Bir Türk geleneği olarak olayı ve durumu sindirme biçimi: Hayırlısı...
Bazen çaresiz ve elimizden hiçbir şey gelmediğini fark ettiğimiz anlarda kullanırız bu ifadeyi, bazen de önümüzdeki belirsiz gelecek üzerine. Bir de ân gelir, dünyaya sığmadığını fark ederiz kalbimizin. O zaman deriz. Fakat ne olursa olsun, kadere olan teslimiyetimizi bir kez daha yineleriz. 🦋
İhtimaller ve ihtimaller... Belki de sizin bu cümleyi kurma nedeniniz, benim aklıma gelmeyen bir nedenin ardında gizlidir. Ne dersiniz? 👇
Bu bir çeşit terapi benim için... bayılıyorum bu söze.. eskiden klişe anne, teyze, babaanne zırvası gibi düşünür derinlemesine düşünmezdim bu kelimenin içeriğini.. şimdilerde her kötü şey yaşadığımda, her yanlış insan tanıdığımda başkası daha söylemeden kendi kendime söylüyorum bu sözü: hayırlısı neyse o olsun veya hayırlısı buymuş demek ki.. rahatlıyor muyum evet.. üzülmüyor muyum yine de? ona da hayır.. ama dediğim gibi terapi gücüne inanıyorum.. her ne kadar metafiziksel bir yaklaşım gibi görünse de realist bir etki yaratıyor bende.😌
Bir duayı hatırlattı bu bana " Allah'ım ben senin bildiğini bilemem göremem idrak edemem ben beşerim şaşarım sana inandım sana sığındım, sen yegane emanetcimsin senden gelen gelecek olan benim hayrim hakkımda hayırlı olandır , sen beni yol gösterdiğin kullarından nasip eyle" diye Ben de çokça kullanırım
Mümkün olduğunca bu kelimeyi kullanmamaya çalışırım. Çünkü bana kabullenilmişlik hissini yansıtıyor bu kelime. Bu da benim karakterime ters olan bir şey