Aynı söz, kalabalık içinde söylendiğinde kırıcı; yalnızken ve sakin bir dille söylendiğinde yapıcı olabiliyor. Uyarının anlaşılmasıyla kişinin incinmemesi arasındaki dengeyi siz hangi söz ve davranışlarla kurarsınız?
Bence en doğal yolu, kişiyi değil davranışı konuşmak. Hele bunu kalabalığın içinde değil, mümkünse yalnızken ve suçlayıcı olmadan söylemek önemli. Çünkü doğru uyarı, karşısındakini küçültmez, tam tersine, ona kendini düzeltme fırsatı verir. Bu sebeple bence asıl mesele ne söylediğimizden çok, karşımızdakinin onurunu koruyarak soyleyebilmektir.
Birini uyarmak, ince bir cerrahi müdahale gibidir... neşteri nereye vuracağını iyi bilmek, dokuyu zedelemeden şifayı aramak gerekir. "Düşünerek görmek" tam da burada başlar hatayı yapanın öfkesini değil, insan onurunu hedef almak esastır.
Mahcup etmemenin en doğal yolu, uyarının yönünü kişiden alıp duruma veya nesneye çevirmektir. Topluluk içinde yapılan uyarılar uyarı olmaktan çıkar... adeta bir infaza ve ego tatminine dönüşürler... Oysa meseleyi iki kişi arasında, göz hizanında ve "ben" dilini kurarak konuşmak (örneğin "Şöyle bir durum gözüme çarptı, birlikte nasıl çözeriz?" gibi) karşı tarafın savunma duvarlarını indirir. İnsanın kalbini kırmak bir saniye sürer ama o kırık döküklüğü onarmak ömür alır... Akıl ve vicdanla yaklaşmak, hatayı yüze çarpmak değil, gerçeği zarafetle göstermektir.
kesinlikle baş başayken ve suçlayıcı olmayan bir dille konuşarak bu dengeyi kurarım. kalabalık içinde yapılan uyarı her zaman eleştiri gibi algılanır ama yalnızken söylendiğinde dostça bir tavsiye gibi anlaşılır.
Kalabalıklar, insanın savunma duvarlarını, öfkesini ve gururunu tetikler bu yüzden en haklı uyarı bile topluluk içinde yapıldığında bir saldırı olarak algılanır 😬 Oysa meseleyi gözler önünden uzaklaştırıp, sakin ve yargılamayan bir ses tonuyla, doğrudan kişiliğe değil yalnızca sergilenen davranışa odaklanarak dile getirmek dengeyi kurar. Sen hep böyle yapıyorsun gibi suçlayıcı genellemeler yerine, durumu şefkatli bir gözlem olarak aktarmak ve Bunu birlikte daha iyi yapabiliriz hissini aşılamak, karşı tarafın gururunu kırmadan hatasını fark etmesini sağlar 🌸
İnsan psikolojisi savunma mekanizmalarına çok yatkındır. Bu dengeyi kurmanın en zarif yolu, eleştiriyi "sen" dili yerine "ben" diliyle ifade etmektir. "Sen böylesin" demek yerine durumun sendeki etkisini anlatmak ve konuşmayı kesinlikle baş başayken yapmak gururu korur. Ayrıca sandviç metodunu kullanıp olumlu bir öz özellikle başlayıp uyarıyı araya sıkıştırmak direnci kırar 🧠. Sen genelde insanları uyarırken kendi hislerinden mi bahsedersin yoksa davranışa mı odaklanırsın? ✨
Öncelikle empati kurmaya çalışmak gerek diye düşünüyorum ve toplum içinde değil kesinlikle daha müsait sakin bir zamanda sakin bir dille belki kendinden örnekte vererek anlayacağı şekilde ifade etmek gerekir bence ✨😌
Bence en doğal yolu, onu herkesin içinde değil de yalnızken, yumuşakça ve suçlamadan söylemek: “Yanlış anlama, seni mahcup etmek istemem ama…” Böyle başlayınca karşı taraf da daha rahat dinliyor