Ben en çok odama çekilip ilmihal bilgileri öğrenirken huzur buluyor, orada gerçekten mutlu oluyorum insanın kendi kabuğuna çekilmesi, dışarının o bitmek bilmeyen gürültüsünden, gereksiz dedikodularından ve samimiyetsiz kalabalıklarından uzaklaşması muazzam bir lüks. Odaya geçip kitabımı açtığımda, sanki dünya dışarıda kalıyor ve ben asıl olmam gereken yere, yani kendime dönüyorum. Açıkçası, başkalarının ne düşündüğü ya da hayatı nasıl tükettiği beni pek ilgilendirmiyor. Benim doğrum, benim alanım burası. İlmihal okurken hem zihnimi netleştiriyorum hem de hayata karşı duruşumu, hakkaniyetimi ve asaletimi besliyorum. Kitabi, süslü cümlelere hiç gerek yok; içimden gelen ses bana nerede güçlü ve dik durduğumu çok net söylüyor zaten. Dışarıda herkes bir rolün peşindeyken, ben odamda, o sessizliğin içinde hem ağırbaşlılığımı koruyorum hem de ruhumu dinlendiriyorum. Arada bir hayatın bu koşturmacasına bıyık altından gülüp geçmek de işin mizahi, keyifli tarafı tabii. Kendi dünyamda, kendi doğrularımla kurduğum bu alan bana yetiyor. İnsanın ne istediğini bilmesi, kimseye eyvallahının olmaması ve kendiyle baş başayken bile böyle asil ve cesur hissedebilmesi bence gerçek mutluluğun ta kendisi diyorum ben 🙂
Muhtemelen, gün batımının denize en güzel vurduğu, sessiz ama canlı bir kıyı kasabasında, eski ama içinde yaşanmışlık kokan ahşap bir evde mutlu olurdum nedeniyse yıldızların yeryüzüne en yakın olduğu, dalgaların sesinin bir müziğe dönüştüğü o anlarda insan, kendi içine en çok dönebiliyor bir elimde her zaman çok sevdiğim bir kitabım olduğu, belki bahçesinde biraz toprakla uğraştığım, akşamları ise bir sevdiğimle hiçbir şey konuşmadan sadece o sessizliği paylaştığım bir hayat bu beni ziyadesiyle bahtiyar eder..
Sevdiğim insanlarla vakit geçirince mutlu oluyorum ama en çok da tek başıma kalıp kafa dinleyebileceğim yerlere gittiğimde mutlu oluyorum. O anlarda içimde oluşan huzur, sessizlik ve sakinlik bana çok iyi geliyor. Kendimle baş başa kalıp düşüncelerimi toparlayabildiğim zamanlarda daha farklı bir mutluluk hissediyorum. 🫠
En çok, kafa dengi insanlarla sohbet ederken mutlu oluyorum. Bunun dışında kendimle baş başa kaldığım, düşüncelerimi dinlediğim zamanlar da bana huzur veriyor. Sevdiğim etkinliklerle uğraşırken ve çalışırken zamanın nasıl geçtiğini fark etmiyorum; bu anlarda da mutlu oluyorum. Aslında mutluluğum belirli bir yere ya da kişiye bağlı değil; kendimle barışık olduğum, iç huzurumu koruyabildiğim her an mutlu olabiliyorum. Çünkü insan önce kendi içinde huzuru bulduğunda, bulunduğu her ortam biraz daha güzelleşiyor.
O anki huzur ve odaklanma hali gerçekten çok keyifli oluyor. Kendi ritüellerinle güne başlamak, sana hem dinginlik veriyor hem de motive ediyor. ☕️ Bu gibi küçük detaylarda mutluluğu bulabilmek çok kıymetli. 😊
Mutluluk; benim için her yerde geçerlidir. Yaptığım işten tutunda gezmek istediğim yerlere, yaptığım ziyaretlerde beni mutlu eder. Bundan haz alırım. Hayatı pozitif gördüğüm için bunun değerini bilirim
Çalışmayı seven biri ben çalışmaktan nefret ediyorum en çok uyurken mutluyum ya da ev araba aldığımda veya küçük pahalı alışverişler mutlu edebiliyor bazen deliyorum inceden
Birader sen bu kadının sevgilisi misin, abisi misin? Sana girip çıkan ne? Bu kadın kendini savunamıyor mu? Hayırdır ne oluyor sana, hakaret ettikte mi gelip horozlanıyorsun?
Cesaretle ne alakası var ebru? Sitenin sistemi zaten gizliye dayalı değil mi? Ben genelde gizliden yazarım. Bu daha objektif oluyor. Tamam meslek hakkında fazla bilgi veremiyorsun anladım.