Keder kaplıyor içimi. Özellikle alkol aldıktan sonra. İnanılmaz bir keder. Kendimi şuracıktan aşağı veresim geliyor. Ahiret inancım vesaire yok. Bunun dolayısıyla her şeyin bitmesi beni huzura erdirecek gibi geliyor. Bir düşünün, insanın hayatı boyunca çektiği azap aldığı keyiften fazlaysa ne hikmeti vardır ki yaşamayı sürdürmenin? Kim objektif olarak geçtiği haftayı değerlendirip diyebilir ki, ben çektiğim azaptan daha fazla keyif alıyorum? O kişi ya çektiği azabın farkında değildir ya da ben yanılıyorum fakat yanıldığımı da hiç zannetmiyorum. Maddi olarak pek eksikliğini çektiğim bir şey yok, sevdiğim bir kız arkadaşım var fakat bolca yansıtmasam da güven problemim var geçmişten kalma üstesinden gelemediğim. Gün içerisinde yaptığım her şeyden keyif alsam yine içimde fırtınalar kopar, bir türlü kafamı toparlayamam. Ayrıyeten her yastığa kafamı koyuşumun berisinde aydınlık işler tasarlar sabahleyin ise budalalıkla başlar ve yatağa geri dönene kadar bunu sürdürürüm çünkü uyuyup uyandıktan sonra kurduğumun hepsi saçmalıktan ibaret gelir. Bir şeyler başarmak nedir, sözde başarının insana getirisi nedir ki? Yarın gözünü yumduğu zaman yaptığı hiçbir şeyin bir anlamı kalmayacak insanın bu çabası ne içindir? Kendini avutması, kendini avutacak varlıklar yaratması nasıl güzel bir çabadır benim erişemediğim? Bunları hiç aklı yerinde bir birey olarak kavrayamadım ben. Sürekli hüsran, hüsran ve hüsran. Olmak istediğim bir şey yok, bir profil. Ne istersem olabileceğimin ziyadesiyle bilincinde olmama rağmen. Zevk aldığım aktiviteler de pek yok. Varsa da üzerine düşebileceğim türden değil. Müzik dinler, kitap okurum. Telefon da kullanmıyorum yaklaşık 2 aydır. Yerini bulursam çok dışa dönük biriyim, genelde sessizliğimi koruyorum son zamanlarda fakat çok şen şakrak bir kişiliğim de vardı içimde yalnızca dışarıya verdiğim. Onu da kaybettim. Birçok insanla arkadaşlık eder, onların seviyelerine bir şekilde inerim. Bu konuda övüncüm hakkımdır çünkü aksi halde tek başınalığın beni sürükleyeceği kederi tahmin bile edemiyorum. Maalesef henüz huzurlu şekilde, gönlümce fikirlerimi açabileceğim insan edinemedim. Her zaman seviye düşürmek zorundayım veya karşımdakini kıvama getirmek. Keşke her insan bir hayvandan tek farkının içgüdülerinin ve bedensel imkanlarının onu itmesiyle daha iyi değil, daha farklı şeyler yapabiliyor olduğunu fark edebilse. Hiç ilkelci bir akranımla tanışmadım. İnsanlarla tanışmayı da sevmiyorum artık. Çalkantılı hayatım bir yerden sonra muhakkak insanlardan uzaklaşmaya itiyor beni. En ufak konu bile bana anlatma sırası gelince karmaşıklaşıyor. 2 senede 3 ortam, 4 farklı arkadaş çevresi, bir sürü kız arkadaş. Getirisi kafa karışıklığı. Bir insanı bugün sever, sonraki gün arada onu görmesem bile nefret duyduğum olur. Asla kıymetli olduğumu hissedemedim ben. Kafanızı şişirdiysem affola.
Bana bir çözüm sunmak mecburiyetinde değilsiniz. Yalnızca beni onaylayacak insanlar var mı merak ediyorum. Yoksa ben mi çok sapkın zihniyetli birisiyim?
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer