Eskiden düşünmeden konuşan bir çocuktum, ne saf günler. Utanıyor insan çocukluk gaflarını düşündükçe...
Sonra daha az konuşmayı öğrendim, daha az konuşmak çekingenlik getirdi. Belki de pasiflik, içe dönüklük.
Sonra konuşmak zorunda olduğum bir üniversite bölümüne, ortamlara girdim. Konuşmanın ve doğru ifadenin lezzetine ilk vardığım yıllardı o zamanlar.
Zamanla bilgisiz, irdelemesiz, emin olmadan konuşmanın, fevri ifade edişin ne kötü bir şey olduğunu gördüm, öğrendim. Şimdilerde ise elimden geldiğince yargılamadan, hak edene hak ettiği gibi ve mümkün mertebe üç düşünüp bir konuşma düsturuyla konuşmaya gayret ediyorum... En azından sonradan daha az pişmanlık duymak adına.
Evet, biraz yaşam felsefem bu yönde diyebilirim. Genelde çok konuşmayı seven bir insan değilim zaten. Konuşmadığım zamanlarda da düşünmeyi daha çok tercih ediyorum. Sözlerimi ve sözcüklerimi düşünerek seçiyorum. Öyle aklıma geldiği gibi konuşan bir insan değilim.
Üniversite dönemine kadar sadece dinledim, çok çok az konuştum diyebilirim. Çoğunlukla hocalarım benimle iletişime geçerlerdi. Sınıf arkadaşlarımla çok fazla iletişim kuramazdım. Üniversite ile bu konuda zorunlu değişim başladı benim için ancak yine de yüzyüze iletişimde dinlemeyi daha çok seviyorum. Dinlerken çok şeyi görme şansınız oluyor. Ben size dokulmeyenleri de duymayi sevdigimden belki de dinlemek daha çok keyif veriyor. Düşünme kısmı ise her zaman üst seviyede bazen gereksiz derecede.
Ben kendimi çok konuşkan biliyorum aslında ama... çevremdeki insanlar olsun ailem olsun benim çok konuşmadığımı hatta hiç konuşmadığımı söylerler. aslında iyi bir dinleyici ve kelimelerimi seçerek konuşan biriyim iyi ya da kötü bir şey istemeden söylersem karşımdaki insanı kırmak üzmek istemem.
Bu konuda biraz aradayım. Düşünerek konustugum da olur düşünmeden konustugum da. Olaya bağlı olarak tamamen değişiyor. Ama genel olarak şöyle bir ayrım yapabiliriz. Ben daha çok yüz yüze konuşmayı seven biriyim. Mesajlaşmak falan benim kalemim değil gerekmedikçe. O insanla birebir muhatap olup konuşmak daha keyif veriyor bana. Karşımdaki insanın beni tanıdığını hissediyorsam da bazen düşünmeden konuşabilirim ancak hiç tanımayan birine düşünmeden konuşamam.
çok düşünüp çok konuşuyorum😀 yetmiyor kendimle de konuşuyorum😒
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(36-45)
+1 yıl
Genel itibariyle duruma ve kişiye göre değişiklik göstermekle birlikte evet az konuşurum.. Ama düşünmekten bıktım doğrusu.. Bu yaşıma kadar gece gündüz düşüne düşüne artık düşünmek istemiyorum. Çünkü bu insanı çok yoran bir eylem.. Sadece tecrübem doğrultusunda hareket ediyorum o kadar..
Kişilik & Karakter konusunda 10,6b cevap paylaştı.
Genelde konuşmam konustuklarim da zaten o zamana kadar olmuş şeyler. Değişen bir şey olmaz. Olacakları önceden söyler kenara çekilip izlerim bana inansinlar diye ama her seferinde haklı çıkmak üzülüyorum.
Kafamın içinden milyonlarca düşünce geçer ama dile getirdiğim çoğu zaman tek kelime olur. Bazen çok konuşmayı sevmediğimden olur, bazen de söylemek istediklerimi söyleyemediğimden.
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(18-24)
+1 yıl
aşırı düşünmekten günlerdir uyuyamıyorum biri bişey soruyorsa veya anlatıyorsa en az 2 defa tekrar etmesini isterim çünkü odaklanamıyorum söylediği şeylere. mesaj okurken bile 5 defa falan okumam gerekiyor anlayıp odaklanabilmem için. yazmak bile zor ağlicam