Benimkisi Her şeyin sahibi olmama rağmen daha fazlası için bir level üste çıkmaya çalışan içimdeki aptal..
Doymayan ve tepedeyken daha tepeye çıkmak için uğraşan.
Benim kendimi sevmeme nedenim her şeyi oluruna bırakmadan hükmetme ve zaptetme halim. Her şeye hakim olurum sanan ahmaklığım. Sanki yüz kolum varmışçasına her yere hükmetmem.
Hiçkimseyi sevmeden herkese aşık olmam ama gerçekte tek bir kişiyi sevsem de içten içe erkeklerden nefret edip onlara da hükmetmem. En sert erkeğe bile boyun eğdirmiş olmam yine aslında kendimde sevmediğim özelliğim. Ama bastıramadığım da..
Kendimi sevmiyorum çünkü hislerim o kadar güçlü ki kardeşimin sahtekarlığını, kötülüğünü görebiliyorum keşke görmeseydim. Sevmiyorum kendimi çünkü annem bile oyuncu samimiyetten uzak. Pek çok sözü, sahte… Sevmiyorum gerçeği görüşümü…
Para için takla atan herkesi tek tek görüyorum. İğrenmek şöyle dursun suratlarına kusasım geliyor.. kusmak istediğim için insanların suratına yine kendimi sevmiyorum.
Erkekleri aldattım…
O kadar haketmişlerdi ki. Film gibi hakedişlerini çeksem insanlar beni ayakta alkışlayarak iyi ki aldatmışsın derlerdi. Ama yine de bu aşağılık erkekleri aldattığım için kendimi sevmiyorum… Kadına kadın gibi davranmaktan uzaklaşan herkesi aldatırım ben çünkü asla borç bırakmam. Borcumu ödeyişimi sevmiyorum..
İçimde öldürdüklerim oldu. Bu yüzden de kendimi sevmiyorum.
Ruh okuyorum… izinsiz ruhunuza girdiğim için yine kendimden hoşlanmadım…
Benimki bu kadar.
Peki ya siz? Siz neden sevmiyorsunuz kendinizi?
Ha pardon siz genelde mükemmelsiniz..
Güncellemeler
1 yıl
Süper bir soru sordun 💃 Şimdi sorunu daha çok üye görecek, hemen gelen cevaplarla yorumlaş! 💖
Sevmemem için bir nedenim yok. Elbette mükemmel değilim. Kusurlarım var. Zaman zaman saçma sapan hatalar yapabiliyorum, sevdiklerimi üzebiliyorum. Kendime de kızıp kısa süreli küsebiliyorum ama sonuç olarak elimde olan bu. Ne olursa olsun kendimi sevip kötü yönlerimi törpülemek zorundayım. Sığınacak ilk ve en güzel limanım yine kendimim.
Kendime acıyan yapımdan dolayı sevmiyorum. Doğuştan bir hastalıkla doğmak ve çocukluğundan beri süregelen bitmeyen mücadele psikolojimi alt etmesine bu kadar müsaade etmemeliydim. Kardeşimde çıkan benzer hastalığa karşı onu daha çok yüreklendirebilirdim. Güçlüyüm ancak olması gerektigi gibi değil. Savas veya kaç meydanda vücudum savaşırken ruhum oradan kaçtığı için kendimi savaş suçlusu ilan ediyor.
Başkalarını memnun etme çabası içinde oluşumun onları ön planda tutmamdan nefret ediyorum. Sal. ak sal. ak hareketlerdi. Korkudan yalnız kalma korkusu ve onaylanma çabasıydı bilincindeyim artık.
Ve kararsızlık halimi.. Kararsızlık insanın kendine olan güvenini sarsar. Sorsam bana güveniyor musun kendine diye hep ikilemde kalırdı karar aldığımda verdiğim sözü tutmadığım için sarsıldı ne tam güvenebildim ne de sevmeyi başarabildim kendini sevmeyebilir insan ama guvenmeli göbek bağı gibi güven benligimizle kurulan can kordonu. Ben ise çoğu kez acıyor ve korkuyordum olmekten bu savaşın kaybedeni olmaktan. Biliyorum özgüvenimi sağlasam hiç korkmayacağımı.
Çoğu zaman kararsız kalışımı sevmiyorum. Detaylara çok takılmadan mutlu olmak belki mümkün ama ben bunu da başaramıyorum. Bazen detayın da detayına iniyorum. Keskin kenarlarım ve sivri köşelerim var. Bazı konuları görmezden gelsem daha mutlu olacağım belki ama bunu da yapamıyorum. Geçmişte her konuda elime yığınla fırsat geçtiği halde, kendimi geçemediğim için yine kendime kızıyorum. Bazen inanılmaz derecede umursamaz, fazlasıyla karanlık ve soğuk olup, bir zamanlar sıcacık geldiğim herkesi kendimden uzaklaştırdığım için de kendime kızıyorum. Ama açıkçası ben buyum.