İnsan, gerçekten affettiğinde mi özgürleşir, yoksa unuttuğunda mı?

Bir zamanlar sürekli geçmişi hatırlayan biri vardı. Aklında aynı sahneler dönüp durdukça bugünü yaşayamaz hale gelmişti. Zamanla fark etti ki unutmak, bir kayıp değil; yaşamın devam etmesi için doğal bir süreçti. Günlerden bir gün, o eski anılar artık zihninde ilk andaki kadar net değildi. Bu sefer üzülmedi, çünkü bunun bir ihanet değil, hayatın kendi akışı olduğunu anladı. Unutmak, hafızanın ihaneti değil; zihnin kendini fazlalıktan arındırma biçimiydi.

İnsan, gerçekten affettiğinde mi özgürleşir, yoksa unuttuğunda mı?
İnsan, gerçekten affettiğinde mi özgürleşir, yoksa unuttuğunda mı?
Cevapla