Sarılmak… Dünyanın belki de en sessiz devrimi. Arası açılmış mesafelerin daraası alınmış sevgilerin, en temiz, en saf hâli. Huzurun, sakinliğin, derinliğin en kıdemlisi.
İki kalbin kelimelere ihtiyaç duymadan kurduğu en eski anlaşma, Suskunlukla konuşan bir yakınlıktır bazen. Bir omuzda dinlenen yorgunluk, Bir göğüste hafifleyen hayat…
Her şeyi, Herkesi, An’ı unuttuğun, unutturduğun o mucize zaman…
Kalabalıkların içinde bile yalnızlığı dışarıda bırakan tek kapıdır sarılmak. Kırgınlıkların sesini kısmak, acıların nabzını yavaşlatmaktır. Bir ruhun diğerine “Buradayım” deyişidir, sessiz ama sarsılmaz.
Kıymetini bildiğin insanın en gösterişli mertebesi… Gösterişsiz bir mucizedir aslında; Ne alkış ister, Ne şahit. Sadece samimiyet ister, sıcaklık ister, gerçeklik ister.
Sarılmak deyip de geçmeyin… Ruhu iyileştiren bir gücü, Yaraya iyi gelen bir ilacı, İnsanı insana bağlayan en kıymetli cevheri vardır onda.
Sarın… Sarılın…
Vakit varken. Henüz aynı gökte nefes alabiliyorken… Sesiniz birbirine değiyorken, Elleriniz birbirini bulabiliyorken…
Dil susmadan, El tutmadan, Göz vedaya alışmadan, Ömür bitmeden…
Çünkü bazı sarılmalar, bir ömre bedeldir. Ve bazı sarılmalar, geç kalındığında bir daha hiç gelmez. Afet Ergü
İyi geceler... Açıkçası kimseye sarilmayi özlemedim.. Ailemden Gidenlere zamanında o kadar sarıldım ki özlememe gerek kalmadı. Yaşayan ya da yaşadığını sananlardzn pek umrumda olan yok.. O yüzden sarılmayı özledigim kişi yok :))
Bende annemi ayrı tutabilirim ama o istemez üzülmemi ya da o duyguyu hissetmemi.. Bayada sarıldık son haftasında öyle böyle değil.. Doktorlar yeter artık aaa diyordu.. O yüzden belkide :))
O kadar dokunaklı bir şekilde anlatmışsın ki sarılmanın o iyileştirici ve ruh okşayıcı anlamını… 🥺🌺 Yüreğine sağlık. Sarılmak kelimelerle tarif edilemeyen o samimiyetin en sıcak hali gerçekten. Ben de o içten kucaklamayı çoktan geride bıraktığım birine sarılmayı özlüyorum. Keşke bazen zamanın tekerini geri çevirebilsek, değil mi? 💕🤲