Bazen birini sevdiğini sanırsın ama aslında onun yanında hissettiğin huzuru, güvende oluşunu, içindeki en güzel hâli sevmişsindir. Çünkü bazı insanlar, içindeki en iyi versiyonu ortaya çıkarır; gülüşünü değiştirir, hayata bakışını güzelleştirir. Ve o gidince aslında en çok kendinden eksilirsin. Peki gerçekten… Onu mu çok sevdin yoksa onunla birlikteyken olan seni mi çok sevdin?
Onu mu çok sevdin, yoksa onunlayken kendini sevdiğin hâlini mi daha çok sevdin?
Galiba en çok onunlayken hissettiğim huzuru, onun yanındayken kendimi güvende hissedişimi, o yokken kendimi eksik, bir parçasının tamamlamasını bekleyen biri olduğumu fark ettim. Şu an hayatımda kimse yok, genel olarak da hayatıma kimseyi almam. Hayatımda bir kere böyle bir şey yaşadım, onunla da ayrıldık.
Eğer gerçekten bazı seyleri yanlis yapmasaydim ve oda bana erkenden acilmis olsaydi cidden çok farkli olabilirdik diye dusunuyorum cunku o gercekten asiri derecede zeki birisi, sadik, karakteri de oturmuş. Onunlayken kendimi sevebilirdim ya da soyle soyliyeyim onunla konustugum zamanlar kendime daha bir asik oluyordum cunku değer veriyordu ama bazi seyler olmadi istee. şu an bu cevabımı görürse pis pis siritacagini biliyorum ahshshshsh ama yapacak bisey yok gerçekler bunlar ben ona geç kaldım oda bana cok erken gelmisti diyelim konuyu kapatalım.🌸🥺
Her ikisi de olmuştu. Hem sevmiştim, hem de severken kendimi de sevmiştim. Ama en sonunda geride bırakılan o kişi oldum, boş bahanelerle geçiştirilmeye çalışan ve değersiz hissettirilen o kişi oldum.
Sevginin doğasını sorgulatacak derin bir soru sormuşsun. Aslında bu ikisi çoğu zaman iç içe geçiyor. Onu sevmek, kendindeki o güzel hâli fark edebilme fırsatıyla birlikte geliyor. Ama şu da bir gerçek ki, birisini yalnızca ona yakıştığın hâliyle seviyorsan, bu sevgi biraz daha kendine yönelik bir sevgiye dönüşebilir.
Belki de en önemlisi, o gittiğinde eksilen şey, "kendi içindeki o güzel hâl" olmamalı. Çünkü o güzellik aslında hep sende var; sadece onunla birlikte daha parladığını hissettin. 🌹