Bizi biz gibi sevemeyen, Hep bir beklenti içinde olan, Mutlu anımızda koşan, Biz üzgün olunca kaçan insanlar mı biriktirdik hayatımızda? Yalnızlaşıyor muyuz?Yalnız daha mı mutluyuz? Tercihimiz yalnızlık olduğunda doğruyu mu yapmış oluruz?
İnsanın sevilebilmesi için kendi gibi olması neden yetmiyor?
Merhaba Bakıyorum hep doğru seçimler dediğimiz şeyin altından çıkan leşin imtihanı. Kaçanı kovalayan halimizin ciğer kalmamış netliği artık suda götürmüyor. "Vefayı boza zannediyor yeni nesil" demişti bir adam. ne kadar da acı ama doğru. Biriktirdiğimiz her şey bi leke gibi duruyorken ne kadar dilimiz yandıysa o kadar devam ettik sanırım biriktirmeye. Uçsuz bucaksız sinir uzaklıkta sanıyorum herşeyin duru bir berraklıkta oluşunu, bu yüzden sevginin de acı vermeyen kısmından dişlemek istiyorum. Bakalım, kısmet.
Aslında yetiyor. İnsanın kendi gibi olması bazı kişiler için bir öncelik ama sorun onlara rastlayıp rastlamamak da. Sonuçta bir kısım insanın ise temel sorunu kafalarında bir kalıp oluşturup hayatlarına aldıkları kişiyi o kalıba yerleştirmeye çalışmaları. Onlardan uzak durmak kesin çözüm olacaktır.
çünkü.. her şeyin en iyisinde yanımızda olan insanları seviyoruz.. kötü gününde yanında olana sırtımızı yaslasak bile onu sevmiyoruz biz iyi günümüzü daha iyi yapan birisiyle birlikte olmayı istiyoruz kötü günümüzde sırtımızı yaslayan kişiyi hayatımızda hep görmek o günleri hatırlamak demek Kimse kötü olan günleri hatırlamak istemez
Ama gününü daha güzelleştiren iyileştiren mutlu eden birisini seviyorsun işte sonrasında gün kötüye dönünce oda ortadan kayboluyor :)
Çok sevdiğim şiirden ufak bir alıntıyla izah edeyim Olsun dönelim biz yine de. Bilincinde olmadan üstlendiğimiz sorumluluklarımız var. Evlere dönelim, sırtımızın kamburu evlere, cılızlığımızın görkemli korunaklarına, yalnızlığımızın kalelerine dö- nelim. Ölçüsüz yaşamak bize göre değil Ömür hanım. Büyürken geniş ufuklarımız olmadı bizim. Küçücük avuçlarımızla sınırlarımızı genişletmek istedikçe yaşamın binlerce engeli yığıldı önümüze. Hangi birini yenebilirdik bunca olanaksızlık içinde. Umutsuzluğu tanıdık, yenilgiyi öğrendik böylece.
Çirkindir. Zaten kendi gibi olan çirkin bir insanın tam kendisine uygun biriyle karşılaşıp mutlu olma ihtimali, devasa uzay boşluğunda iki gök cisminin çarpışması kadar düşük bir ihtimaldir.
Cevabı basit aslında.. Biz kendimizi olduğumuz insan olarak sevemiyoruz ya da terk edilmeleri olduğumuz insan için terk edildik sanıyoruz. Önce kendimizi sevmeliyiz sonra sevilmeliyiz.
Heekes film yıldızı olmus oynuyor guzel guzel ve biz iyi yürekli insanlar kendimiz gibi sanıp aldaniyoruz cunku cok iyi niyetliyiz fakat artık iyi niyet öldü...🚬