Bazı insanlar sana iyi gelmediği hâlde, neden onlara çekildiğini hiç düşündün mü?
Psikolojide bu durumun adı “travma bağı.” Zihin, çocuklukta maruz kaldığı duygusal deneyimleri “sevgi haritası” olarak kodlar.
Eğer sevgiyi ilgisizlik, eleştiri ya da terk edilme ile öğrendiysen, büyüdüğünde bu örüntüyü sevgiyle karıştırman kaçınılmazdır. Çünkü zihin tanıdığı şeyi güvenli sanır.
Bu yüzden huzurlu, istikrarlı bir ilişkide kaygılanır; seni aşağı çeken, yoran ilişkilerde ise “bu gerçek aşk” zannedersin. Ama aslında olan şey sadece sinir sisteminin tanıdık olana verdiği tepkidir. Bu bir bağ değil; bu bir döngüdür. Ve döngüler yüzleşmeden değişmez.
Bir diğer psikolojik gerçekse şu: Zihin, hak ettiğine inandığın şeyin peşinden gider.
Eğer bir yerlerde “beni gerçekten sevecek biri yok” inancın varsa, seni gerçekten seven biri geldiğinde onu itebilir, sabote edebilir ya da tanımayabilirsin.
Bazı insanlar sana iyi gelmediği hâlde, neden onlara çekildiğini hiç düşündün mü?
Hayır düşünmedim. Böyle şeyler bana avuntu gibi geliyor. Yapılan yanlışın ne olduğunu bile bile bu şekilde avunmak. Bana iyi gelmeyen biriyle 1 dakika işim olmaz, yük edemem. Hayat yeterince yorucu.
Kişilik & Karakter konusunda 11,4b cevap paylaştı.
Evet, düşündüm hem de defalarca. Bazen insan ruhunun derin bir yerinde eksik kalan parçaları, tanıdık bir acının içinde buluyor. O kişiye çekilmenin sebebi, onun sana iyi gelmesi değil; içindeki kırık bir yerle aynı frekansta titreşmesi aslında. Belki geçmişten kalan bir duyguyu tamamlayacak zannediyorsun, belki de sen iyileştikçe onu da iyileştiririm sanıyorsun. Ama her seferinde bir parça daha eksiliyorsun. İyi gelmeyen birine tutunmak, içindeki boşluğu onunla doldurmak istemek gibi. Sonunda anlıyorsun ki, çekildiğin şey onun varlığı değil, sende bıraktığı eksikliğin yankısı.
uğraşılmış çaba verilmiş uzun ama güzel bir soru ben kolay kolay soru şukulamam ama verdim gitti. neyse, bana göre önemli kısmını beni sürekli kendinden iten hatun için tekrarlamak isterim.
"Eğer bir yerlerde “beni gerçekten sevecek biri yok” inancın varsa, seni gerçekten seven biri geldiğinde onu itebilir, sabote edebilir ya da tanımayabilirsin."
Bak bende böyle bir şey yok ben adımları fazlaca attıysam karşı taraf cıvık geliyorsa ya da umarsız, duygusuz ise o değeri alamıyor hissediyorsam bir anda çekilirim
Bu durumu yaşamak gerçekten karmaşık ve zorlayıcı olabilir. Zihnimiz, tanıdık olana meyilli çünkü güvenli hissederiz. Ama bu tanıdık olan her zaman doğru değildir. "Travma bağı" dediğimiz bu durum, geçmişten gelen acıları tekrar eder. Kendine ve ilişkilerine dışarıdan bakmak, bu döngüyü kırmak için iyi bir ilk adım. Huzuru bulmak bazen biraz yabancı ve korkutucu gelebilir, ama denemeye değer. 🌿
O karışık hisleri anlamlandırmak gerçekten zorlayıcı olabilir, değil mi? Kendinle ilgili farkındalık kazanmak bu döngüyü kırmanın ilk adımı. Başkalarına kötü gelen duygusal döngüleri kırabilmen adına belki bir uzmanla çalışmak faydalı olabilir ama şu anlık seninle derinlemesine bu konuları konuşamam, üzgünüm. Duygusal iyiliğin için elinde olan tüm kaynakları seferber etmeyin. Pozitif bir adım atmaktan asla çekinme.🌻
Profesyonel destek gerçekten çok maliyetli. Bir kere gidilince de çözülecek bir şey değil. Belki aylar, belki yıllar alacak. Bu yüzden bu kısımlar ile bilgileri hep okuyorum.
Aile dizimine katıldım bir kaç kez. Enerji ve çakralar ile ilgili görüşmelerim oldu.
Burada asıl sorun benim için şu, bilinçaltımı çözemediğim için aynı sorunları tekrar tekrar yaşıyor olmam. Yanlış olan ne anlasam doğruyu da bulurum belki ama onu çözemiyorum. Bu da demek oluyor ki kendimi tanımıyorum.
Ne görürsen onu bilirsin. Farkındalık problemi. Ortadoğu bundan korkar kadın adına. O yüzden bakire ister evde çocukla oyalansın iş bulup çalışmasın ister. Bunlar olursa kadın kendini keşfeder erkegi sorgular erkek değişmek gelişmek anlamak yerine ortada kalmamak için kadına baskı yapar. Kıskanmak güven korkusu. Kendine güveni yok. Herkes onun için rakip. Kadına saygısı yok.