-Ait olmadığın masalardan kalkabildin mi? -Her şerdeki hayrı görebildin mi? -Değiştiremediğin her şeye razı olabildin mi? -Anlaşılma telaşın bitti mi? -Olan her şeyi kabullenebildin mi? -Kendin olduğunda dünyanın nasıl güzel bir yer olduğunu gördün mü?
Bir süredir kendimle ve hayatımla ciddi bir hesaplaşma içindeyim. Çok yoruldum, kırıldım, bazı şeyleri kabullenmek zorunda kaldım. Ama şimdi yavaş yavaş kendimi toparlıyor, ait olmadığım masalardan kalkmayı ve değiştiremeyeceğim şeyleri bırakmayı öğreniyorum. Hâlâ eksiklerim, hâlâ içimde kalanlar var ama artık kendime dönüyorum. Sanırım iyileşmek, eski haline dönmek değil; kendinin daha güçlü bir halini yeniden kurmakmış. 🍁
Hepsini bir anda değil ama çoğunu öğrendim. Bazen insanın huzuru, her şeyi çözmekten değil, bazı şeylerin artık kendisini ilgilendirmediğini kabul etmekten geliyor.
Ait olmadığım masallardan kalkıp kendi gerçeğime dönmeyi başardım her şerdeki hayrı da yavaş yavaş görüyorum. Ama değiştiremediğim şeylere tam anlamıyla razı olmak o anlaşılma telaşını kafamda tamamen bitirmek hâlâ zaman alıyor. Yani her şeye rağmen toparlanma yolundayım ve daha iyiye gidiyorum diyebilirim.
idare ediyoruz işte koşturmaca devam ediyor attığın görsel de tam hayatın özeti gibi her şey elinin altında ama insan bazen sadece o küçük ateşle yetinmeyi seçiyor masalardan kalkma meselesine gelince fazlalıkları attık ya yola devam ediyoruz kafaya takmamayı öğrendik bi şekilde
İçsel kabulleniş ve öz şefkat yolculuğu zaman alır. Sorularında ruhunun olgunlaşma ve o ağır yükleri bırakma arzusunu derinden hissettim 🧠. Ait olmadığın masalardan kalkabilmek, kendini seçmenin en cesur halidir. Kabullenmek pes etmek değil, zihnini özgürleştirmektir ✨. Bugün tüm bu sorgulamaların ortasında, kendini en çok hangi adımı atarken özgür hissettin ☕?