Hayatı ilmek ilmek işleyenle, yerinde oturup seyreden bir olur mu hiç?

Aslında ilmek ilmek işleyen de, yerinde oturup seyreden de, oyalanmış oluyor...

Bir harekete geçtiği için ‘’oya’’lanıyor, diğeri de oyalanarak durmayı seçiyor.

İnsanın değerli hissedebilmesi için, ya ortamına değer katması, ya da bulunduğu ortamın ona değer katması gerekir çoğu zaman. Örnek vermek gerekirse, kişinin değerlerinden biri yardımlaşma ise, kişi ya yardım ederek değerli hisseder, ya da yardımlaşmanın olduğu bir ortamda değerli hisseder.

Bu durum, sevgi verdiği, sevgi aldığı, adil olduğu, adil olunan, saygı gösterdiği, saygı gösterilen gibi gibi tüm değerler için geçerli. Eğer ikisinin de sağlandığı bir yer bulduysa da, o zaman değerli hissetmenin de ötesine geçerek, o ortama ve o ortamdaki kendine ait hisseder. Tabi ki, fark ettiğiniz üzere bu iki halde de, kişinin değerli hissetmesi, bir şeyler yapılmasına, yani ya kendisinin ya da bulunduğu ortamın katma değer sağlamasına bağlı.

Peki, sen her halinle değerlisin, çok değerlisin, ultra mega değerlisin, söylemlerine ne oldu?

Çoğu zaman sadece söylem olarak kaldı...

Bir şeyler üretmeden kendi değerini fark etmekte zorlanan bir kişinin bu söylemlerle kendini değerli hissedebilme şansı yok maalesef. Bu kişi boş geçirdiği zamanlarda, kendini oyalanmış olarak göreceği için, bırakın kendi değerini fark etmeyi, çoğu yerde kendini suçlarken bulacak.

Kişi bir şey yapmasa da değerli mi?

Uzatma dediğini duyar gibiyim canım okurr👀 tamam tamam bitti 😅

Evet bence de değerli.

Sadece henüz bunu algılayacak durumda değil.

Hayatı ilmek ilmek işleyenle, yerinde oturup seyreden bir olur mu hiç?
Hayatı ilmek ilmek işleyenle, yerinde oturup seyreden bir olur mu hiç?
Cevapla