değil, "El-Alim olan Allah ne
der?" diyerek yaşamaya
başladığı anda değişiyor tüm hayatın!!!
Aşk İlişkileri
Bebek Bakımı
Cam Cilt
Üniversite Tercih
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer 
Insanların sizin hakkınızda ne düşündüğünü kafanıza takarmısınız sizce?
!!!
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
* Veysel Karani hazretlerine, uzak yoldan bir kimse gelip nasihat ister. O da (Allahü teâlâyı bilir misin?) der. Elbette bilirim diye cevap verir. (Başka bir şeyi bilmene gerek yok) der. Yolcu, uzaktan geldiğini söyleyip, yine nasihat ister, o da (Allahü teâlâ seni biliyor mu?) der. Elbette biliyor diye cevap verir. Veysel Karani hazretleri de (Başkasının bilmesine gerek yok o zaman) der ve gider.
Sadece sevdiğim insanların hakkımda düşündüklerini umursarım. O da özgürlüğümün kısıtlanmadığı yere kadar. Onun dışında kimsenin düşüncelerini umursamam. Hayat benim hayatım sonuçta. Herkesi de mutlu edemem. Ben kendim için varım. Bi başkası için değil
Evet haklısın
Veysel Karani hazretlerine, uzak yoldan bir kimse gelip nasihat ister. O da (Allahü teâlâyı bilir misin?) der. Elbette bilirim diye cevap verir. (Başka bir şeyi bilmene gerek yok) der. Yolcu, uzaktan geldiğini söyleyip, yine nasihat ister, o da (Allahü teâlâ seni biliyor mu?) der. Elbette biliyor diye cevap verir. Veysel Karani hazretleri de (Başkasının bilmesine gerek yok o zaman) der ve gider.
Evet güzel
Güzel demiş
Evet güzel vesysel karaninin öğütü
👍🏻
👍
Endişelenmiyorum fakat kendine bakmadan benim hakkımda olumsuz bir eleştiri ya da düşünce yaratıyorsa ya da yaratmaya çalışıyorsa onu her noktadan vurabilirim.
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
* Veysel Karani hazretlerine, uzak yoldan bir kimse gelip nasihat ister. O da (Allahü teâlâyı bilir misin?) der. Elbette bilirim diye cevap verir. (Başka bir şeyi bilmene gerek yok) der. Yolcu, uzaktan geldiğini söyleyip, yine nasihat ister, o da (Allahü teâlâ seni biliyor mu?) der. Elbette biliyor diye cevap verir. Veysel Karani hazretleri de (Başkasının bilmesine gerek yok o zaman) der ve gider.
Cevap
4Cevap
Adı üstünde başkaları onlar. Konuşacakları bir şey olmadığı için anca beni konuşup dursunlar.. konuşun namım yürüsün ayol💅🤣
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
* Veysel Karani hazretlerine, uzak yoldan bir kimse gelip nasihat ister. O da (Allahü teâlâyı bilir misin?) der. Elbette bilirim diye cevap verir. (Başka bir şeyi bilmene gerek yok) der. Yolcu, uzaktan geldiğini söyleyip, yine nasihat ister, o da (Allahü teâlâ seni biliyor mu?) der. Elbette biliyor diye cevap verir. Veysel Karani hazretleri de (Başkasının bilmesine gerek yok o zaman) der ve gider.
Aynen öyle Beni Allah bilsin gerisi umurumda degil.
Kişi kendi nasılsa karşısındakini de öyle bilirmiş. Allah içimizi bildikten sonra kulların ne düşündüğü önemli değil bence.
Aynen öyle haklısınız...
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
* Veysel Karani hazretlerine, uzak yoldan bir kimse gelip nasihat ister. O da (Allahü teâlâyı bilir misin?) der. Elbette bilirim diye cevap verir. (Başka bir şeyi bilmene gerek yok) der. Yolcu, uzaktan geldiğini söyleyip, yine nasihat ister, o da (Allahü teâlâ seni biliyor mu?) der. Elbette biliyor diye cevap verir. Veysel Karani hazretleri de (Başkasının bilmesine gerek yok o zaman) der ve gider.
Bu da vesvese sanırım
Sepep olabilir
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
* Veysel Karani hazretlerine, uzak yoldan bir kimse gelip nasihat ister. O da (Allahü teâlâyı bilir misin?) der. Elbette bilirim diye cevap verir. (Başka bir şeyi bilmene gerek yok) der. Yolcu, uzaktan geldiğini söyleyip, yine nasihat ister, o da (Allahü teâlâ seni biliyor mu?) der. Elbette biliyor diye cevap verir. Veysel Karani hazretleri de (Başkasının bilmesine gerek yok o zaman) der ve gider.
Umrumda değil kimse
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
* Veysel Karani hazretlerine, uzak yoldan bir kimse gelip nasihat ister. O da (Allahü teâlâyı bilir misin?) der. Elbette bilirim diye cevap verir. (Başka bir şeyi bilmene gerek yok) der. Yolcu, uzaktan geldiğini söyleyip, yine nasihat ister, o da (Allahü teâlâ seni biliyor mu?) der. Elbette biliyor diye cevap verir. Veysel Karani hazretleri de (Başkasının bilmesine gerek yok o zaman) der ve gider.
Yoo şeyimde bile değiller
Böyle demeyeydin iyiydi
Ağır oldu
Kusura bakma valla o zatın ismini görsem böyle yazmazdım kesinlikle ❤️❤️
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
* Veysel Karani hazretlerine, uzak yoldan bir kimse gelip nasihat ister. O da (Allahü teâlâyı bilir misin?) der. Elbette bilirim diye cevap verir. (Başka bir şeyi bilmene gerek yok) der. Yolcu, uzaktan geldiğini söyleyip, yine nasihat ister, o da (Allahü teâlâ seni biliyor mu?) der. Elbette biliyor diye cevap verir. Veysel Karani hazretleri de (Başkasının bilmesine gerek yok o zaman) der ve gider.
Değil
Veysel Karani hazretlerine, uzak yoldan bir kimse gelip nasihat ister. O da (Allahü teâlâyı bilir misin?) der. Elbette bilirim diye cevap verir. (Başka bir şeyi bilmene gerek yok) der. Yolcu, uzaktan geldiğini söyleyip, yine nasihat ister, o da (Allahü teâlâ seni biliyor mu?) der. Elbette biliyor diye cevap verir. Veysel Karani hazretleri de (Başkasının bilmesine gerek yok o zaman) der ve gider.
İt ürür kervan yürür demişler 🤝
Böyle demeyeydin iyiydi ağır oldu
Anladım 👍
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
* Veysel Karani hazretlerine, uzak yoldan bir kimse gelip nasihat ister. O da (Allahü teâlâyı bilir misin?) der. Elbette bilirim diye cevap verir. (Başka bir şeyi bilmene gerek yok) der. Yolcu, uzaktan geldiğini söyleyip, yine nasihat ister, o da (Allahü teâlâ seni biliyor mu?) der. Elbette biliyor diye cevap verir. Veysel Karani hazretleri de (Başkasının bilmesine gerek yok o zaman) der ve gider.
Anlık olabiliyor
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
* Veysel Karani hazretlerine, uzak yoldan bir kimse gelip nasihat ister. O da (Allahü teâlâyı bilir misin?) der. Elbette bilirim diye cevap verir. (Başka bir şeyi bilmene gerek yok) der. Yolcu, uzaktan geldiğini söyleyip, yine nasihat ister, o da (Allahü teâlâ seni biliyor mu?) der. Elbette biliyor diye cevap verir. Veysel Karani hazretleri de (Başkasının bilmesine gerek yok o zaman) der ve gider
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?