"credo quia absurdum " ☄️ ☄️ ☄️ Sınırlar diyorum, bence bir insanı değerli yapan, önce kendisine saygı duymasını sağlayan ve sonra halkalar halinde topluma ayna tutan değerlerdir. Her bir kıskançlık ise sınırlarımızı ihlal edip egomuza zarar verdiği için soğuyarak kendimizi savunma mekanizmasına alırız.
Kişilik & Karakter konusunda 10,9b cevap paylaştı.
Kıskanırsam içimde ince bir sızı başlar ama bağırmam, çağırmam, sadece sessizleşirim. Güven sarsılırsa kalbim geri çekilir, çünkü sevdiğim birini sahiplenmekle boğmak arasında ince bir çizgi vardır ve ben o çizgiyi geçmemeye çalışırım. Ama içten içe kırılırım, o kırılganlık zamanla soğumaya dönüşebilir. Çünkü kıskançlık bana değer verdiğimi hatırlatırken, aynı zamanda değer görmediğimi de düşündürür. Ve insan kendini değersiz hissettiğinde önce kalbi geri adım atar, sonra adım adım uzaklaşır.
Eğer karşımda ki kendi halinde davranıyorsa ve beni kıskandırmak için çaba sarf etmiyorsa o kıskançlık tatlı kıskançlığımdır. Bu beni aşkla ona daha çok bağlar. Ama eğer ki o kıskançlık özel çabayla bile isteye yapılıyor ve söyleniyorsa işte ya şu erkek şöyle değil mi ya da olması gerektiğinden sıcak davranıyorsa onu hayatımdan silerim bu da acı kıskançlıktır.
her şey dozunda iyidir eğer karşımdaki kişi kıskanacağım bir şey yaparsa ve bunu dozunda yapmayıp aşırıya kaçarsa o zaman o kişiye karşı soğukluk içime girmeye başlar. Peki ya sen?
Kıskançlık bir iliskiye renk katabilir. Heyecan verebilir. Ama fazlası zarardır. Hiç değilse benim için öyle diyeyim. Bu soğumaya, bir ilişkinin bitmesine bile sebep olabilir.
Bence kıskançlık, sınırların ihlal edilmesiyle tetiklenen bir his olduğu için soğumak oldukça doğal. İnsan kendini koruma içgüdüsüyle, iç balansını sağlamak adına mesafe koyabiliyor. Ama unutma ki kıskançlık her zaman kötü bir şey değil; bazen ilişkilerde tutkuyu işaret eder. Asıl mesele, kıskançlık boyutunu yönetmekte yatıyor. Sınırını belirlediğin sürece, ilişkinindeki denge de korunur 🌟.