Kişilik, genetik faktörlerin çevre ile kurulan ilişkilerle birlikte şekillenmesi sonucunda oluşur. Araştırmalar insan kişiliğinin bir kısmının genetik faktörler ile şekillendiğini söyler fakat genetik faktörler yalnızca eğilimlerdir. Bu eğilimlerin kişilik üzerindeki etkileri bireyin çevresi ve dış faktörler ile belirlenir. Kişiliğin oluşmasında ne yalnızca genetik faktörler etkilidir ne de yalnızca çevresel faktörler... Peki, Kişilik gelişiminde genetik ve çevresel faktörlerin ne gibi bir etkisi vardır? Ya da şöyle sorayım genetik ve çevresel faktörlerin kişiliğin oluşması üzerine etkileri nelerdir? Gelişime etki eden faktörler nelerdir?
Genetik ve çevresel faktörlerin kişiliğin oluşması üzerine etkileri nelerdir?
Ben Chomsky'i kendime yakın buluyorum açıkçası, dil hususundaki görüşlerine de hayranım doğrusu. O kadar geniş çerçeveden bakıp da, her dilin aslında aynı doğrultuda ve aynı şekilde öğrenildiğini, evrensel dil ve dilbilgisi gibi mükemmel tanımların sahibi. Ne biliyorsak genetikten gelendir diyor, çevrenin etkisine bakış açısı çok kısıtlı, kendince de haklı.
Öte yandan Vygotsky'i de pek seviyorum, o da çevre olmadan öğrenilmiyor, şekillenmiyor kişilik ve akademik ilerleme diyor... Kendince haklı.
Aslında bu adamların söylediklerinde kişilik de genellenebilir, neden mi?
Fıtrat Allah'ın bahşettiği baki bir olgudur ama ellerimizde şekillendir. O, bizlere bir fıtrat vermişse o fıtratın alacağı yolu elbette biler tayin ederiz ama neye göre? Doğmuş olduğumuz ailenin bize kattıkları ve götürdükleriyle, çevremizdeki arkadaş oluşumları ve hayatı, kendimizi öğrenmemizde karşımıza çıkan fırsatlarla daima bir devinim içerisindeyiz. Bu devinim ve edinim içerisinde fıtrattan yansıyanlara ne kadar kulak kabartırsak o kadar kaliteli bireyler oluruz. Tabi o yansıyanlardan kastım, olumlu ve yapıcı özellikler. Mesela herkesin bir şeylere muhakkak yeteneği ve ilgisi vardır, Allah öyle yaratmıştır ama neden herkes hobi sahibi olamaz, ya da herkes yeteneğiyle dikkat çeken yaşamlarda olamaz? Çünkü tembelliği, kendisine yansıyana kulak tıkamayı, rahatlığı ve kendisini öğrenmede geç kalmışlığı seçip sevdiğinden öyledir. Bunu iyi ve kötü davranışlara da yadsıyabiliriz. Fıtratından süzülen kötülüklere, şeytanın vesveslerine kulak veren kötü bir kişi olur. Fıtratından yansıyan güzel duygulara ve davranışlara kulak veren de iyi bir insan olur. Genetik işin burasındadır, çevresel faktörlerde de yine kendi seçimlerimiz tayin edicidir davranışları.
Çevresel faktörlerde elimizde olmayan sebepler ne olacak peki?
Orada da elimizden geldiğince iyiye yönelmemiz bize kazançtır ama tabi genelleme yapmanın çok zor olduğu bir etken bu. Ben yine çevredeki insanların bizlerin içindeki farklı duyguları ortaya çıkarttığının kanısındayım. Habil Kabil'den gelir cinayet, suç. Çevremiz kötü insanlarla dolu olunca tabi ki '' üzüm üzüme baka baka kararır ''.
Genetik faktörlerin birebir kişiliği oluşturan bir durum oluşturduğunu düşünmüyorum ben genetik durumlardan ziyade aile içi eğitimle başlayan bu gelişim sonra eğitim hayatı çevresindeki arkadaşları seçimleri onu destekleyen ya da sürekli eleştiren bir aile ile oluşabilir
Sevgiyle büyüyen bir insan daha şefkatli daha merhametli olurken sevgisiz büyüyen bir insan daha acımasız ve umursamazdır ancak kişiliği her ne kadar ailedeki gördüğü ilk eğitim belirliyor olsa da kişilerin sonrasında aldığı eğitim ya da karşılaştığı insanlar da hayatına aldığı özel anlamda olan insanlarında bu gelişime birazcık katkısı olduğunu düşünüyorum
Soru bu kadar güzel iken cevap almaması da üzücü..
Bilimsel konulari cahil ben anlamadigi için kendimce özetliyerek şunu demek isterim ki hic bir kesinliği olan bir sey degildir kisilik matematik gibi olmuyor eksi eksi esittir eksi degil her zaman kotu genetikler kotu cevre ile olunca hep kotu kisilik turetmiyor genel olarak kotu ama kesinlik yok ayni sekilde iyi genler iyi ortamda iyi kisilik de uretmez etkilere verilen tepkilerin toplami kisilik oluyor ama nasil etkilere nasil tepkiler verilir bunlar iste insani gizemli bir canli yapan etmenlerdir
Olgun kişilik diye bir şey var ya hani. İşte o olgun kişiliğe ulaşmak için tüm faktörleri inceleyip, kendini baştan yaratmaktır. Hani doğru nedir yanlış nedir vs ayırtmak, kendi sorumluluğunu eline almak. Öbür türlüsü sorumsuzluğa girer, işte böyle gördüm öğrendim, yok genimde varmış falan.. kişi kendisini keşfederse tüm faktörler boş kalır yani.