Gerçek üzüntü yaşın kadar yaşamadığını anladığın zaman başlar... Bulunduğun yaşa göre yaşamak bir çeşit intihardır. İnsanın nasıl yaşadığı kişiliği ile beraber bulunduğu ortamda belirler. Eğer kişinin kafasındaki yaşı adam şunu yapamaz veya böyle davranır diye kalıplar içine sokarsa ruhu kırılır erken çöker.
gerçek üzüntü gerçekten değer verdiğin birisini bir şeyleri senin elinde olmayan sebeplerle kaybettiğinde başlar kaybetmeyi öğrendiğinde başlıyor ve kaybetmek dışında bir seçeneğin yok ne yaparsan yap bu böyle olacak biliyorsun..
Demekki hep 17 olarak yaşantımıza devam ediyoruz... :) Elbette, her şey yaş ile değil, yaşanılanlar ile değerlidir... Yaş, farkında olabilenler, yaşadıklarını bir daha yaşamadan tecrübeleştirenler için hoş tur... Yaşlanmak oysa, ne kadar da hoş tur. Boş ve değersiz insanlara harcanmadıysa... Düşlerim var halen dedirten insanlarınız var sa, bu kirli ve de karanlık dünya da... Yok ise, işte o an gerçek üzüntü başlar, çünkü artık ayna da kendinize geç kaldığınızı farkedersiniz...
. . . # by Neşeliadam '' Hayat ciddiye almak için çok kısa... ''
Gerçek üzüntü, gerçek üzüntü sanarak kendini hırpaladıklarının, gerçek üzüntü olmadığını anladığın anda başlar. Pişmanlığın çare etmeyeceği anlarda başlar. vicdan azabı duyduğun anlarda başlar. Elindekinin kıymetini bilmediğin anlarda başlar. Doyasıya yaşayamadığında başlar. Geriye bakıp yılların su gibi aktığını anladığında başlar. Gerçek üzüntüler yerine, gerçek mutlulukların bulması dileğiyle.
Gerçek üzüntü ne zaman başlar biliyor musun... Gerçek üzüntünün başlaması senin kontrolün altında olan bir şey değildir Senin suçun değildir Gerçek üzüntü sevdiğinde olur Sevdiğin kişinin senden kaçması seni gerçek üzüntüye sürer Gerçek üzüntü okeyde bitememek piştide kaybetmek falan değil Gerçek üzüntü sevdiğin kişiye açıldıktan sonra onun sevgisini kaybetmektir Gerçek üzüntü aşık olduktan sonra olur Aşık olduktan sonra başlar Aşktan gözün kör olduktan sonra Aşık olduğun kişi görünmemek istediğinde İşte gerçek üzüntü onu görmediğinde başlar Ondan sevgi görmediğinde Gerçekten üzgünüm Kendinizi üzmeye çalışmanız bile sizi bu kadar üzmez Üzemez Açimi döktüm ve iyi hissetmeye başladım
Gerçek üzüntü dilsizdir konuşamaz, sizde açtığı yara, derin kesik ne kadar etkiliyse o kadar az dile gelir. Herkesin bildiği üzüntünüz üzüntüğü değil, herkes dediğiniz insanların masasına mezedir ancak.
dostlarını kaybedince evcil hayvanın öldüğünde veya kaçtığında ihanet edildiğinde yalnız kaldığında ailen ölünce dışlanınca yanlış anlandığındın da birinin seni öldürmeye çalıştığında tec*vüz edildiğinde aile sevgisi görmeyince şiddet görünce zorbalığa uğrayınca işte bunların hepsi insanları üzer ve çoğu insanın başına bu geliyor yapıcak bişey yok
Gerçek üzüntü: Hayatın çok kötü bir şekilde ilerlerken harika arkadaşlara sahip olursun hayatının mutluluk kaynağı arkadaşların olur ve o arkadaşlar bir gün ya ölür ya da sana ihanet ederler
Gerçek üzüntü bence başlamaz, anlık bir şeydir. Olur ve biter… yani hayatımızın sonuna kadar pasif ve üzgün olmaya gerek yok bence. He de geç işin özeti.