Sen yorulduğunda nereye kaçarsın?

Bir rüzgâr esse ellerin fesleğen kokuyor
Kırlangıçlar konuyor alnına akşamüstleri
Bu yüzden bir kanat sesiyim yamaçlarda
Üzgün bir erguvan ağacıyla konuşuyorum
Ayrılığın zorlaştığı yerdeyim ve dalgınlığım
Bir mülteci hüznüne dönüyor artık bu kentte

Sadece şiirden buketler yapan bir çiçekçi olsam ne olur? Sayfaların ciddiyetinde kaybolarak kendine ihanet etmeyen, büyümek için çırpınırken ödediği bedel çocukluğu olmayan..

kendi kabuğuna çekilir herkes
kendi kabuğuna çekilir herkes

sense bir masaya sığınır orada saklanırsın göründüğünü bilmene rağmen

Sen yorulduğunda nereye kaçarsın?
Cevapla