Etrafımda ki öğretmenlerden gözlemlediğim kadarıyla bazı öğretmenler daimi bir hüzünle yaşıyor ve öğretiyor.. Bazıları ise ışık saçan bir neşeyle!! Sizce öğretmen olmanın duygu ruh durumu, modu nedir, ne olmalı?
Bence öğretmen olma hissi çok güzeldir öğretmenlik annelik kadar kutsaldır tabi öğretmesini bilene öğretmen demek binlerce insan yetiştirilmesine yardım demek doğru adımlar demek hayatımız boyunca hepimiz en az 10 tane öğretmenin elinden geçmişizdir hepimizin gönlünde yer edinmiş öğretmenlerde vardır ki su an bile bende bu samimi duyguları oluşturan öğretmenlerimi özlemle anıyorum öğretmenlik en güzel meslektir rengârenktir bir öğretmen aile gibidir ailenin bütün bireyleri gibi olmalı anne gibi şefkatli baba gibi disiplinli küçük çocuk gibi masum ve bir abi abla gibi büyük çünkü biz sınıfa girince bizim ailemiz öğretmen olurdu o bize ne öğretirse biz onu öğrenirdik bize samimiyetide sogukkanliligida öğretirler onlar gercektwn bir anne baba gibi eğitimci öğretici öğretmenlik gökkuşağı gibi bir meslektir çiçeğini nasıl büyütmek isterse öğretmen çiçeği öyle yetişir...
Ben ortaokulda iken tüm okul benim hangi branş öğretmen olacağımı konuşurdu, elhamdülillah. Daha doğrusu iki bölüm vardı ve onlardan birini olacağımı düşünürlerdi, öyle de oldu, o zamandan belliydi eğitimciliğe gönül verişim...
Bir eğitimci olabilmek ise içten gelebilecek, her fıtrata uyamayacak kadar zor bir meslektir. Açıkçası öğretmenlerde gördüğünüz hüznün iki sebebi vardır; birisi eğitim sistemi ve görmek isteyip öğrencilerde göremedikleri, ikincisi de asla öğretmen olmaması gerekenlerin maalesef maaş için öğretmen olup elinden geçen tüm çocukları o branş için mahvetmesidir. Zira benim hüznüm de bunlardır.
Öte yandan, bir öğretmen canlı canlı, hevesle '' vermek '' utkusundaysa da yüreği daima 17 yaşında kalır. Bu herkese de nasip olmaz. O eğitimcilerin girdiği ortam, dahil olduğu herhangi bir grup kesinlikle kendisini fark eder çünkü hayat doludurlar. Ama içlerindeki heves ve hayat doluluk ne kadar verimli ve başarılı sonuçlara gebedir, bu ancak ortama, şartlara ve eğitim sistemine bağlıdır. Eğitim sisteminin bugünkü durumundan ötürü zaten maalesef çoğu durumda neredeyse öğretilecek olanın yarısı bile öğretilemiyor...
Eğer bana sorsalardı '' bir eğitimci olabilmek nedir?'' diye, ben kesinlikle, bir eğitimci olmak hiç tanımadığı gencecik ruhlara dokunup, feyz alınan olabilmektir derdim.
Öğretmenim ve mesleğimden dolayı da mutluyum. İnsanla özellikle de fiziksel, ruhsal, psikolojik gelişimi devam eden küçük ya da genç bireylere çalışmak hem eğlenceli hem de yorucu bir uğraş. Meslekte çoğu öğretmenin bıkkın yapıda olduğunu da görmek mümkün çünkü hak ettikleri ölçüde çalışmalarının karşılığını da alamıyorlar. İster özel ister devlet sektörü olsun ikisinde de maddi açıdan da bir bıkkınlıkları var açıkçası.
Sınıf atmosferinde öğretmenin normal koşullarda profesyonelce yaklaşımı önemli. Çünkü duyguları ve düşünceleri kendisini olduğu kadar karşısındaki genç bireyleri de etkilemekte. Bu yüzden pozitif yönde bir eğilimin olmasını doğru buluyorum.
Zihinsel engelliler gönüllü öğretmenligi yaptım bir süre. Gerçekten çok fazla duygu karmaşası oluyor. Ordayken onlarla eğlenmek çok güzel ama eve gelince onların sorunlarını hatırlayınca..
Her isteyen öğretmen olamamalı bence. Çok önemli sınavlardan geçmeliler. Mutlaka pedagojik eğitimden geçiyolardır ama kendi psikolojileriylede ilgili büyük sınavlara tabi tutulmalılar. Hatta bu bi kaç senede bir tekrarlanmalı ve yeterli görülmeyen meslekten alınmalı. Belki öğretmenler bana kızıcaklar fakat bir çocuğun kişiliğine zarar verebilecek en önemli 3 faktörden biri öğretmen. İkinci kişilik geliştirmesine sebep olacak yegane faktör. Çünkü İstemediği halde her ne kdr öfkelide olsa, kırılmışta olsa, zarara da uğramış olsa onunla iyi geçinmek zorunda ve bu nedenle de aslında olmadığı kişi kılıfına girmek zorunda çocuk yaranmak için. Daha fazla maruz kalmamak için. Sözüm hakkıyla öğretmenliğini icra edemeyenlere. Görevlerinin kutsallığının farkında olmayanlara... Pardon Tugbacım sorduğun soruya cvp olmadı ama hazır bütün öğretmenler buradayken söylemek istedim içimdekileri.
Birilerine bir şey öğretebilme hissinden ziyade birilerinin düşüncelerine dokunabilme, onu iyiye, güzele yönetebilme dünyanın en güzel hissi. Bu hissi hiçbir şeye değişmem.
Hepimiz bir şekilde kendi hayatımızın hem öğretmeni hem öğrencisiyiz. Öğretmen olmak bana göre zor olurdu. Nedeni ise öğreteceğim her bilginin doğruluğunu önceden teyit etmek zorunda kalırdım. Yanlış bir bilgi yanlış gitmiş bir hayatı da beraberinde getirir. O yüzden öğretmen olmak bana göre psikolojik anlamda zor olurdu.
Öğretmen olmak çiçek büyütmeye çalışan bir bahçevan gibidir. İhtiyacı nedir bilir çocuğun , onu her yönü ile kabul eder ve büyümesi için azar azar sıiu veriri.
bi şeyleri gelecek nesile aşılamak kendi yönteminle anlatmak ilerde bi hocamız vardı onun kadar iyisini göremedim dedirtmek bence ama çoğu hoca azarlamaktan başka bi şey yapmıyor suçu öğrenciye atıyo
Manyak yaa dkdkkdkdkd Uzun zaman önce, bir ortamda en çok korumanız gereken kişinin etrafı en çok gözlemlenen olduğumu anlatan bi yazı okumuştum. Yorumun tevafuk etti