatabilen biri olmadı. Bazen sen çocuklaşmak istedim. Ama onuda bir şekilde baltaladılar. Arttıkça artıyordu mutsuzluğun yüzdesel payı. Önce mutluluğu başkasında aradın. Yakalayamayınca mutluluğun kendi içinde filizlendiğine şahit oldun. Tabi bunun adı mutluluksa. Ve beklentiler yara almaktan başka neye yaradı. Belkide en büyük hataydı. Hayati hafife alıp bu yola hazırlıksız çıkmak. Ben güneşin açacağını umuyordum. Yağmura tutulacağimi hiç ama hiç ummadım. İnsan bazen kendini bile özlüyor yaşanmişliklar sonrası. Henüz o güzel duygulara teslim olduğun dönemi özlüyorsun. İlk aşk, ilk başarı, ilk oyuncağın ya da ilk vazgeçişin. Geriye dönüp baktığında özlediğin şeylerle nefret ettiklerin arasında sıkışıp kaliyor işte insan. Okuduğunuz için teşekkürler.
Özlediğim çok şey var. Sizinde var mı?
Cevapla