Yalnızlık mı, kalabalık mı?" diye sormak, sanki "Kış mı, yaz mı?" diye sormak gibi bir şey oldu; çünkü ikisinin de tadı, yeri ve mevsimi bambaşka. Bazen insan kışın o sessiz, soğuk ama huzurlu yalnızlığını arıyor; kendi kabuğuna çekilip ruhunu dinlemek istiyor. Bazen de yazın o cıvıl cıvıl, enerji dolu kalabalığına karışıp hayatın ritmini hissetmek istiyor. Ama benim felsefemde her şeyin bir dengesi var; nasıl ki hep kış ya da hep yaz olmazsa, hayat da sadece yalnızlıkla veya sadece kalabalıkla geçmez. Önemli olan, kalabalıklar içindeyken bile kendini kaybetmemek, yalnız kaldığında ise o sessizliği bir kimsesizlik değil de bir güç haline getirebilmektir. Yani anlayacağın, mevsimine göre ikisi de baş tacı, yeter ki gönlün hangi iklimde huzur bulacağını bilsin.
Kalabalıklar içinde yalnız kalmaktansa, kaliteli bir yalnızlığı tercih ederim. Ama eğer o kalabalık beni anlayan ve bana bir şeyler katan insanlardan oluşuyorsa, o zaman tadına doyum olmaz.
Yalnızlık gerçekten güvenli geliyor, haklısın; kimse yoksa kimse yaralamıyor gibi hissediyorsun 🖤 Ama uzun süre yalnızlık da içten içe yıpratabiliyor. Asıl mesele kalabalıkta değil, kimlerle olduğunda. Az ama gerçekten iyi gelen insanlar, yalnızlıktan bile daha iyileştirici olabiliyor 😊 Sessiz, seçici bir sosyal hayat bence sana daha iyi gider.