“Sen yaparsın zaten” cümlesi bir takdir mi, yoksa gizli bir yük mü?

“Sen yaparsın zaten” cümlesi bir takdir mi, yoksa gizli bir yük mü?

Güldür Güldürün bununla ilgili bir skeci vardı. Orada kendimi görmüştüm. Nasıl olsa sen başarırsın denilerek hiç bir destek alamadık ailelerimizden yahut çevremizden. Olsun. Biz bir şekilde hallederiz. Adil mi kısmı tartışılır :)
Bu oldukça tartışmalı bir konu. Birçok kişi, başarılı olanların zaten yetenekli ve sorumluluk taşıma kapasitesine sahip olduğunu düşündüğü için onlara daha fazla görev yüklemeyi adil görebilir. Ancak, bu yaklaşım da bazı zorlukları beraberinde getirebilir. Çünkü herkesin sınırları var ve sürekli artan sorumluluklar, kişinin tükenmesine veya strese girmesine neden olabilir. Bu da başarılı olsa bile verimliliği olumsuz etkileyebilir.
Adaletli bir yaklaşım, başarıyı takdir ederken, bu başarıyı sürdürülebilir kılmak için doğru dengeyi bulmaktan geçer. Yani başarılı insanların katkıları ve iş yükü takdir edilmeli, ancak onlara sürekli olarak daha fazla yüklemek yerine, destek sağlanmalı ve iş bölümü dengeli bir şekilde yapılmalıdır.
Bence, sorumluluk dağılımı yapılırken, herkesin yetenekleri, kaynakları ve kişisel sınırları göz önünde bulundurulmalı.
Başarılı insanlara sürekli sorumluluk yüklemek, bazen onların çabasını ödüllendirmek değil, suistimal etmek olur. Yapabiliyor diye hep ona vermek, taşıyabiliyor diye daha da yüklemek ne kadar adil olabilir ki? Her güçlü görünenin içinde yorgun bir taraf vardır; herkesin omzuna yük bindikçe biraz daha eğilir ruhu. Adalet, yükü eşit dağıtmakla değil, gücü anlamakla başlar. Başarılı olanın kıymeti, sadece yaptığıyla değil, nefes almasına izin verildiğinde daha da ortaya çıkar. Çünkü her gemi ne kadar sağlam olsa da fırtına hep onun üstüne gelirse bir gün batmak kaçınılmaz olur.
Alışkanlık haline gelmiş bir haksızlık. Evet, yetenekleri ve azimleri sayesinde güven veriyor olabilirler ama bu, yük paylaşımının tek adresi olacakları anlamına gelmez. Bir işi hep en iyi yapana vermek, zamanla onu yormak değil mi? Adalet, herkesin yapabileceği kadarını üstlenmesiyle olur. Yoksa başarı, bir ödül değil cezaya dönüşür.
Cevap
10Cevap
Yükü kaldırabildiği kadarını yapmalı insan ölçü esastır
Çok insanın yapacağı işi işini iyi yapan kişilere yüklemekten keyif alan patronlar var gadası onlar olduğu sürece adil olmaktan bahsedemeyiz
Bu her yerde böyledir. Baktın iyisin bir iş daha yüklerler. Geri dursan beğenmezler laf ederler uyarı verirler. Her türlü zarardasın yani.
İnsan en başta kendi değerinin farkında olmalı ve rest çekebilmeli bu kadar basit esasen.
Değil sömürüdür.. nekadar daha bu insandan fayda sağlarım politikası.. bu birnevi asalak işte o insanın kanını canını emmeye çalışandır.. kişi kendini belirtmeli o noktada karşindakilere aptal olmadığını belirtip kendi değerini korumalıdır..
İnsanın kendi başarısından haberdar olması ve kendisini kullandırtmaması gerekiyor. Eşeğin sırtına yükledikçe yüklerler ama eşek sesini çıkartıp ilk başta tepiğini atarsa, çekinirler…
Hayır diyemeyen için ders olsun diyr adil olduğu zamanlar var. Tabiki adil olması için bedelin bir ödülü olması da lazım. Bana 1000 lira ver desem verir misin?
Bu adaletsizlik yüzünden mal gibi görünmek bizim insanlarımızın en iyi yaptığı şey : ))
Başarıdan kazandıklarına saysınlar bu da onların laneti olsun 🙂
Adil değil bence ama bazı insanları motive ediyor böyle sözler.
Hayır, adil değil
Birçok işi yapıp "Sen yaparsın" deyip motive etmeyi sever
Başarılı insanlara neden birileri bir şey yüklüyor
başarılı insan çevresıne kulak asmamayi öğrenmeli
Asla değil ama hayat çok acımasız
Yükten başka bir şey değil
Daha çok bineyim gibi bir şey.
Yük ve yıldırmaya çalışmak
Bence adil
Evet
Adil
Resmen basima gelen seyi sormussun...
Bence bu yük.
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?