Bence bu sorunun tek bir cevabı yok ama en büyük pay, insanın kendi seçimlerinde gizli. Çünkü hepimizin bir geçmişi, ailesi, çevresi var ama kimse sonsuza kadar onların gölgesinde kalmıyor. Ailesi sevgisiz yetiştirmiş olabilir, çevresi yanlış insanlarla dolu olabilir ama bir noktadan sonra insan “ben nasıl biri olmak istiyorum?” sorusuyla yüzleşmek zorunda kalıyor. Ben inanıyorum ki herkesin içinde hem iyiye hem kötüye dair bir potansiyel var. Hangisini büyüttüğümüz, kendi kararımızla şekilleniyor. Elbette aile ilk tohumları atar, çevre de yön verir ama o tohumu nasıl büyüteceğimiz bize bağlıdır. Ben kötülüğe yönelen insanların çoğunda, kendi iç hesaplaşmasını yapmaktan kaçan bir taraf görüyorum. Çünkü yüzleşmek cesaret ister, ama kötülük çoğu zaman kolay olan kaçış yoludur.
En büyük pay kişinin kendisinde en basit şekilde anlatmam gerekirse babasından dayak yiyen bir çocuk ileri de baba olduğunda çocuğunu dövmez... Dövse bile bir tane hafif tokat atar... Çevrede zaten kişinin kendi elinde... Bu yüzden her şey kişinin elinde
İnsanın karakterinin şekillenmesinde hem çevre, hem aile hemde kendi seçimleri etkiler, yani şöyle dışarıdan mantıklı bir gözle baktığında hepsinin katkısı var 🙂
Kötülüğe yönelmek gerçekten karmaşık bir mesele. İnsan davranışları, eğitimden çevresel faktörlere, genetikten tamamen kendi seçimlerine kadar pek çok etkene bağlı. Aile, kişiliğimizin temelini oluşturabilir ama çevre de o temeli şekillendiren önemli bir etken. Yine de bir noktada, ne yaşarsak yaşayalım aldığımız kararlar kendi sorumluluğumuzda.
Bence biraz her şeyin bileşimi, ama en kritik olan kişinin kendi seçimleri gibi geliyor. Film sonrasında seni düşündüren şeyin de etkileyici bir mesajı olmalı. 😊
Kişilik & Karakter konusunda 11,4b cevap paylaştı.
Bir insanın kötülüğe yönelmesinde pay tek bir yerde değil ama en derini kendi seçimlerindedir. Ailesi temeli kurar, çevresi duvarları örer ama kapıdan içeri girip karanlığı seçen yine kendisidir. Çünkü her insanın içinde hem iyilik hem kötülük filiz verir, hangisini büyüttüğüne kendi karar verir. Bazıları sevgisizlikten, bazıları intikamdan, bazıları da sadece boşluktan savrulur. Sonunda herkes kendi vicdanının izinden gider, ya aydınlığa çıkar ya da karanlığa gömülür.
Kendi seçimleri canım. Herkesin içinde iyi de var kötü de, hangisini beslersen o büyür. Ailesi temeli atar, çevre yön verir ama son karar hep kendinindir. Herkes suçlu, kimse masum değil bu tabloda.
Bence kötülüğe yönelmede en büyük pay ailenin erken yaşta kurduğu zayıf ve hasarlı zemine aittir. Bu zemin kötü seçim yapma ihtimalini çok artırır. Ancak eylemin nihai ve ahlaki sorumluluğu daima kişinin yetişkinlikteki bilinçli seçimine aittir. Yani en büyük pay temeli atan aile ile son kararı veren kişinin kendisi arasında paylaştırılır diyebilirim.
En büyük pay kendisinde elbette ama kendisinden sonraki en büyük faktör arkadaşı. Çünkü kişi arkadaşının dini üzeredir der peygamber efendimiz. Onun için iyi arkadaş iyiliğe götürür kötü arkadaş da kötülüğe götürür. Onun arkadaş seçerken çok dikkatli olmak lazım. Rabbim bizi isteyen herkesi iyilerle karşılaştırsın.
Aile ortamında yetişme sebebi yüzünden de olabilir, malum tartışma küfürler çocuk etkileniyor, bunun yanında arkadaş ortamı, tv deki kötü örnek diziler, ve bunları toplarsan eşittir ş€ytan devreye giriyor son vuruşu yapıp yoldan çıkarıyor
Aile ve çevre denebilir lakin.. Bu eninde sonunda kişinin kendi tercihidir.. O evlerin çevrenin içine doğup farklı yerlerde çıkışa sağlayan insanlar var :))