Arkanızdan konuşup hakaret edenlere haddini bildiriyor musunuz? Yoksa susuyor musunuz?

İki kısa paragraf yazabildim. Sizin de düşünceleriniz neler? Mısırımı aldım bekliyorum 🙂

Bu konuda hiç çekinmem beynimi yorarım. Ancak her konuşana da cevap yetiştirmeye çalışmamak lazım. Akla zarar. Neticede senin bu yönünü görenler sırf mutsuz olasın diye konuşabilir. Takmamak da iyi bir seçenek; bir nevi tavşan dağa küsmüş, dağın umrunda olmamış. Hala geveleyen tavşan açlıktan gebermiş. Bazen susmak bile yeterli bir cevaptır. Hatta suskunluk en büyük çığlık. Ama burdaki suskunluk hiç bir şey söylememek değil; o kişinin benim tarafımca varlığının önemsiz olması ve bunu hissetmesi. Yani sen yoksun, bir hiçsin, cevap vermeye bile değmezsin. Neticede her zaman bir şekilde cevap vermek gerekiyor. Ne derler, yılanın başını küçükken ezmek lazım.

Arkadan konuşmak, kendilerine veya yakınlarına yapıldığında, sanki ahlaki bir otorite gibi davranıp ayıplama konusunda doyumsuz olurlar ya, işte öyle bir durum da var. Ancak konu hoşlanmadıkları biri olunca, tüm ahlaki değerleri unutuverirler, nedense arkasından konuşmaktan çekinmezler. En sevdikleri bahaneler ise "sen benim arkadaşımsın, sana söylemem lazım" ve "yüzüne de söylerim, ne var yani!"dir. Bu davranışın doğru mu yanlış mı, yararlı mı zararlı mı olduğu ayrı bir mesele. Neyse canım herkes kendine yakışanı yapıyor.

Arkanızdan konuşup hakaret edenlere haddini bildiriyor musunuz? Yoksa susuyor musunuz?
Cevapla