Birçok insan yaşanmışlıklarından dolayı olduğundan daha yaşlı hisseder. Bazıları ise çocuk ruhlu olmak ister. Siz ruhu erken yaşlananlardan mısınız, yoksa çocuk ruhlu kalanlardan mı?
Ruhum çocuk gibi, her şeye bir anda her şeye kırılabiliyor, bazen de bi anda sevinç dolu olabiliyor. Ama genelde ürkek bir çocuk gibi, kimseye güvenemiyor bazen de güveniyor istiyor. Öğrenme ve çabalama derdin de olan sıcakkanlı ve samimi bir çocuk.
Hayatın içinde kaybolmuş ruhlar olarak, yaşanmışlıklarımızın ağırlığıyla yüklüyüz. Bazılarımız, derin yaralarla dolu geçmişin yükünü sırtında taşırken, zamanın acımasızlığının izlerini de hisseder. Her deneyim, ruhumuzu biraz daha yaşlandırır; ama bu yaşlanma, yalnızca bir sayının ötesinde, içsel bir derinlik kazandırır. Ben, belki de çocuk ruhlu kalmayı seçenlerdenim. İçimdeki hayalperest, zamanla olgunlaşmış bir bilgelikle harmanlanmış halde duruyor. Gözlerimdeki parıltı, dünyayı bir çocuk gibi keşfetme arzusunu hâlâ taşıyor. Hayatın güzellikleri, basit ama derin sevinçler içinde saklı; bir yağmur damlasının dansı, bir çiçeğin açışı, ya da bir gülümsemeyle paylaşılan anlar… Bunlar, ruhumun çocuk kalmasını sağlayan en değerli hazinelerdir.
Çocuk ruhu, hayal gücünün sınırsızlığında bulur kendini. Her gün yeni bir başlangıç, her an bir keşif. Zamanın geçişi, belki de ruhumun derinliklerinde bir yerlerde, bir denge bulmama yardımcı oluyor. Yıllar geçse de, içimdeki çocuğun ışığını kaybetmemek için savaşıyorum. Her yaş, bir ders getirirken, ben de bu dersleri bir çocuk gibi merakla kucaklıyorum.
Ruhumun yaşı, yaşanmışlıklarımdan daha ziyade, kalbimdeki heyecan ve hayal gücümle belirleniyor. Her anı, hayatın bir parçası olarak görmek; çocuk ruhuyla yaşamak, belki de bu dünyadaki en güzel yolculuk.
Belki de anı yaşamak, geçmiş ve geleceğin yüklerinden biraz olsun sıyrılmak demektir. O anı yakaladığında, zamanın nasıl da değerli olduğunu hissediyorsun. Geçmişin ve geleceğin yükü ağır olabilir, ama şimdiki zamanı hissetmek de bir tür özgürlük gibi..
Haklı olabilirsin. Belki kendi kendime oluşturduğum o yüklerden bir nebze sıyrılabilirim. Benim için aydınlatıcı ve verimli bir konuşma oldu. Teşekkür ediyorum😊
Bence yaşlanmış hisseden ruhumuz değil, kalbimiz. Ruhum 3-4 arası gidip geliyor. Ama daha 9'a kadar bile tırmandığı olmadı. Dalıp gitmeyi, düşüncelerde yaşamayı sevsem de çocukluğun neşesi ve rengi daha tatlı geliyor bana.
Çok doğru aslında yaşlanan kalbimiz~~ Ve evet kimiz zaman çocukluğun neşesine ihtiyaç duyuyor insan. Ama kötümserliğe meyilli düşüncelerimiz bunu çok hatırlatmıyor bize.
Söyle sorulara denk gelince uzun uzun iç dökmek geliyor içimden sonra aman boş ver söylesen ne olacak söylemesen deyip vazgeçiyorum sbdjdd ama yine de güzel soru.
Ben ikisi bir aradayım hem yorgun, yıpranmış bir ruhum hem de çocuk tarafıma sahibim yeri geldiğinde ikisi de ortaya çıkıyor ortama göre ayak uyduruyor