Arınmak, dünyadan mı dünyalıktan mı?

Buhranların yorgunluğu insani özelliklerden kaçışı teklif ediyor moderne. Meditasyon ve uçuyorum bilmem ne. Duygular yalnız kaldıkça, hayaller boşa çıktıkça, canımız yandıkça mesela kaçıyoruz insanlıktan. Kaçtığımız dünyanın yükü mü yoksa insanlığımız mı? Ayırt etmesi çok zor. İnsana boyun eğmeyen şeytanın kovulduğu cennete, insanlığımızdan kaçarak ulaşabileceğimiz gibi bir yanılgı içinde yaşıyoruz gibi geliyor bana. Özellikle duyguları, isteme kabiliyetini ve yaşayarak öğrenme hevesini öldürüp iman etmek ne kadar mümkün? İnsan, şeytan kadar bizim de boyun eğmemiz, katlanmamız, onun yaşamasına müsaade etmememiz gereken bir varlık değil midir? Duygu ve düşüncelerden arınıp bedenlerimizden kaçmaya çalışmak yerine, içinde durmaya cesaret gösterip, onun hakkını gözetmek gerekir gibi bence.

bırakın acısın
bırakın acısın

Kitabın birinde dediği gibi: “Kendini canavara dönüştüren herkes insan olmanın acısından kurtulmuştur.”

Arınmak, dünyadan mı dünyalıktan mı?
Cevapla