https://youtu.be/u_tzi3z-QOk Söylemek istediği çok şey olmasına rağmen bazen susmak zorunda kalır insan. Belki konuşunca bir şey değişmeyeceğinden susar, belki de kendini açık etmek istemediğinden. Belki de gerçeklerin çirkinliğinden, yalan olanın güzelliğine sığınır tıpkı benim gibi...
Çünkü; gerçek olan can yakar yalan olan an'lık huzur verir. Hangisi mutluluk sebebi? Ben hala çözemedim yarını düşünerek yaşamak mı yoksa anlık zevkin tadını çıkarmak mı?
Hayat çok kısa, bugünden de değil andan ibaretiz. Öldükten sonra akıbetimizin ne olacağını da bilmiyoruz her ne kadar ümitli olsak da. O yüzden dolu dolu ve çok değerli, çok güzel yaşamak lazım bize bahşedilmiş bu hayatı ve bilhassa gençliğin kıymeti çok bilinmeli;gerek beynen, gerek vücut sağlığımız açısından en verimli olduğumuz bu dönemi yine en verimli şekilde geçirirsek, yaşlılığımızdaki biz, o zamanki ruhumuz ;bazı hedefleri başarmış olmanın zafer mutluluğuyla daha iyi demlenir. Adeta ben kendi evrenimin kitabını hakkıyla yazdım, vicdanım rahat, bu dünyadan anlamsız ayrılmıyorum, yaşayacaklarımı şerefimle, onurumla yaşadım; kendimle, yapıtlarımla gurur duyuyorum , hayat tuvalimi en sanatkarane boyadım diyebilmek, işte hayat böyle ciddiye alınarak oynanan bir dans olmalıdır. Bir çocuk gibi tertemiz kalabilmek, kirlenen koca dünyayı "bir insan" aklayabilir, bir insan dünyanın kaderini iyi anlamda değiştirse mesela ya da dünya olamasa da bir elin parmağı kadar insanı ya da sadece kendini o zaman yine değer bütün evrenin kainatın hareketi. İnsan etkisini asla küçümsememelidir hayatı yaşarken, başka başka hayatlara da dokunabilecek, yaşatmayı da sağlayacak müthiş bir gücü vardır.
Çok zaman önceydi. O kadar zaman önceydi ki zaman diye bir şey yoktu.
İnsanlar güneş doğup batıncaya kadar yaşıyorlardı hayatı. Bir daha hiç olmayacakmış gibi dolu ve anlamlı. Derken zaman diye üç parçalı bir şey icat etti insan. Bir parçasına dün dedi, diğer parçasına bugün, öteki parçasına da yarın.
Sonra fesat karıştı zamana ve insan bugünü unuttu. Dünü düşünüp pişman oldu, yarını düşünüp telaşlandı; ama işin ilginç tarafı tüm telaş ve pişmanlıkları güneş doğup batıncaya kadar yaşadı. Farkında olmadan rezil etti bu gününü.
Oysa yarın, bugüne dün diyor, dünde bu gün için yarın diyordu. Bir türlü beceremedi. Bir eliyle yarına, diğer eliyle düne yapıştı. Bu günü eline yüzüne bulaştırdı... Mutsuz oldu insan. Ve ne gariptir ki yarının telaşı da, dünün pişmanlığını da hep bugün yaşadı; ama bugünü hiç yaşayamadı. Ne yarın ne de dün!
Olaya ve kişiye gore değişiyor. Ikisini de yaptığım oldu. Olaya odaklı olup anı yaşadım ya da geleceği düşünüp önlem aldım. Ikisinde birine fazla kaptırdığı zaman devam edemez insan bir yerde muhakkak patlak verir. Ikisinde de devamlılık halinde riskler var.
Yarini dusunmeyen yoktur. Hepimizin gelecek planlari, hedefleri, istekleri var malum ama surekli dusunen biri degilimdir. Ani yasamayi cok severim. Yasadigim zamandan zevk almayi iyi bilirim. Cunku ne gecmisi geri getirebiliriz nede gelecege cok odaklanmak mantikli olur sonucta ne zaman ölecegimiz belli degil ve her an gozlerimizi kapatabiliriz. O yuzden simdi bulundugumuz an en kiymetli olan🌸
Bence yarını düşünerek yaşamak. Çünkü anlık zevkin tadını çıkardığını düşünsen bile bunu tam anlamıyla yapabilmek mümkün değil, yapabilen yok. Anlar birikerek saniyeleri, dakikaları, saatleri, günleri ve haftaları oluşturur. Anlık yaptığın şeyleri anlık diyerek yapmaya devam ettikçe alıştığını fark edebilirsin, önleyebilirsin, hep olsun diyebilirsin. Bence an’ı hayatımızdan ve ömrümüzden soyutlamak mümkün değil. Kısa süreli veya uzun süreli olabilir ama süre hep vardır.
An'ı yaşarken yarını da düşünmek gerekir. Eğer ki sadece anı düşünerek yaşarsak önümüzde oluşacak olumsuz durumlara karşı sadece çaresizce çözüm arayışı içinde oluruz.
Fırtınalı havalara karşı hava iyiyken tedbir almak gibi aslında
Anlık zevki çıkar sonuçta bir gün öleceksin ve ne zaman bilmiyorsun ne istiyorsan onu yap zevki alarak tadını çıkararak öl yoksa olduğunu yerde düşüne düşüne ölmekten iyidir
ikisi de gereklidir bence fakat ikisi de dozunda. Bir birey eger sadece ani yasayarak ya da çoğunlukla ani yaşayara gunlerini geciriyorsa aslinda kendini sevmiyordur demek, eger ki tam tersi heo gelecek icin dusunup hayattaki guzelliklerin farkinda olmadan aslinda dün icin calistigi bugunlerde bulur kendini. Hayat, hem anı yasarken gelecegin farkinda olup yararlanmak, hem de gelecek icin calisirken anin da tadini cikarmaktir. İkisi dengede olmazsa Bugünkü yarın, onun icin Dün olacaktir.
Yarını düşünüyorum her şey boka sarmış durumda, anı yaşayım diyorum oda her gün aynı evden iş, isten ev. Hayat desen çok pahalı bize her şey lüks olmuş. Bilmiyorum şu an sadece izleyici modundayim.
Bazı zevklerin bi sınırı olması gerektiğini düşünüyorum. Doğru dedin yarına sağ çıkacağımız belli değil hesap gününü düşünerek hareket etmeliyiz bazı şeylerde..