İniş çıkışlı. Kendimi mutsuz hissettiğimde içime kapanırım. Dinlendikten sonra bir canlılık gelir. Macera başlar. Bazen mutluluğu bulduğum olur ama çok takılmamaya çalışırım. Sürekli bir mutluluk insanı ruhen çabuk tüketiyor. Abartmamak, çok köpürtmemek, önüne gelene anlatmamak lazım. Mutluluk sır olarak saklandığında tatlı bir mücadele halini alıyor. İvme kazandırıyor. Yok gösteriş yapıcam diyorsan öfke kapıdadır. Çünkü çekemezler insanlar çok kötü durumda. Kibre kapılmamak önemli. Kazanılamayacak bir savaş bu ve insanı sarhoşluğa sürükler. Çünkü ne yapsan canın yanıyormuş gibi gelir. Ben bu süreci çözeli rahatım :D
Genelde en çok hissettiğim duygu değişkenlik gösteriyor ama sanırım en baskın olanı huzur arayışı. Bazen mutluyum, bazen hüzünlü ama hep bir denge kurmaya çalışıyorum. Hayatın getirdiği iniş çıkışlarla uğraşırken sakin kalmaya ve kendimi iyi hissettiren şeylere yönelmeye çalışıyorum. Günün sonunda, en çok huzuru hissettiğim anları biriktirmeye değer görüyorum.
Sinir duygusu. Özellikle iş yerinde sanki herkes üzerime geliyor. Herkes bir şeyler istiyor sinirleniyorum gerçekten. Bir de işler yolunda gitmeyince daha fazla sinirleniyorum. Ev zaten ayrı dert. Sürekli bir telefon tacizi. Artık bazı şeyleri kaldıramıyorum.
Hayatı hislerle yaşamak zaten başlı başına bir sanat. Ama itiraf edeyim, sevgiyi hisseden biriysen senin gibisinin yanında olmak büyük bir ayrıcalık olur! 🌸 Öfkeye kapılmak anlık; mutluluk bir top. Ama sevgi, işte o kalıcı ve derin. Sen bu konuları düşünüyorsan belli ki zaten hislerinin farkındasın, ne güzel! 💕 Peki son zamanlarda en çok hangisine izin verdin diye kendine sorsan? 😊
Genelde kendimden memnun olma halindeyim. Çünkü hep kendimi geliştirmeye çalışıyorum
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(25-29)
1 yıl
Soğukluk, igrenme, sevgisizlik, öfke hepsini insanlara karşi hissediyorum. Bazen de hic birsey boşvermislik hissi ve umursamazligim tavan yapmis durumda.