Biçmek istediklerinize ulaşabildiniz mi?
Yoksa fırtına sizide mi savurdu?
Yoksa fırtına sizide mi savurdu?
Elhamdülillah ne rüzgar ektim ne de fırtına biçtim. Şimdiye kadar da hiçbir kötülüğün fırtınasında kaybolup gitmedim. Öyle bir noktaya da ne gelmek isterim ne de insanların sınırını bu derece zorlamak isterim...
Kendi sakin dünyamda herdaim huzurlu olabilmeyi dilerim hep 🍃
Sizin adınıza sevindim 🌾🌾🌾 Ben maalesef kimi zaman otokontrolümü kaybettim.. Damarına basıldığında gözü kararan, ağzından alev topları çıkan bir yapım var.. Normalimin üstüne çıktığım bu anlar, karşımdakinden önce kendi kalbimi kırıyor
Sanırım benim ruh dünyama ait değil bunlar. Gözü kararan ya da ne bileyim kendinden geçen biri olmadım şimdiye kadar. Huzuru aradı kalbim hep. Ondan sebep en ufak olumsuzluklarda dahi kalbim incinebiliyor 🙈
Siz anladığım kadarıyla naif bir insansınız, düşünerek hareket eden, incitmeyen. Bunu nasıl başarıyorsunuz? Hiç yükselmiyor mu içinizden bir çığlık?
Allah razı olsun, Hüsnü zan ettiniz 🙈
İçimdeki çığlıkları çoğu zaman bastıran bir insanim, bu iyi mi değil mi bilemiyorum ama bu şekilde kendime mukayet oluyorum. Bir de vicdan mekanizmam çok çabuk harekete geçiyor. Birisine karşı en ufak bir yanlışta hemen pişman oluyorum ve vicdanımın sesi susmuyor. Bundan dolayı da daha sakin kalabiliyorum olaylar karşısında :)
Ne güzel, ne mutlu sizin adınıza. Allah daim etsin, başınıza ne gelirse gelsin sükunetinizi yitirmemeniz duasıyla 🌾🌾 Olmak istediğim hal bu aslında, sonradan pişman olmadan geç kalmadan sıcağı sıcağına doğru-vicdani davranışlar sergilemek.
Cevap
2Cevap
Hiç bir fırtına da savrulmuşluğum yoktur.
Çok iddialı değil misiniz?
İddialı görünmüş olabilirim evet ama bu bir iddia değil kesinliktir.
Bundan sonra bir fırtına da savrulur muyum bilemem ama bu zamana kadar hiç bir fırtınaya yenilmedim.
Helal olsun o halde.. Ben dik durduğum, yıkılmadığım konularda dahi- acaba rüzgar birazda olsa beni sürükledi mi şüphesinde oluyorum çünkü
O şüpheye düştüğümüz anda fırtınaların savuracağı gerçeğini kabullenmiş oluyor ve bir dahaki fırtınada savrulmamız olası hâle geliyor.
Ve sana da helal olsun sen de şüpheye düşsen de savrulmamışsın.
Şüpheye düştüysem, sizin dediğinize göre yaşadığım olaylarda ya savruldum ben anlayamadım ya da savrulmam yakındır.. Eyvahlar olsun..
Umalım ki savrulmamış olun.
Savrulmanız yakındır noktasından lehimize çevirmek daha kolaydır belki de?
Eyvahlar olmasın çünkü yenilgiyi kabullenmektir bi nevi.
Yenilgiyi nasıl kabullenebilirim? Sadece kendimi mi avutttum bunu anlamaya çalıştım
Bu kez böyle oldu bir dahakine daha dikkatli olurum gibi bir his varsa kabullenmişsindir demek derdi bir büyüğümüz.
Kendini avutmak bunun değişik bir versiyonu olabilir elbette.
Bir daha aynı yerde takılmamak, olay esnasında bana sunulan mesajları doğru okuyabilmek, şansımı zorlayacağım ya da vazgeçeceğim noktaları iyi tespit etmek... Bunlar aldığım derslerdi- yıkılmadığım ya da yıkılmadığımı zannettiğim durumlarda.
Kendimi avutup avutmadığımı ileriki dönemlerde anlayabilirim..
Bu dersleri aldın ve uygulamasında da zamanı iyi değerlendirirsen eğer bundan sonraki hiç bir fırtınaya yenilmezsin.
Dahası fırtınayı önceden farkeder belki de hiç hissetmezsin.
Uygulamadıktan sonra alınan derslerin, oluşan tecrübelerin ne ehemmiyeti kalıyor değil mi?
Hayata artık- kesinlikle şunu yapmam gözüyle bakamıyorum, çoğu kez yaptığıma şahit olduğumdan.. Umarım yapmam, kimseyi kınanamalıyım büyük konuşmamalıyım diye telkinler ediyorum..
Ruhum, bilincim, kalbim eğer çelik kadar güçlü bir manaya ulaşırsa, bundan sonra gelen fırtınalar hafif bir esinti gibi gelip gidecek, kim bilir..
Hiç beklemediğin bir zamanda hiç beklemediğin acılarla karşılaşmış biri var gibi sanki karşımda. Fakat kendinin de hataları olduğunu düşünen biri aynı zamanda.
Ve evet kesinlikle yaptığımız hataların büyük çoğunluğu asla şunu yapmam dediğimiz cümlelerin sonunda çıkıyor karşımıza.
Ruhumuzu ve bilinçlerimizi sağlam temellerle güçlendirdiğimizde o fırtınalarda saçlarımızı tarıyoruz emin ol.
Ve seni de aramızda görmekten mutluyuz (((:
Doğru tespit. Hiç beklemediğim yerlerden darbe aldım, sonra döndüm kendime kızdım- nasıl bu denli güvendin, emin oldun diye. Kendi duygularımda, doğrularımda, yaşam kalitemde dahi iniş çıkışlar yaşıyorken karşımdaki insanlarında tıpkı benim gibi olabileceğini- nefsi ve benliği dahilinde iyilik ve kötülük yapabileceğini nasıl düşünmedin diye. Bunlar bize tecrübe oldu demek bir nebze teskin ediyor insanı, hatta avutuyor. Bu avuntular yerine sapasağlam adımlar atsaydın ya diyorum kendime..
Bazı insanlar ne kadar bilge yaşıyor hayatı, başkalarının tecrübelerini kendisine okuyor ve sınanmadığı konulardan daha tecrübeyle yol alıyor. Kendime kızgınlığım esasen burada.. Hep dizlerin mi kanamalı birşeyleri anlamak için diyorum..
Aramızda görmekten derken tanıştık mı daha önceden?
Nasıl güzel anlatmışsın hayatımızda başucu nasihatlerimiz olması gerekenleri..
Başka hayatları Kendi hayatında oluşabilecek riskler olarak görüp öğüt almanın en kolay yolu okumaktır diye yetiştirdiği için babama minnettarım sırf bu yüzden.
Ve hayır tanışmadık daha önce.
Fırtınalarla başı dertte olanlar olarak aramıza hoşgeldin gibi bişeydi o söylediğim.
Anladım, hoş buldum. Fırtınalarla başı dertte olan güruhtan, hayatını özenle-sükunetle yaşayan güruha dahil olmamız ümidiyle 🌾🌾
Yatkındır o tarafa geçmeniz metal etme. Aslı başında olanlar çabuk geçiyor (((:
Ömür geçiyor ömür, geçip giden zaman zannederken. Umarım çabuk olur..
Burcunuz nedir merak ettim?
Ömür geçti gitti zaten hiç geçmeyecekmiş gibi zannederken.
Ben kova burcuyum.
Peki ya sen hangi burçsun
Sizin nasılki profiliniz gizli, benimde burcum gizli olsun 🤗
Gizli olmadan bir hatuna uzun uzun yazınca niyetin belli tabi o yüzden yazıp duruyosun diyolar. Bundan sebep gizli yazıyorum sürekli.
Fakat ben gizlilik hadisesini çözerim zor değil.
O halde senin bana bi burç borcun var
(((:
Kimim niyeti bilemem tabi ama garip geliyor gizli cevap verilmesi. Benim burcum aslan
İlk zamanlar bana da garip geliyodu gizli olmak ama sonradan alıştım. Kimse beni kötü niyetli olmakla suçlayamıyor artık.
Doğumgünün yaklaşıyor desene (((:
"Gür saçlı beyaz kadınlar" derdik biz aslan kadınlarına.
Direkt fiziksel yorum yaptınız- kadınların çoğu zaman makus talihi bu.. Ruhumuza bakılmıyor.. Yaklaşıyor evet doğum günüm, daha çok azalıyor nefeslerim..
Önce doğumgününden bahsettim (((:
Çarpıtmayalım lütfen.
Zira iç güzelliğinin dışına yansımış olduğunu düşündürecek kadar iyi niyetli biri olduğuna inanmasaydım gizli yorum yapmaya devam ederdim..
Burada insanlar söz cambazı olmuşlar. Hal böyleyken siz nasıl iyi niyetli biri olduğuma inanırsınız ki? Herkes kadar kendime göre iyiyim, herkes kadar birileri için kötü biriyim
Bi kaç cümlelik değil ki seninle yorumlaşmamız. Onlarca kez yorum yaptık birbirimize. İyi niyetli insanlar yazdığı düzgün şeylerden anlaşılır die bir kaide yok fakat kötü niyetli insanlar muhakkak açık verir kendini saklayamaz.
İlaveten herkes kadar iyi olduğuna inanmak gelmiyor içimden.
Herkes kadar kötü olmak ise zaruret olabilir günümüzde kadınlar için. Fakat kim ne kadar kötü olursa olsun ben müsaade ettim kadar kötülüğün dokunabilir bana..
Bir yönden haklısınız, üslup kişiyle ilgili ipuçları verir ama gölgelidir bunlar- dürüst yaklaşım gösteren kendini olduğu gibi lanse eden, hatta lanse etmeyip haliyle bunu ispatlamış olan insanlar çok az. "Çok az"larına denk geldiğimiz için geriye kalan herkes şaibeli hisler uyandırıyor..
Birilerinin bize istediğimiz ölçüde kötülük yapması konusundada katılıyorum. Onlara bu fırsat bizim elimizle geçti bir şekilde, güvendik kalbimize aldık, en nadide duyguları onlara sakladık, sonra bir güzel yaralandık. Kabahatin çoğu fırsat verende maalesef..
İnsan tabi yinede vazgeçmek istemiyor, karşılaştığı onca kötülüğe rağmen "iyilerin varlığına olan inancından"
Hani bi söz vardır:
Aşk, abdest gibidir şüphe girerse bozulur" diye.
İşte onun gibi, şaibeli hisler düşerse içime uzaklaşırım oradan. Çünkü şüpheyle bakıp tedirgin olacağıma hiç bakmam daha iyi.
O çok az, rüştünü ispat etmiş olanların da çok azına rastladığım için oldukça kolay düşer içime şüphe. Bu yüzdendir ki çok az insanla münasebetim vardır.
İyilerin varlığına olan inanç noktasında kesinlikle yitirmedim inancımı yitirmekte istemem doğrusu. Yoksa hepten yalnız kalırız..
Günümüz insanı yalnız kalmamak adına, içinden başka türküleri söylesede dışından kendisiyle pekte bağdaşmayacak seçimler yapabiliyor. Hal böyle iken, bu furyaya kapılmaya korkuyor insan- çünkü yalnızlık cismen değişsede ruhan dahada büyüyor görüldüğü üzere.
Hayat, bugün ve dünden ibaret değil, yarınlarda bizi neler beklediğinide bilecek malumatımız yok, ne kadar iyi-isabetli seçimler yapmaya çalışsakta bizim dışımızda gelişen olaylar zinciri hayatımızı büyük ölçüde etkilediğinden "ben nasıl bir hal içinde olacağım, içi boş başaklar gibi halim başka duruşum başka mı olacak? Yahut içi dolu ama başı eğik-gönlü kırık ve terbiye edilmiş; bunu hayatın zorlukları, kırıklıkları neticesinde elde etmiş mi olacağım " düşünleri ürkütüyor.. İnsanoğlu-belki vicdan rahatlığı dışında- bugünden yarın için ne hissedeceğini kestiremez.. Bu bilinmezlik acaba yarınlarda ne için pişman olacağım sorusunu çokça getiriyor..
Yalnız kalmamak adına" evet dediğin gibi de tarif edilebilir. Ben kendikendine kalıp kendisiyle yüzleşmeye korkanlar diye tarif ediyordum insani özelliklere ters düşen seçim sahiplerine.
Dahası senin o furyaya kapılarak cismen değişip ruhen büyüyen yalnızlıklar içinde kaybolacağını da düşünmüyorum. Sen de düşünme!
Ve yine bizim dışımızda gelişen olaylar zincirlerinde inansakta inanmasakta bizim daha önce verdiğimiz kararlar hakim büyük ölçüde.
Ve sanıyorum şu günlerde senin ruhuna, gelecekteki ruh halinin çığlık çığlığa ağlayacak olma ihtimalinin korkusu hakim gibi geliyor bana.
Korkma...
.../
İnsanoğlu bence inançları ve düşünceleri de sıksık değişkenliğe uğrayabilen bir varlık olduğu için vicdan rahatlığı da yarına taşınamayabilir.
Ve sen çok çok tedirgin bir yapıya sahipsin şu aralar evet ama geride bıraktığın hayatından dersler çıkarabilecek bir güce sahip olduğunu düşünmekle beraber, ileri de çok fazla pişmanlık yaşayacağını düşünmüyorum..
Şu aralar karmaşık duygular içindeyim, anlamaya çalışıyorum kendimi.. Bunlarda sözlerime epey yansımış durumda zaten.. Tavsiyeleriniz ve analizleriniz için çok çok teşekkür ederim 🤗
Kendini anlamafığını düşünmüyorum kendini anlıyorsun fakat zaman içinde nelere yenilip nelerin üstesinden geleceğinin bulanıklığı sözkonusudur die tahmin ediyorum.
Ve tavsiye vermek haddime değil eğer öyle yansımışsa konuşmalarım beni bağışla lütfen. Cehaletime ver..
Analiz dediğinse bi kaç yaşanmışlığın eseri hepsi bu.
Ayrıca ben teşekkür ederim.
Doğru ifade "bulanıklık" belkide, haklısınız. Tavsiye vermek neden cahillik olsun ki? Böyle düşünmenizi istemem.. Burada sorular üzerinden diyalog kurabildiğimiz insanların bize sunduğu "tavsiye ya da fikir" dediğimiz, fikir beyan edenin farkında dahi olmadığı ama dinleyenin istifade edebileceği- bulanıklığı aralayabileceği durumlar oluşur.
Tavsiye vermek cehalet değildir evet ama senin gibi aklı başında, kendini bilen ve dinleyebilen zeki birine tavsiye vermeye yeltenmek bile aymazlıktır bence.
Benim yaptığım daha doğrusu yapmaya çalıştığım ise;
senin çelişkide/ikilemde kaldığın noktaların, her ikisininde kıyafetini çıkarıp çıplak gözle görmene yardım etmeye çalışmaktır.
O bulanıklığın aralanması, sislerin dağılması senin zihninin ürünüdür. Yardıma ihtiyacın yok sadece korkularından arınmalısın hepsi bu.
Sizin teveccühünüz oldu bu söyledikleriniz. Birkaç yıl öncesine kadar bende zeki olduğumu düşünürdüm- derslerdeki notlarla ilişkili olarak (şimdi bu düşünceme çok gülüyorum). İnsan ilişkilerinde ise nerdeyse sıfır olduğumu anlayınca değişti düşüncem. İnsanları ve kendimi okumada geç kalmıştım, zayıf almıştım. Sinsilik, menfaatine göre çevre edinmek, hasetle kibirle insanların enerjisini sönümlek- çevrem zannettiğim insanların çoğunun beni kuşattığı duygularmış. Şimdiki ihtisas alanım bunları anlamak- gerekeni yapmak üzere. O yüzden bu kadar bulanık herşey..
Hep benden konuştum, kusura bakmayın.. Bir soru sordum bin tane dert yakındım değil mi? Sizde durumlar nasıl bahsettiğimiz konular üzerine?
Sondan başlayıp başa doğru yazayım da yine konu sende bitsin (((:
Bende durumlar fazlasıyla durağan. Hastanın durumu stabil yani.
Ben insanları ve kendimi okuma hususunda geç kalmış sayılmam çünkü çook uzun zaman önce başladı bende hem ruhen hem fiziki yalnızlık.
Hal böyle olunca; zamanla hayalî dünyaların olduğu kitapların bahar kokusu, gerçek insanların menfaat ve çıkar ilişkilerinden çok daha tatlı geldi ruhuma. Bundan sebep soyutladım kendimi insanlardan. Çevremdeki insan sayısı bir elin parmaklarını geçmez.
Bende durumlar kalabalık bir yalnızlığın oda arkadaşlığıdır.
Ve yine sana gelmeli söz../
Senin insan ilişkilerinde sıfır olman mümkün değil, sendeki başarısızlık insanların kötü olduklarını anlamakta olmuş.
Aslında senin bulanıklık dediğin şey de bana göre, insanların kötü olduğunu anladıktan sonra bu kadar kötü olabileceklerine inanamamaktan duyduğun vicdani sarsıntıların eseri gibi geliyor.
İnsanlığın aslında bu kadar kötü olmadığına inanır ve umudumu kaybettiğim zamanlar olacak diye çok korkardım eskiden. Şimdi anlıyorum ki insanları yöneten ruhları değil nefisleri.
Hani bi söz vardırya
"10 tane helal altının arasına 1 tane haram gümüş koy ve birine ikram et. Göreceksin insan nefsi altın dururken sırf haram olduğu için o gümüşü seçer" diye.
İşte tıpkı onun gibi ruhlarını ve benliklerini eğitememiş insanlar nefisleri tarafından yönetiliyor. Ve onları kendin gibi temiz ruhlu zanneden sen kendini suçlu mu zannediyorsun?
Bahsettiğiniz kalabalık ama esasen yalnız insanlar güruhuna bende düştüm sanırım bir anda. Onun travması bu çırpınışlarım. Ama size faydası olmuş görünüyor, kitaplarla kelimelerle dost olmuşsunuz. Söz hep cambazlıkla bir şekilde bana geliyor baksanıza 🤗 Çok güzel ifade ediyorsunuz her neyi anlatmayı murad ediyorsanız 🌾🌾
Kesinlikle yaşayıpta tarif edemediğim şey bu olmalı: "insanların kötü olduğunu anladıktan sonra bu kadar kötü olabileceklerine inanamamaktan duyduğun vicdani sarsıntıların eseri gibi geliyor."
Bu gerçeklerle yüzleşince sağa sola estim fırtına gibi, sözlerimle öfkemle haykırdım yaşadığım yıkımı.. Keşke nefesimi hiç israf etmeseydim diyorum, kalpleri kapkara insanlar için.. Sessiz sedasız uzaklaşsaydım, kırmadan-dökmeden-incitmeden..
Bana faydası olmayabilirdi belkide bu halimin.
Ben bunu fırsata çevirmeseydim eğer.
85 yaşında bir avukata ait olduğunu bildiğim "60 yıl avukatlık yaptım ve gördüm ki bütün davalar birbirine güvenen insanlar arasında" diye bi söz okumuştum günün birinde.
Bu sözden sonra hayatım tamamen değişti diyebilirim. O güne kadar güvendiğim insanlardan zarar gördüğümde sineye çekiyordum hep. Anladım ki en az 60 yıl garantisi olabilir bu sineye çekmenin.
Bunun farkına vardığım gün, okuduğum kitapları anlayarak okumanın yetmeyeceğini aynı zamanda yaşamanın gerekliliğini hissettim.
O gün bugündür kimseye ilişmiyorum kimseyi kendime dert etmiyor ve kendime bulaştırmıyorum.
Üstelik oldukçada iyidir insanlarla iletişimim buna rağmen girmem fazla muhabbete.
Söz hep bi cambazlıkla sana geliyor gibi görünüyor olabilir haklısın. Seni dinlemek senden bahsetmek istediğim zaman o söz bana çok çok zor gelir huyum kurusun.
../
Ve sen sağa sola esmiş olabilirsin fırtına gibi evet.
Yaşadığın yıkımı da öfkeyle, öfkeli sözlerinle haykırman da çok insanca. Özellikle aslan kadınınca. Unutma nefesini sarfetmemiş olsaydın daha fazla dert olurdu sana bu yüzden pişmanlık duyma.
Ki kalpleri kapkara insanları kırmadın dökmedin ve incitmedin sen.
Hepsini onlar istedi onlar haketti ve hakettikleri başlarına geldi.
Ve emin ol bundan sonraki hayatın sana verdiği mutluluk unutturacak zamanla sana herşeyi..
"O güne kadar güvendiğim insanlardan zarar gördüğümde sineye çekiyordum hep. Anladım ki en az 60 yıl garantisi olabilir bu sineye çekmenin.
Bunun farkına vardığım gün, okuduğum kitapları anlayarak okumanın yetmeyeceğini aynı zamanda yaşamanın gerekliliğini hissettim." Çok güzel 🌾🌾
Sevdiğimiz insanların aslında kendilerini bize karşı savunmaya hakları yoktu geriye baktığımızda, biz zaten onların adına bu işi görüyorduk taki rüzgar ekilene kadar..
Enkaza dönebilecek durumları herkes fırsata çeviremez, haklısınız. Tebrik edin kendinizi, en cömertinden.. Düşünce yapısı ve uygulama olarak- akıl ve ruh sağlığınızı koruyacak tercihler yaptığınızı söylüyorsunuz, ki bu da size esenlik getirmiş anladığım kadarıyla. Ne mutlu size 🤗
Kim neyi haketti, artık bununla ilgilenmek istemiyorum biliyor musunuz? Ben kendime yakışanı yapmakla çok mutlu olacağım. Kimi zaman bu amacıma riayet etmedim, ondandır kendime kızgınlığım.. Bundan sonrası bu sınırlarımı daimi korumak için çabalayacağım.
Aslan kadını olmamdan ötürü tamda dediğiniz gibi ifade ettim kendimi, ama yakıştıramıyor ve kabullenemiyorum. Herkesle olan muharebem bitti sayılır, fıtratımla savaş halindeyim artık..
Rüzgar ekeyim derken fırtına oldum
Desenize elimize yüzümüze bulaştırdık
Öyle oldu..
En kötüsüde telafisi olmayan fırtınalar 😏🌾
Çok :) ama firtina biçme yinede
Maalesef biçtiğim dönemler oluyor
Ne ekersen onu bicersin iyi veya kötü bu böyledir hep
Kötü olarak ektiklerime yanıyorum. Gerisin geriye telafi edilmesi mümkün olmayan şeyler için..
Ne gibi
Kalp kırmak gibi
Hayır gerek yok
Sen bilirsinnnnn:)
O yoldayız işte daha ne olsun
O yolda olmasaydım diye hayıflanıyorum, ne olsun
Eyvallah da nasıl sıkmaz ki insan
Bu çok doğru işte. -mış gibi davranıp, hayati derecede önem arz eden konuları sakat bırakıyoruz 🌾
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?