İkisi aynı mıdır? Bugün arkadaşlık kurduklarımız bizden bir parça mı taşır... Yoksa asli benliğimizin peşinden mi gidiyoruz? İnsan, örtük olan benliğinin izlerini taşıyor ve arıyorsa doğru yolda mıdır? Şu meşhur 5 kişinin ortalaması sözüne katılıyor musunuz? Tam net bilmediğimden yazmadım onu... Cesur bir adamı seviyorsa bir kişi, özünde cesaret olduğundan mıdır?
Güncellemeler
21 gü
Görsel alıntıdır
İnsan , özünde olana doğru mu çekilir yoksa olmak istediğine mi?
İnsanın hiç de "eşref-i mahlûkat" olmadığı kanaatindeyim. Sürekli terbiye etmemiz gerekiyor aklımızı, beynimizi, bedenimizi. Kendi haline bırakılınca hep yönünü sapıtan, sorunlu varlıklarız bizler.
Bu yön verme durumu çevremiz tarafından, dışarıdan yapılıyorsa işte o en çok vakit geçirdiğimiz 5 kişinin karakter özellikleri bize de sirayet edecektir. Bu sebeple nasıl kimseler oldukları önemlidir.
Ama kişi kendi iç pusulasını kendisi ayarlamayı öğrendiyse çevresinin de kayda değer bir etkisi kalmayacaktır.
Öz zannettiğimiz şey çoğu zaman bize kodlanan ilk verilerdir. Zamanını, ilk oluşumlarını hatırlamadığımız için bunlar sistemimizde yüklü zannederiz. Oysa hepsinin mantıklı ve geçerli bir açıklaması vardır.
Nöroplastisite de der ki: Bu kodlar kalıcı değildir. Beyin, farkındalık ve sürekli pratikle eski hatalı kodları silebilir ve yerine yeni sinaptik bağlar (yeni düşünce kalıpları) inşa edebilir.
Gideyim de bedenimi sporla yorup zihnimi de müzikle az terbiye edeyim 😂
1
7 Yorumla
Soran
21 gü
Bence eşrefi mahlukatı yanlış anlıyoruz : ) kuziş... Belkide zıtlıkların bir bütün oluşu eşrefi mahlukattır.. yani o varlığın iyi olması değil belkide bundan kasıt.. yoksa bizde meleklerinde huyu var şeytanında tüyü : )
Yani demek istediğim insan kainatın bir küçüğü içinde ışıkta var karanlıkta... Kaosta var düzende... İyilikte kötülükte belkide bu zıtlıkların akıl ve zeka ile senin dediğin gibi terbiye edilişi ya da onun ham haline eşrefi mahlukat deniliyordur bunlar teori tabi ben öyle düşünüyorum...
Hımm... Yani dışardaki verileri filtreleyip , kendi içinde bir yere kendi yorumunu katarak oturtuyorsan ya da oturtmuyorsan pusulan oluşmuş mu oluyor yani daima bir elek gibi seni sarsacak verileri ayarlıyorsan bu pusula mı olmuş oluyor tam anlamak için soruyorum...
Hımm iş biraz metaryalizme kaçıyor gibi akdbsns.. Evet zamanın ilk oluşumunu hatırlamıyoruz bu doğru..
Bunu kabul ediyorum yani beynin enerji tüketimini en fazla olan organımız buna mecbur yeni bağları yapıp hatırlayamadığını işlevini yitirmiş olan kısımları silmesi enerji tasarrufu... Eee buda bir koddur ki bunun farkında olmayan insanlar var ama beyinleri hala aynı sistemde çalışmaya devam ediyor halbuki bu bilgiyi unutsam beynin bu işlevini bitirip enerji krizinden ötürü çökmesi gerekmezmi değerli kuzişim...
Her halükarda mükemmel bir yorumdu eline zihnine sağlık.🙏
Skdbam bende göbek bayağı çıktı yav çaya devam : )
Teşekkür ederim... Hayır hiç sorun değil aksine sana kötü hissettirecekse cevap verme zaten yani yaptığını takdir ediyorum... Ve başaracaksın yeterki vazgeçme 🙏🙏🙏
Arkadaşlar birbirine bir süre sonra benzer (her zaman değil). Bu bi 100% benzeme düşüncesi değil, örneğin yazma şekli bile anımsatır ya da tepkisi ortak olabilir bazen.
Öz dediğimiz bizden binbir tanedir. Hangisini ne zaman keşfedeceğimizi bilmiyoruz işte 🥳
Olabilir bu da kabul... Bu mümkün mü ya yazı stilinin , düşüncenin ya da tepkinin benzeşmesi... Şu öz kısmını anlamadım nasıl binbir tane oluyor o kısmı açıklayabilir misin...
Hım son soruya iki cevap geleceğini zannetmiyordum... Eline sağlık...
Evet mümkün 🤣 bunu bu siteden birisi belirtmişti bana jdjfj senin ve benim yazış stilimiz aynıymış ya da tepkilerimiz mi dediydi hatırlayamadım şimdi baya oldu.
Yani istemsizcede olsa benzerlik oluşuyor sanki..
Yani insanın tek bir özü yoktur. Çok çeşitliyiz biz, tek bir “öze” sınırlandırmak doğru gelmiyor bana. Her halimiz biziz yani 🌟
Aaaa evet sen söyleyince hatırladım... Sana belirttiği için , arkadan konuşmuş olmasın diye... Sana bunu belirttiğini , banada söylemişti... Evet bişiler oluyor dediğin gibi.. Hımm tek bir öze sınırlandırmak doğru gelmiyor farklı bir bakış açısı ama mümkün.. olabilir.. Güzel düşündün eline, zihnine sağlık..
Misal bedenin özü , kuyruk sokumunda... ruhun özü ise bedenin hepsindedir ve ruh hakkında sınırlı bilgimiz var... Fakat onun özü bir yerlerde sıkışıp kalmaz... diye düşünüyorum...
Derin bi cevabı hak eden ama o cevaba pek enerjimin olmadığı bi soru : )
Kısaca yazmak gerekirse, özümüzü bulmak için hatalar yaparız doğruları buluruz. Doğruyu buldukça özümüz o olur ama aslında diğer yandan da zaten bize verilen bi öz vardır.
Olmak istediğine çekilme konusuysa farklı bi konu. Ne bilim birine benzemek ya da olmak istediğin kişiye dönmek için aslında pek bir şey yapmana gerek yok. Benim erkek kuzenim çok güzel gülerdi mesela ve ben her yan yana geldiğimizde onun gülüşünü kopyalamaya çalışırdım çocukken, artık onun gibi gülümsüyorum resmen aslında hâlâ hoşuma gidiyor orası ayrı konu ama demek istediğimi anlatabilmişimdir umarım. Yeter ki bir şeyi istesin insan olmak istediği gibi de olur birine de benzer.
1
9 Yorumla
Soran
19 gü
Yav sen yeterki yaz 2 kelime olsa bile benim için mahiyeti kendi fikrini belirtmendir ve eline sağlık 🙏...
Hımm... Peki bunu tersi olabilir mi yani ne demek istediğini anladım... kötülük yapan insanlarda öyle midir yani yanlışlar mı esas özleri oluyor...
Ne demek istediğini anladım bir noktayı tam anlatamadım sanki onu anlatim... Esasen senin bahsettiğin mimik ve jestler ya da ben öyle anladım fakat benim kast ettiğim daha içsel... daha bir çekirdeğe yakın yani. Diyelimki ben korkak biriyim fakat cesaretli olanı sevmem ya da beğenmem benim özümde cesaretin olduğu ama üzerinin bir şekilde toplumsal baskılarla ya da aile eğitimi ile örtüldüğünü mü gösterir... Yoksa o şahıs kişiye tamamiylen farklı bir şekilde hoşlandığımı mı gösterir...
Ben herkesin esas özünün iyilik, doğruluk olduğuna inanıyorum. Başta dediğim bize verilen öz bu, doğruluk yani. Her bebek masum ve günahsız doğar.
Üstüne ekleyen bizleriz. İyiliği de kötülüğü de. Çevreden görüp yaşadıklarımız bizde ki o özü değiştirir, bizde onun üstüne ekleriz. Ha bazen karakter olarak hırçın olursun ama aslında bu da senin özün değildir.
Bunu değiştirmek mümkün mü, evet. Kendimden biliyorum.
Ben kötü biriydim reis, hani gerçekten zorbaydım da Allah var. İzinsizce milletin yemeğini de yerdim kendi yemeğim olmasına rağmen, paralarına da konardım cebimde harçlığım eksik olmamasına rağmen, çocukları döverdim de pislik biri olduğum için, her kavga da her olayda adım olurdu.
Aileme baksan efendi, onla bunla işi olmayan kendince geçinip giden gayette sevilen insanlar. Belaydım ben ailemde, her gün biraz dayak da yerdim işitmediğim laf da kalmazdı ailemden hani. Abimde yapardı ama sınırlarını bilirdi saygısızlığı yoktu, ben hem sınırsız hem saygısızdım.
Şimdi kendime dönüp baktığımda hayretler içinde kalıyorum o çocuktan bu gence nasıl geldim diye. Fark ettim sonra, benim özüm kötülük değildi çünkü, ben kötü biri olarak doğmadım ve değiştirmek içinde kendi irademe, nefsime, elime koluma söz geçirmem gerekti.
Her durum için geçerli olduğunu düşünmüyorum. Bazen taklit etme sistemimiz çok güçlü çalışır sanarız ki evet bende de bu var, bu his, güç ya da istek. Ama girişince ya ds olmaya oldurmaya çalışınca heves kaçar içteki istek gider aslında istemediğimizi yapamadığımızı fark ederiz. Yani özümüzde olmayanı taklit mekanizmamız öyle aşılayabilir. Gizli/ baskılanan potansiyelden ziyade güçlü bi yanılsama olabilir yani
Teşekkür ederim arkadaşım bu konuda sana saygı duyarak katılmıyorum... Yaratıcı ikisindende sana vermiş ve doğru yoluda göstermiş yani sende hem meleğimsi huyların var hemde hiddetin , öfken , gazabın şerrimsi... Ha küçüklükten neyi beslemişsen o güçlenir öbürü zayıf kalır... Tabiki bebekler masum ve günahsız ama büyüyorlar arkadaşım büyüyorlar...
Üstüne ekleme kısmına aynen katılıyorum. .
Sen çok yol katetmişsin hiçbirimiz melek değiliz herkesin istemediği şeyleri vardır değiştirmek isteyipte yapamadıklarıda... O yüzden anlıyorum seni...
Sen o gence evrildin ve çok daha yol kat edip daha iyi bir birey olman dilegi ile 🙏
Bendede süreç tam ters işliyor şu an... Neden diye sorma ele işte...
Anladım yani o özde olmadığında devam ettiremiyorsun diyorsun...
Demek istediğim buydu benimde. İkisinden de var bizde inkar etmiyorum ama kimse doğduğunda potansiyel suçlu, ahlaksız ya da saygısız terbiyesiz vs olarak doğmuyor ki.
Aslında bi dakika... Bebekken bir şeyleri seçme şansımız olmuyor..
Çocuk gelişimi ve eğitimi kursuna gitmiştim 18 yaşındayken. Hocamız sık sık gördüğü duyduğu şahit olduğu içinde bulunduğu olayları anlatırdı. Bi gün yine anlattı aynı şeyi, işte bi kurumda çalışıyormuş. Bi bebek varmış anne babası da hırsızlıktan suçlular. Neyse bebek daha bir yaşında bile değilmiş 6 aydan küçük. Dedi ki önündeki oyuncağı alıp sakladı. Bildiğin saklamış yani. Genden geçmiş demişti ya da o tarz bi şey pek hatırımda değil o kısımlar. Vay be dedik.
Bu öz de ona benziyor sanki biraz, bilemedim 🤔
Ama neden diye sorma, dersen ben daha cok merak ederim ehehehe Yalnız bence o kadar da tersi değil yani geçmişini elbet bilemem lakin bazen bazı şeylerin tersi de iyi gibi...
Gerçekten öyle düşünsene hep aynı yerde saymaktan iyidir değişime daima kötü bakmamak lazım. Eski senden de bie iki huy katınca yeni sen daha sağlam olur hetta ehehehe
Bilemiyorum şu değişim şeylerini hangi versiyonum daha iyidi onuda bilmediğim gibi ya da aralarında iyi var mıydı ki onuda bilmediğim gibi... Fakat bir şeyden eminim gerçek olanı bulana kadar değişmek tekrar ve tekrar devam yaşamın bir kuralı gibi...
Bu konuda genel çıkarımlar yapmak zor. Çünkü insan dediğimiz varlık tek tip değil. Milyonlarca farklı kişilik, düşünce yapısı ve davranış biçimi var. Bu yüzden sadece kendi adıma konuşabilirim...
Ben, uzun süre olmak istediğim yöne doğru yürüdüm ama zamanla doğamdan kaçamadığımı, özümde olandan tamamen uzaklaşamadığımı fark ettim. Sonra başka bir yol buldum... Olmak istediğim kişiden bazı özellikler aldım, özümde olanları da reddetmek yerine onlarla uzlaştım. Böylece hem doğamla barışık oldum hem de olmak istediğim kişiye, erişebildiğim sınırlar içinde ulaşabildim.
1
5 Yorumla
Soran
20 gü
Hımm anlamaya çalışıyorum evet bu konuda sana katılıyorum farklı kişiliklerin oluşumu ve farklı bakış açıları...
Zaten önemli olan o , yani senin yorumun bu sayende birilerine ışık olur , fikir olur... İzninle benim bu dediğine yorumum olcak , aslında akla ve mantığa uyan bişi dedin... Yani insanın kendi özünden çok uzaklaşamaması evet bu konuda güçlü bir çekim oluyor ama insan belkide bazı şeylere karşı koyabildiği kadar insandır... özünde senin deyiminle aynı görünsede esasında o savaş daima devam edecek ve ediyorda insan her ne kadar nihayete erdirmeye çalışsa bile bir sonu yok çünki yaratılış öyle şeytani ve meleğimsi huyları, düşünceleri , öz bile öyledir bu da benim yorumum...
Ah bu arada 1 sene önce faus diaboli vardı o sen miydin
Haklısın. Uzlaşma fikri güzel geliyor ama zaman zaman da çatışma elbette olacaktır. Burada amaç tamamen barışmak değil, en az hasarla en mantıklı yoldan devam edebilmek olmalıdır bana kalırsa...
Muhtemelen bahsettiğin kişi ben olabilirim. Biraz ara vermiştim...
Soran
20 gü
Rica ve ben teşekkür ederim...
Evet uzlaşma fikri güzel hatta tamamen bitseydi bu catışma mükemmel olcaktı... Seninde dediğin gibi çatışmalar olcaktır ve en mantıklı olan, hasarı en aza indirgemek...
Anladım seni bu sitede görmek güzel ... Yorumlarınla fark yaratıyorsun... Eline sağlık
İnsan, özünde olanla olmak istediği benlik arasında gidip gelen, karmaşık bir varlık. ✨ Çevrendeki insanlar genellikle senin bazı yönlerini yansıtırken, bazen de arzu ettiğin özelliklerin ilham kaynağı olurlar. O "beş kişinin ortalaması" sözü de bu yüzden oldukça anlamlıdır. Cesur birine duyduğun ilgi, kendi içindeki cesareti fark etme veya uyandırma isteğini tetikler. Kendini keşfettiğin bu yolculuk, her zaman doğru ve kıymetlidir. 🧭💕
0
2 Yorumla
Soran
21 gü
Peki insanın , bir meleğin ve şeytanın özelliklerini taşımasının hikmeti nedir?