Hayata geliş amacımız, hayatı ne için yaşamamız gerektiği, hayatı ne ile yaşamamız gerektiği… Aklımda dönen bir sürü soru var ❓ Peki siz kendi sorularınıza cevap bulabildiniz mi? 😶🌫️💬
Hayatı anlamlandırabildiniz mi? Bu anlama göre mi yaşıyorsunuz?
Hayatı anlamlandırmak, her birey için derin bir içsel yolculuk gerektirir. Kimimiz bu anlamı sevgide, kimimiz işimizde, kimimiz ise doğanın huzurunda buluruz. Bu yolculuk kişisel olduğu kadar dinamik de bir süreçtir; zamanla değişir, evrilir. Peki, bu anlamı bulduğumuzda ona göre yaşamayı başarabiliyor muyuz?
Hayatın hepimiz için ortak kabul görür bir anlamı var mı? Bu konuda, yaşamım boyunca edindiğim tecrübeler ışığında şunu söyleyebilirim: İnsan, kendi için ve kendisiyle birlikte başkaları için de iyi olma çabasında olmalıdır. Lakin her zaman "iyi" olmak istesek de olamayabiliriz; ancak başkaları için iyi olanı gözetmek, başkaları için kötü olanı bazen kendimiz için de kötü saymamayı öğrenmek gerekli. Hayatın en anlamlı yanı ise bana göre sevmek sevilmek değer vermek ve görmek olarak özetleye bilirim. Sevmek ise gönlünüzün ne kadar büyük olduğuna değil, onu ne kadar büyüttüğünüze bağlıdır. Sevgi, büyüttükçe çoğalır ve derinleşir.
Hayatın içinde olan her şeyi kucaklayarak yaşamak, anlam arayışında belki de en büyük adımdır.
Hayatı anlamlandırdığınız noktada ona göre yaşamak ve elde tutmak ise ayrı bir cesaret ve azim, mücadele ister. Bu, zaman zaman alışkanlıklarımızı değiştirmeyi, konfor alanımızdan çıkmayı ve belki de çevremizden farklı bir yol seçmeyi gerektirir. Ancak ben kendimce, bu dünyaya herkes kendini anlamlandırarak anlamınızı yaşamak ve başkalarının da hayatın da anlamlı olmak için geldiğimiz düşünüyorum.
Hayatı anlamlandırmak, kişiden kişiye değişen, oldukça derin bir süreç. Kimileri için hayatın anlamı sevgi, dostluk ya da aile olabilirken, kimileri başarı, bilgi ya da inanç yoluyla anlam bulur. Bu süreç genellikle yaşam boyunca devam eden bir keşif yolculuğudur.
Hayatı bir şekilde anlamlandırdıysak, o anlamın rehberliğinde yaşıyor olabiliriz. Ancak bu, her zaman bilinçli bir şekilde olmaz. Bazı insanlar değerlerini ve hedeflerini net bir şekilde belirleyerek yaşamlarını buna göre yönlendirir. Diğerleri ise anlam arayışını bilinçsiz bir şekilde, günlük hayatın akışına kapılarak sürdürür.
İnsanların hayata geliş amaçlarıyla daha sonra amaçladıkları hedef bir birbiriyle pek alakalı değil.. hep bir koşuşturmaca, bir şeyleri başarma hırsı.. insanlar sürekli bir yerlere yetişmeye gayret ediyor.. şöyle bir etrafımıza baktığımızda ya geçim derdi ya sağlık sıkıntıları ya da bambaşka bir bir sebepten ötürü, hep bir mücadele halinde olan insanlar.. Asıl amacın ne olduğuna dair tam bir netlik yok.. Nasıl yaşanması gerektiği konusuysa herkes için değişiyor.. Kimi ahlakı, vicdanlı olmayı ve olması gerekeni hayatına odaklayıp öyle yaşar, kimi de her şeyi mübah görerek..
Rüzgarların saçlarınızın arasından gidemeyişini, Bir ağacın gölgesinde serinlemek icin duramayışını, Yeşilin, turuncunun ve mavinin olamayışını, Görmenin, duymanın, hissetmenin, koklamanın mühürlenişini.
Bütün bunlar bir tarafa bir hiç olmak bunlardanda ağırdı.
Hayat bütün bu durumları parçalara ayırırcasına haykırmaktaydı iyisi ve kötüsü ile.
Beni mutlu eden şeyleri yaparak yaşıyorum.. Geriye bakmıyorum. Mutsuz edecek şeylerden kaciniyorum.. İçimden gelmiyorsa söylüyorum.. Sevmediysen almıyorum.. Sevdiysem her halini seviyorum.. Bu herşeyde geçerli.. Eşyaya anlam yüklemiyorum eleştirmiyorum yargılamıyorum.. Bir amacım var yolumda yürüyorum :))
Evet. Karmaşa ve anlamsız gelen herşeye uzağım.. Statü saygınlık maddiyat vs umrum dişi.. Tabii guru'tu patırtı olacak spontane anlar yanlışlar hatalar qmq ben istzdigim için önemli olan o.. Hayat zaten kırıcı bari beni neyin kıracağını ben kararvereyim sonuclariylada yaşayayım :))
‘Ben dünyanın başlangıcına yakınım, çiçeklerin nabzını tutuyorum.’ diyen Sohrab Sepheri naifliğiyle yaşayacağım, dünya anlamına kavuşacak. Hayat henüz devam ediyor, bu anlamlandırma sürekli halde devam edecek.
Aslında hepsinin her şeyin bir canlı var tabiki de bu dünyada hiç bir şey sebepsiz yaratılmadı çünkü bir amaç için var bunların hepsi Kur'an da geçen şeyler onu okuyup anlamlandırabilir ve ona göre yaşayabilir sek hepsinin cevabını bulmuş oluruz
Bizim yaratılış amacımız Allah'a kulluk vazifemizi yerine getirmek ve allahın helal kıldığı bir şekilde yaşayıp geçici olan dünya hayatını tamamlayıp daimi olan ahiret âlemine göç eylemek