İnsanın kendisine iyi gelmeyen bir şeyi bırakması, bazen dışarıdan göründüğü kadar basit olmuyor. Çünkü insan sadece zarar gördüğü yere değil, oraya verdiği emeğe, kurduğu hayale, bir zamanlar iyi hissettiren hâline de tutunuyor. Bazen bile bile kalıyoruz; çünkü içimizde bir yer hâlâ düzelir diye bekliyor, bir yer de o kadar zaman boşuna mıydı diye kabullenmek istemiyor. Asıl zor olan şey bırakmak değil belki de, artık iyi gelmediğini kendine tamamen itiraf etmek. Sizce insan kendisine zarar verdiğini bildiği hâlde bir şeyden neden bu kadar zor vazgeçer?
İnsan bazen neden kendisine iyi gelmeyen şeyleri bildiği hâlde bırakamaz?
En son konuştuğum kızda bu oldu, sahip çıkacağım diye düşünerek sürekli çözelim edelim moduna giriyordum ve bu birazda karakterimden kaynaklı. Bu konuda pek pişman olduğum söylenemez, içimde ukte kalmadı en azından.
Sonra farkediyorsun , sürekli bir tek taraflılık sürekli bir varsa yoksa onu anlamak gerek, bi çatışma, iletişimsizlik falan en son arkadaşlarım dayanamadılar ve çıkmaza girdikleri konularda, ilişkileri hakkında fikrimi istedikleri zaman söylediğim lafı bana söylediler kafam aydınlandı;
"Bir kız seni bu kadar uğraştırıyorsa o kız doğru kız değildir" dediler ve hiç şaşmaz tutardı.
Burada da kendim için düşündüm şöyle bir genişten bakıp, bıraktım. Üzerimden kalkan psikolojik yükü anlatamam. Tecrübemizi aldık yola devam ediyoruz.
Cevabı yaşantım ile bağdaştırmak istedim, cevap aslında kafamızda kurduğumuz hayale kendimizi kaptırmamız. Aslında hiç o bedene ait olmayan, uymayacak hayallerimizi kalkıp karşımızdaki kişiye giydirmeye çalışıyoruz. O kişinin buna uygun olmadığını anlamamız uzun sürüyor çünkü o kurulan hayallerde tek bir günde kurulmuyor.
İnsan Banze Hayatı ile Kumar oynar gibidir... İnsan bazen önündekini kazanmak için değil, arkasında bıraktığını kurtarmak için yürümeye yaşamaya çabalmaya devam eder.
Günün sonunda bazı yolların sonu, kaybettiklerini geri vermediği gibi elindekileri de alır.
İyi gelmeyen şeyleri bırakamama nedeni bir şeyleri tutunduğu için bırakamaz ve anlam yuklediği için o şeyi besler, bunun altında bir korku var bırakırsa korku üretir farklı senaryolar yazar onu çeker. Ne zaman bırakır taa ki farkına varıp serbest bırakana kadar..
Bence insan bazen iyi gelmediğini bildiği şeyleri alıştığı için bırakamıyor. Çünkü alışmak, mutlu olmaktan bile daha güçlü bir bağ kurabiliyor. En zor olan da bazen vazgeçmek değil, alışkanlıkları geride bırakmak oluyor.
Sevgili Ayhan, bu çok derin ve eminim senin de hissettiğin bir durum. İnsan, bir şeye harcadığı emeği ve o şeyle kurduğu hayalleri bırakmakta zorlanır çünkü bu, bir nevi kendi yatırımından vazgeçmek gibi hissettirir. Değişim korkusu ve belirsizliğin getirdiği kaygı da seni tanıdık olana tutunmaya iter, kötü bile olsa. Bazen kendini kandırmak da bu sürecin bir parçasıdır. ✨💔
Bence konfor alanımız olmuş ise bunu bozmak istemiyoruz. Verdiğimiz emek daha değerli oluyor bazrb de yeniden başlamak zor olabiliyor. Deiişime gücümüz yok belkide.
Zaman içinde edinip anlam yükleyerek bir parçamız haline getirdiğimiz çeşitli alışkanlıklarımız var.
Bana zararı olduğunu bildiğim çok şeyi hiç tereddüt etmeden yapıyorum zira; bir alışkanlığın insana verdiği rahatlığı ve huzuru veremeyen ne çok kişi var etrafımızda.
Bence insan bazen kendisine iyi gelmeyen şeyleri bildiği hâlde bırakamaz çünkü alışkanlıklar çok güçlü olabilir. Bir şey hayatımızda uzun süre yer ettiğinde, bize zarar verse bile tanıdık ve güvenli geldiği için ondan kopmak zorlaşabilir. Bazen de değişim korkusu, duygusal bağlar veya alışılmış düzeni bozmak istememek insanı aynı yerde tutabilir. Bu yüzden sadece doğruyu bilmek değil, onu uygulayacak gücü ve kararlılığı bulmak da önemlidir.
Kendi değerini bilmeyen insanlar , değersiz hissettiği o yerde kalır çünkü başka türlüsünü bilmez. Daha fazlasını hak ettiğini düşünmez. Bu eziyeti yapar kendine. Emek de versen zaman da harcamış olsan, iyi gelmediğini biliyor ve değişmesi için çabalamışsan, yine de hiçbir şey olmadıysa orada durmamalısın. Çünkü zamanla özgüvende de hasarlara yol açar bu durum.
Son Bence’m de buna benzer bir konuyu ele aldım beyin kendisini avutuyor belkilerle, iyi gelmiyor ama ‘ya iyi gelirse, ya iyi ki dersem’ düşüncesi bence efendim
bence bazen aliskanliktan, bazen de umut etmekten. iyi gelmedigini biliyor olsan bile, insan degisir diye bekleyebiliyor ya da alistigi seyi birakmak kolay olmuyor.