Kişilik & Karakter konusunda 13,5b cevap paylaştı.
Benim kendi tercihimdir. Her zaman değil ama zaman zaman maskülen bir insanım ya da her durumda bir tarzı ve tavrı olan. Kadınlığın sadece giyimle alakalı olduğuna inanmıyorum. O kişinin giyim tarzıyla ruhunun bütünleşmesi önemli.
Feminenite ve maskülenite, cinsiyet veya yönelim belirtmez yani maskülenlik erkekleri, feminenlik kadınları temsil etmez . Tüm maskülen kadınlar lezbiyen değilken tüm feminen erkekler de gey değildir.
Her bireyde biraz feminenlik ve biraz da maskülen vardır. Karşımdaki kafama uygun biriyse ve güzel karaktere sahipse, onun maskülen veya feminen özellikler sergilemesini önemsemem. Zaten bu homofobik ve sakıncalı bir yaklaşım.
Evet hormonlar fiziksel ve duygusal özellikleri etkileyebilir ama maskülenite ve feminenite sadece hormonlarla değil, toplumsal ve kültürel faktörlerle de şekillenir yani bireylerin cinsiyet kimlikleri ve davranışları bu çoklu faktörlerin etkileşimiyle ortaya çıkar.
Özetle maskülenite ve feminenite bulunan altyapıya ek olarak sosyo-kültürel süreçler tarafından şekillenir ve kişinin davranışları çoğu zaman kültür ve çevreyle birlikte değişir. Varılan sonuç istemli veya hormonlara bağlı olmayabilir.
Kavramları bilmeyenler için detaylı anlatım:
Maskülenite, genelde erkeklere atfedilir; güç, agresiflik vs. Maskülenlik toplumsal normlara göre erkeklikle ilişkilendirilse de erkek demek değildir.
Feminenite, ise kadınlara atfedilen özellikleri ifade eder; şefkat, duygusallık vs. Aynı şekilde feminenlik de kadın demek değildir.
Ortak yönler: Her iki kavram da toplumsal cinsiyet rolleri ve beklentileriyle ilgilidir. Her iki özellik seti de toplum tarafından zamanla şekillenerek kültürümüze normlaştırılmıştır.
Farkları: Maskülenite güç, femineniteyse duygusallıkla ilişkilendirilir. Toplumsal normlar bu özellikleri cinsiyete göre ayırsa da kişiler her ikisini de deneyimleyebilir veya karşı cinse ait sanılan özellikleri sergileyebilirler.
Maskülen olmak bence tercihte değil. Bozuklukta değil. Bu senelerin getirdiği karakterin tezahürüdür diyebilirim. Mesela okuduklarımız, çevremiz, olaylara olan bakış açımız ki bu bazen çok düşünmeye itiyor ise kişiyide olgunlaştırır. Bunların tezahürüdür. Hatta resimde gösterilen tamda bunların bütünüdür.
Kadınsı veya erkeksi bir duruş sergilemek varken neden bu yola girerler? Kadın neler yaşamış olabilir ki erkek gibi görünmek istesin? Yoksa bir heves midir?
Şöyle ifade edeyim. Mesela Doğuş otomotivde ceo olarak görev aldınız ve benim mesleğimlede alakalı olması sebebiyle çoğu erkek ağırlıklıdır ve erkeklerin otomobil ile alakası direk mutfağındandır. Dolayısıyla böyle adamların arasına gördüğüm başarılı kadınların aynı onlar gibi bir karizması var. Ama amacı onlar gibi gözükmek değil. Onların tarzında onlardan daha karizmatik ve maskülen gözüküyordu. Yani amaç aslında baskılamak. Yani tarz birçok şeyi görmeyi engelliyor bile. Herkese yakışırmı elbette yakışmaz. Mesela bak şu fotodaki kadın bu noktada kadınlığından feragat etmemiş sadece tarzı etkileyici