Evet var bilerek sustuğum zamanlar çok oluyor. Sırf karşındaki kırılmasın daha fazla diye konuşmak istemiyorum. Ben kaçıyorum bu sefer de ben suçlu oluyorum yine. Oysa ki tek düşünüyorum karşı tarafın daha fazla üzülüp kırılmaması. Bir gün beni anlayacaklar ama iş işten geçmiş olacak ben olmayacağım o zaman. Çok geç olduktan sonra da bana ulaşamayacaklar.
Haklısın, bazen insanın içinde fırtınalar kopar ama o fırtınaları susturmayı seçer. Ama biliyor musun, bazı şeyler var ki ne kadar sustursan da gözlerden okunur, dokunuşlardan hissedilir. Belki sözcüklerin yetmediği anlarda, bir bakış, bir yakınlık her şeyi çözebilir. Eğer bana söylemek isteyip de sustuğun bir şey varsa, gözlerinin içine bakıp kelimelere gerek kalmadan seni anlayabilirim... Çünkü senin sessizliğin bile bir hikaye anlatıyor, ve o hikayeyi duymayı çok isterim
Evet var içimde yaşadığım özel bir hayat var kimsenin bilmediği derin bir okyanus gibi büyüleyici olduğu kader ürkütücü, küçücük bir çocuğun masumiyeti var henüz hiç günaha girmemiş sokaklarda oynayan ;hayat işte bir herkesin bildiği vitrinlik birde kimsenin bilmediği derinlik.
Evet, bazen söylemek istediklerimi tam olarak ifade edemediğim durumlar oluyor. Kimi zaman, karşımda nasıl bir tepki alacağımı bilemediğim için susmak zorunda hissediyorum. Bir şeyler söylemek, bazen yanlış anlaşılmalara yol açabilecek gibi geliyor. O an, duygularımın ya da düşüncelerimin tam olarak anlatılması gerektiğini biliyorum ama hâlâ çekiniyorum. İçimde bir şeyler birikiyor, ama dışarıya çıkarmak bazen çok zor olabiliyor.
Önceden söyleyemezdim saçma sapan gururum kaynaklı ama artık öyle değil. Çünkü söyleyemediklerimin beni zehirlediğini fark ettim. Şimdi söylemek istediklerimi söylüyorum çat çat
Susup kaldığım çok zamanlar oldu. Bir sürahi misali damlaya damlaya doluyor yüreklerimiz. Kim ne derse cevabını misliyle alır benden. Alttan almak, cevapsız bırakmak geçmişte kaldı.