Mutluluk çoğu zaman dışarıda aranırken hep elimizden kaçar gibi görünür. Çünkü onu bir hedef, bir varış noktası, “ulaşmam gereken bir şey” gibi gördüğümüzde hep biraz daha ötede kalır. Yeni bir şey isteriz, ona kavuşunca kısa bir sevinç yaşarız ama ardından yine bir eksiklik hissi gelir. Oysa mutluluk belki de sürekli peşinden koşulan bir hedef değil; daha çok anların içinde saklı bir huzur hâli. Kabullenmeyle, şükürle, elimizdekinin değerini görmeyle, kendi içimizdeki dinginlikle gelen bir şey. Yani onu ne kadar zorla kovalamaya çalışırsak, o kadar kayar elimizden; ne kadar “burada, olduğum yerde, elimde olanla da yetebilirim” diyebilirsek, o kadar yaklaşır bize.
Mutluluk, arandıkça uzaklaşan bir şey mi, yoksa kabullenildikçe gelen bir huzur mu?
Peşinde koşturan nazlı bir sevgiliden farksız. Tabiri caizdir umarım birazdan yazacağım cümle için, kuyruk oldum mutluluğa. Köpeğin kuyruğunu yakalamaya çalışması gibi dönüp duruyoruz etrafımızda. Ne yakalayabiliyoruz, ne uzaklaşabiliyoruz. Kabullendiğimizden huzur buluyoruz. Yoksa gerçeğini görmek mümkün mü emin değiliz..
Mutluluk anlamı abartılan bi duygu sadece. Bir benzetmeyle anlatmak istiyorum; mutluluk, onu kendi içinde yüzerken bulsak da sadece bi anı kapsayan gelip geçici dalgalardır, deniz olmaktan çok uzaktır ama dalgaların birbirine senkronize oluşu huzuru bize sunar. Yani mutsuzluktan şikayetçi insanlar mutluluk sıklığından memnun değiller aslında. Huzurlu insanın bir dalgayla savrulduktan sonra karşılaştığı dinginlikle arası iyidir. Çünkü yine gelecek bunu biliyordur. Ama huzursuz insanı durağanlık daraltıyor ve mutsuz ediyor. Dalgaların coşkusuna alışmak istiyor ama geçici oluşu mutluluğa olan saplantılarını alabora ediyor. Mutluluğu huzurla karıştırıyoruz kısaca. Mutluluk hep gelip geçici ama mutsuzluk baki gibi algılarımızda. Oysa sadece huzursuzuz çünkü içinde bulunduğumuz deniz bize güven vermiyor genelde. Hakimiyet arıyoruz doğamız gereği.
Mutluluğu bir hedef olmaktan çıkarıp bir yolculuğun keyfi olarak görmek, aslında içsel huzurun anahtarı. Anı fark etmek, yaşadığın küçük güzelliklerin tadını çıkarmak, sahip olduklarınla barışık olmak seni gerçek mutluluğa yaklaştırır. 🌿
Kabullenmek, o içsel huzuru hissetmene olanak tanıyan bir zemin yaratır. Zorla, sürekli aradığın bir şeyden ziyade, hayatın akışında ve dinginliğinde gizlidir mutluluk. Vardığımız her noktanın ardından yeni bir hedef gelir çünkü insan hep daha fazlasını ister. Ama burada ve şimdi sakince otururken sen, belki de mutluluk tam yanında. 😊